Kübra Türkan

Kübra Türkan

DÜŞÜNEREK İCRAATLER YAPSAK!

Kent Güncesi

Geçtiğimiz aylarda otogarımızın kentimize yakışacak nitelikte modernlikte olması gerektiği konuları gündeme gelmişti. Ancak artık otogarın görselliğinden ziyade ulaşılabilirliğini konuşur olduk. Eskiden otobüs firmalarının şehir merkezinden otogara ve otogardan da şehir merkezine ulaşım sağlayan servis araçları vardı. Otobüs firmalarının şehir içindeki yazıhanelere kapanır kapanmaz otobüs firmalarının ücretsiz servis imkânı da sona erdi.

Bu durum müşteri çekmeye çalışan otobüs firmalarına da ve de otobüsle ulaşım sağlayan vatandaşa da zorluk çıkardı. Vatandaş elinde bagajları ile o toplu taşıma aracı senin, bu toplu taşıma aracı benim diyerek otogara güç bela ulaşmaya çabalamak zorunda kaldı. Haliyle bu durum karşısında zaten yolcusu olan otobüs firmaları daha da bir zarar görür oldu.

Saydığım bu nedenlerden dolayı kara yolculuğu yapmak isteyen yolcular,  kara yolculuğundan hepten uzaklaştı. Zaten yıllardır havayolları ucuz ulaşım imkânı sağlarken, her geçen gün mazota yapılan zamların ardından otobüs bilet fiyatları uçak bilet fiyatları ile benzer hatta bazı dönemlerde daha pahalı bir hâl aldı.  Durum böyle olunca da kara yolları taşımacılığı adeta bitme aşamasına geldi.

Sadece madalyonun bir yüzü de yok! Bizler İlimizde istihdam alanı yok derken,  üç ya da beş kişinin istihdam edildiği mevcut iş yerlerine kepenk kapatılması da ayrı bir muamma. Bizler istihdam seferberliği oluşturalım gayretindeyken, mevcut iş yerlerini de atıllaştırıyor olmak inanın son derece abes. 

Şimdi bu şehirdeki yöneticiler neden böylesi hassas konuları düşünerek hareket etmez. Neden arkalarında bir küskünler tayfası bırakırlar. Alternatif çözüm önerileri sağlamadan hemen ben yaptım oldu ve bitti demeye getirirler anlamıyorum. Anlamadığım bir şey daha var:  O da bu kadar şey olup biterken hâla kamuoyu oluşturması beklenen STK temsilcileri neden dut yemiş bülbül pozu verirler.

Oysa konunun muhatabı olan, paydaşları olanlarla bir masa etrafında toplanılarak kararlar alınarak en doğru adımlar atılsa daha iyi olmaz mı? Sizce de böylesi izlenen bir yolda kazanan Elazığ olmaz mı?  Ama ne yazık ki kentin sorunlarını dile getirmesi gereken ve böylesi sorunlarda ortak bir bilinç oluşturulması gerektiğini haykırması gereken STK başkanlarımızın birçoğu siyasetçiler gibi sadece o açılış senin bu açılış benim boy gösterme gayretinde oldukları için maalesef biz gazeteciler kentin sorunlarını bir başımıza gündeme taşımak zorunda kalıyoruz. Haliyle de hedef tahtasına tek başımıza oturuyoruz.

Neden?  Çünkü STK temsilcilerimiz memleketimizden önce düşünmeleri gereken bir koltukları varda ondan.  Kimse kusura bakmasın ama; ne şiş yansın ne kebap derken sizler maalesef Elazığ’ı yakmaktasınız? (İsim vermeyeceğim kendini bilen biliyor misali)  Böyle davranan STK’lar bir an evvel asli vazifelerine dönerek yaşadıkları şehrin sıkıntılarını gündeme taşımak zorundalar. Unutmayın! Böyle dut yemiş bülbül pozları ne size ne de bu memlekete kazandırmaz! 

 

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları
Haber Scripti: Medya İnternet