Mehmet Şükrü BAŞ

Mehmet Şükrü BAŞ

mehmet_sukru_bas@mynet.com

BAY BANKER İLE ÇİFTLİK BANKIN TOSUNCUĞU

HASBİHÂL                                                  

MEHMET ŞÜKRÜ BAŞ

mehmet_sukru_bas@mynet.com

         Kimseler kusura bakmasın ama bu kadar ineği bol olan bir ülkede bazı tosuncuklarında olması gerekir diye düşünüyorum.

         Enayiler olmasa uyanıklar nasıl geçinecek?

Yazıma girmeden önce sizleri 1980’li yıllara götüreyim.

Devir “Koydum mu oturturum” diyen Turgut Özal’ın devri.

Her şehirde mantar gibi bankerler türüyor. Banker Bilo bile bu türeyişin bir eseridir. Bankerler olmasaydı Banker Bilo filmi çevrilebilir ve bu kadar şöhret olabilir miydi?

Her neyse biz konumuza dönelim.

                                             ***

Emekli olan, evini satan, bankalardan borç para alarak yüksek faizle bankerlere yatıran o kadar uyanıklar türediki o dönemde bankerler para koyacak yer bulamaz hale geldiler.

Vatandaş Ahmet Efendi sırf emekli ikramiyesini bankere yatırıp faizin bir başka adı olan yüksek düzeyde kar payı alabilmek için emekli oluyor. Emekli parasını bir torbaya koyup bay bankerin kapısını çalıyor.

                                             ***

Sekreter hanıma bay bankere para yatıracağını söylüyor. Tabi sekreter hanım hemen ilgileniyor sekreter hanımla vatandaş Ahmet Efendi arasında çay kahve sohbeti eşliğinde kıyasıya bir pazarlık başlıyor.

Vatandaş Ahmet Efendi “Yüzde Yüz” faiz isterken sekreter hanım “Yüzde 70 veya yüzde 75” faiz verebileceklerini söylüyor.

Ahmet Efendi kabul etmiyor sekreter hanımla aralarında “Yüzde yüz isterim,  hayır yüzde yetmiş beş veririm” gibi bir tartışma başlıyor.

Bay banker bu tartışmayı duyunca camekânlı bölmeden çıkarak olaya müdahale ediyor.

Bir işveren edasıyla önce sekreterini akabinde vatandaşı dinliyor ve…

Vatandaşın haklılığına karar veriyor ve sekreterine diyor ki!..

“Bana bak kızım vatandaş her zaman haklıdır. Vatandaş emekli olmuş emekli parasını sana getirmiş sen ona yüzde yüz faiz vermen gerekirken yüzde yetmiş beşlerde direniyorsun. Olur mu böyle bir şey? vatandaşın isteği bizim için emirdir. Hemen yüzde yüz üzerinden işlem yap, üzme emekli amcamızı” diye talimat veriyor.

Nasıl olsa bay banker emekli vatandaşın yatırdığı paranın üstüne yatacak, bırakınız faizini anaparasını bile vermeyecek onun için yüzde yüz faizle alsa ne olur yüzde beş yüz faizle alsa ne olur.

Emekli amcamız mutlu, emekli amcamız seviniyor.

Tabi emekli vatandaşın bu sevinci bankerin kaçıp gitmesine kadar sürüyor. Banker kaçıyor emekli amcanın emekli ikramiyesi de buharlaşıyor.

Sonucubüyük bir hüsran, uçtu emekli amcanın otuz yıllık alın teri, gitti emeklilik parası.

Ağlar mısın güler misin?

Paya pirince gideyim derken evdeki bulgurdan da oluyor emekli amca…(*)

 

ÇİFTLİK BANKIN TOSUNLARI

 

25 Yaşındaki imam hatip mezunu Mehmet Aydın isimli bir tosuncuk bakıyor ki bu ülke de sağılacak inek bol, ineği bol olan ülkede bir şeyler yapması gerektiğine inanıyor ve bir “Çiftlik Bank”kuruyor.

Devlete müracaat ediyor “Konya’da çiftlik kuracağım” diyor devletimizde bu gibi hayırsever müteşebbislerin arzusunu anında yerine getirip bu tosuncuğa 210 bin lira hibe verirken diğer yandan bu ülkenin namuslu vatandaşı emekli Mehmet Efendide elektrik veya doğalgaz faturasını üç-beş gün geç ödese gecikme faiziyle birlikte ödüyor.

Ne kadar güzel bir düzen değil mi?

 

BAY BANKER İLE ÇİFTLİK BANKIN TOSUNU

Böylelikle tosuncuk bir çiftlik kuruyor adını da ÇİFTLİK BANK koyuyor. Ondan sonra sırada insancıklar, kasada paracıklar.

Çiftlik Banka üye tam seksen bin kişi…

Dinli dinsiz bütün insanlar sünnet ehli bu tosuncuğun peşinde.

Çiftlik Bankın açılışına Tarım Bakanı kutlama telgrafı çekiyor.

Bu ülkede tosuncuklar daha çok itibar gördükleri için “Seni tebrik ederim hayırlı, uğurlu olsun” diyor.

                                            ***  

Tıpkı banker bilmem kim gibi müşterilerine yüksek düzeyde kâr payı vaadiyle seksen bin kişiden 511 milyon (Kimilerine göre bir milyar yüz milyon) para tokatlıyor tosuncuk…

Bir milyar para tokatlayan bu tosuncuk Türkiye’de niye dursun ki.

Türkiye’de yakıt pahalı, hayat pahalı vergiler yüksek.

“Ya günün birinde bu inekler uyanırsa”korkusu da caba…

Türkiye ile suç ve suçluların takası ile anlaşması olmayan bir devlet arıyor arayan belasını da bulur Mevla’sını da misali Uruguay’ı buluyor.

Bir milyarcık parasını bir bavula koyuyor ver elini Uruguay diyor…

Şimdi Uruguay’da keyif çatıyor.

Ve yakında Uruguay’da saman ithal ettiğimiz için bu tosuncuk bize oradan saman bile gönderebilecek duruma geliyor.

Kim bilir belki arpa bile gönderibilir.

Şimdi ben burada “Bu milletin yüzde altmışı aptaldır” diyen Aziz Nesin’e rahmet çıkarsam bizim dini bütünler sanki Allah’ın rahmeti Aziz Nesin’e ulaşırsa rahmeti tükenir gibi karşı çıkar ve beni topa tutarlar.

Onun için korku başa bela zavallı Aziz Nesin’e rahmet bile çıkartamıyoruz.

Çünkü onlara göre Allah’ın rahmeti sadece insanları Allah adıyla kandıranlara özgü bir hadise.

(*) Aynıyla yaşanmış bir hadisedir.

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları
Haber Scripti: Medya İnternet