Ö.Alpaslan ARİTE

Ö.Alpaslan ARİTE

7104: KDV REFORMU BAŞKA BAHARA

YMM Ö.Alpaslan ARİTE

7104 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlar İle 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 06.04.2018 günlü Resmi Gazete’de yayınlandı.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun yeni baştan yazılması gibi garabete düşülmemişti ancak o bildiğimiz 3065’in nerdeyse tüm esaslı köşe taşlarının yerinden oynadığı ve bundan böyle bu kanun anılmadan KDV’nin izah edilemeyeceği bir evre hayal edilmişti.

Lâkin, hem Komisyonda kanuna kaynaklık eden tasarı hem de Komisyondan geçen hâli Genel Kurul’da bir çok müdahaleye maruz kaldı. Sonuçta kabul edilen haliyle ne İsa’ya ne Musa’ya yarayacak kim ne umdu ne buldu tartışılır bir kanun çıktı.

Her şeyi değiştirecek o meşhur 29’uncu madde reformu yapılamadı. Yani devreden KDV’nin ortadan kalkıp her yılın sonunda kalan devrin iade edilmesi maddeleri Genel Kurul’da önergelerle kaldırıldı.

Bir çok sorunu çözeceği umulan “grup KDV mükellefiyeti” tesis ettirmeye imkan tanıyacak düzenleme riskli bulunduğu için yine Genel Kurul önergeleriyle kaldırıldı.

KDV Kanununda Maliye Bakanlığı’na verilen düzenleme yetkileri tavan yaptı. İdare adeta, bundan sonraki süreci tek başına belirleyecek. Yapılacak idari düzenlemeler, birçok ezberleri bozabilecek, kanunun ruhunu yeniden şekillendirecek. Bu noktada, bu kanun yapma tekniğini eleştiriyorum; İdareye ister Bakanlar Kurulu’na olsun ister Bakanlığa olsun kanunun ruhuna tesir edecek düzenleme yapma yetkisi verilmemeli.

Bakanlığa verilen sonu nereye varacağı bilinmez : “imalatçılar tarafından yapılan ihracat işlemlerinden kaynaklanan iadelerde, yüklenilen katma değer vergisi yerine sektörler itibarıyla ihracat bedelinin belli bir oranına kadar iade yaptırmaya yetkilidir.” şeklindeki yetki buna örnek.

“Hasılat esaslı vergilendirme” adlı ayrıntılarını ilerde tartışacağımız önemli bir değişiklik ile küçük işletmelere ve serbest meslek erbabına KDV sistematiği ile taban tabana zıt götürü vergilendirme rejimi diyebileceğimiz bir düzen öngörülüyor. Her şey ikincil düzenleme ile belirlenecek, yine yetki Bakanlıkta.

Kanunun uygulanmasında arsa karşılığı inşaat işlerinde; arsa sahibi tarafından konut veya işyerine karşılık müteahhide arsa payı teslimi, müteahhit tarafından arsa payına karşılık arsa sahibine konut veya işyeri teslimi yapılmış sayılacağı yasalaştı.

Müzayede mahallerinde yapılan satışlarda bu satışları yapanların mükellef olduğu netleştirildi.

Fazla veya yersiz hesaplanan ve Hazineye ödenen iadesinin yapılmasında işlemle ilgili beyanların düzeltilmesi ve fazla veya yersiz hesaplanan verginin satıcı tarafından alıcıya geri verilmesi şartı getirildi.

Teslimlerde istisna tabanı genişletildi: Gelir Vergisi Kanununda gelirden indirilecek indirimlere konu sosyal amaçlı hastane, yurt, dini eğitim tesisleri yatırımları için yapılan teslimler; yabancılara sağlık hizmetleri; Teknokent firmalarına ARGE faaliyetlerinde kullanılmak üzere yapılan yeni makine ve teçhizat teslimleri KDV’den istisna edildi.

İkinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce, katma değer vergisi mükellefi olmayanlardan alınarak vasfında esaslı değişiklik yapılmaksızın satılan ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmazların tesliminde matrah, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutardır hükmüyle oto ve emlak komisyoncularının yalnızca komisyon gelirlerinin vergiye tabi olması sağlandı.

Kat karşılığı inşaat işlerinde müteahhidin arsa sahibine konut veya işyeri tesliminde matrahın VUK 267/2’deki  maliyet bedeli esası olduğu belirlendi.

İndirime konu belgenin ait olduğu yılda indirilmesi kuralı değişti; artık izleyen yılda da indirim konusu yapılabilecek.

Değersiz hale gelen alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen katma değer vergisi, alacağın zarar yazıldığı vergilendirme döneminde indirim konusu yapılabilir, hükmü getirildi.

Vergi Denetim Kurulu bünyesindeki grup başkanlıklarına beşincileri olarak “Katma Değer Vergisi İade İncelemeleri Grup Başkanlığı” eklendi. Mevcuttaki 29 ile kurulu Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlıkları ile aynı statüde olacağından en az 5-10 ilde bu grup başkanlıklarının kurulmasını bekleyebiliriz.

Bu kanunun KDV ile yakından uzaktan ilgisi olmadığı halde bonus dağıttığı bir kaç kesim var. Birincisi : taksi plakası sahipleri.  Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80 inci maddesinde yapılan değişiklikle  “Taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakaların elden çıkarılmasından doğan kazançların tamamı” vergi dışı bırakıldı. Yetmedi; aynı kanuna geçici 88’inci madde eklenerek, “bu ticari plakaların, elden çıkarılmasından doğan kazanç ve işlemlerle ilgili olarak vergi incelemeleri veya takdir işlemlerine istinaden herhangi bir vergi tarhiyatı yapılmaz, vergi cezası kesilmez, daha önce yapılmış olan tarhiyatlardan ve kesilmiş cezalardan varsa açılmış davalardan feragat edilmesi kaydıyla vazgeçilir, tahakkuk eden tutarlar terkin edilir” şeklinde olağanüstü bir koruma zırhı getirildi; Harçlar Kanunundaki değişiklikle bu plakalarına alım satımındaki sözleşme harcı düşürüldü. TBMM’nin bu taksici aşkının kaynağını çok merak ediyorum.

TBMM üyeleri bu kanunla bir diğer bonusu ise kendilerine vermişler, hüküm şöyle:  “Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ve bu üyeliği sona erenler ile dışarıdan atanan bakanlar, kamu kurum ve kuruluşlarının tüm sosyal tesis ve imkânlarından, bu tesislerin kullanımına ilişkin ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından belirlenmiş en uygun esas ve usuller dâhilinde yararlanırlar.”

 

 

 

 

 

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları
Haber Scripti: Medya İnternet