SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
Prof. Dr. Ömer Atalar
Prof. Dr. Ömer Atalar

AGÂH OL OĞUL

AGÂH OL OĞUL
Bu haber 09 Ekim 2019 - 7:44 'de eklendi.

Ayna

Mevsim sonbahar. Bakalım rüzgârları bizi nereye götürecek? Yaprak dökümü şimdiler. Aynı ağacın, yere düşen yapraklarında farklı renkler. Oysa aynı kökün, aynı gövdenin, belki aynı dalın sürgünüydüler. Gün hazan oldu; rüzgârlarla sürgün yerlerinden kopup, başka ağaçların gölgesine gittiler. Bilmeyenler o yaprakları, başkaca ağaçların gazelleri zannettiler. Rengârenktiler. Bizlere göre güzel; kendilerince narin, kırılgan, naiftiler. Birileri basacak diye üstlerine, ürkektiler her meltemde titreyen. Nefesleri sayılı, dalından kopmuş zavallı solgun yapraklardılar, ölümü bekleyen.

Biz, insanlık ağacının, Müslümanlık dallarının yapraklarıyız. Bu ulu çınarın öyle büyük ki gövdesi; “Yaprak döker bir yanımız, bir yanımız bahar bahçe” diyor ya şairin imgesi. Bizde bahar iken, Ortadoğu’ya güz geldi, savruldu kardeşlerimiz gazeller misali. Bir yanımız hep bahar olmaz biliyoruz, ama güz bize hiç gelmez gibi duruyoruz. Şöyle toparlayıp hızlıca kendimizi, bir türlü aslımıza rücu edemiyoruz. Güçsüz olanlarımız hafif rüzgârlarla kopmaya başladılar bile. Savrulup gittiler başka ağaçların diplerine. Şimdilerde o ağaçların şarkılarını söylüyorlar: “Bana ne borandan kardan, bana ne yazdan bahardan….Banane düşen yapraktan, muhacir denen sardan” diye; bakmadan düşkün hallerine.

Heyhat! Ne oldu sana, kuş sarayları yapan medeniyetin ahfadı; o kadar mı uzak düştün gövdenden? Bu ne kalleş rüzgârmış, kopardı seni kendinden. “Titre ve kendine dön” diyenlerin yok mu artık, yoksa haykırışları duyacak kulaktan da mahrum mu kaldık?

YaRab, biz insan(sız)lığımızla Sen’den Sana yakardık.

Bırak dostum Orta Doğuluyu, biz kendimize yabancı kaldık. Uygur Türk’ü uzak dedik, Afgan’ı hepten kaderine bıraktık.

Medeniyeti, kâfirin tavrında aradık; aslı bizdeydi, sahtesine sarıldık! Şarlatanların maskesi düştü, ağzından kan damlayan batıyı gördük aşikâre, yine akıllanmadık. Koca Merhamet Medeniyetini, üç paraya, bir de rahata sattık! Sonra “Nerde bu insanlık? Ne oldu bize?” diye ağladık ta ağladık.

Mesela eskiden, çocukların topunu kesen amcalar bile kınanırdı ülkemizde. Günümüzde topunu değil, çakınca tokadı tüm gücümüzle, kesiyoruz nefeslerini kalıyor zavallı yavrucaklar elimizde. Bir de olursa Suriyeli, Ürdünlü, insandan saymıyor, baskı ve hakaretle intihara sürüklüyoruz körpecik kuzuları. Öfkemizi mazlumlardan çıkarırken, rızkın ve mülkün sahibini nasıl da unutuyoruz! Biz maalesef bugün yaşadıklarımızla, hep o eski günleri özlüyoruz.

Birkaç anekdot ile mevzuya not:

Hayvanları Koruma Günüydü geçen Cuma. “Kimden koruyacağız ki?” dedim kendime, savunmasız canlıları.

Koruyamazken kendimizden, insanları…

Bana çiçek böcek edebiyatı yapmayın! “Çiçekleri koparmayın” demeyin bana boşuna. Biz kendi çiçeklerimizi koparmıyoruz. Komşunun çiçeklerini koparıyor, tanımadıklarımızınkileri de yiyoruz. “Çiçekleri Yemeyin! Başkalarının Olsa Da” yazarsanız anlarım; herhalde, belki, kesinlikle, mesela.?!?!

PKK ormanları yakarken, Çevreciler ile Geziciler sanki dillerini yuttular. Ya Kadın Hakları Savunucusu sözde demokratlar, ağlarken Diyarbakır’daki analar, toprağa mı yattılar?!.

Saymakla biter mi, anla(ma)yana örnekler?

Ah ah! Agâh ol oğul! Agâh ol! Aslına dön ki selamet bulasın. Bir ufak esintiyle gövdenden savrulup, yaban ağacının altlığı olmayasın!

Oğul, bir ceddimiz vardı bizim; bir asil geçmişimiz, karıncayı kırmak için Şeyh’ül İslam’dan fetva bekleyen Kanuni’miz. Onun izindeydi cümle gencimiz, pirimiz. Dosta güven, düşmana korku verirdi yüce çınarımızın gövdesi, insanlık sancağının bizdeydi en kemine peymanesi. Zeval gelmesin diye bu nazlı sancağa, candan da geçerdik, canandan da.

İşte biz bu kutlu sancağın emanetçisiyiz! Aç gözün oğul, biz hala aynı bayrağın neferiyiz!

Eskiye özlemi gericilik sayarlarmış, varsın dibine kadar saydıklarını saysınlar. Bana bari Cemil Meriç gibi bir haykırış bıraksınlar:

“Murdar bir halden, muhteşem bir maziye kanatlanıp uçmak gericilikse, her namuslu insan gericidir.”

Rahmet olsun selam olsun üstada, bu kutlu sancağın savunucularına ve Aziz yurdumun tüm namuslularına…

Baki selam ve daim muhabbetlerimle.

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER