A. İbrahim Karakulak

A. İbrahim Karakulak

alperkarakulak@elazigfirat.com

PSİKOLOJİK BASKIYI KALDIRMAK GEREK

 

Tetiş Yapı Elazığspor, geçtiğimiz hafta evinde Grandmedical Manisaspor’u 8-1 gibi fantastik bir skorla yendi ve rakibi de lige veda etti.

Karşılaşmanın özellikle 2.yarısında gençlerden oluşan Manisaspor’un gardı düştü ve ezici bir yenilgi aldı. Ege temsilcisinin ne kadar zor durumda olduğunu herkes yazdı, çizdi ve bizler de hem maçtan önce hem de müsabakanın ardından haberlerimizde belirttik.

Söylenecek çok şeyler var bu konuda…

Tarzan’daki çöküş ilk olarak Başkan Kenan Yaralı döneminde başladı. Daha sonra Emre Hasgör ve Abdullah Mergen ile birlikte çöküş zirveye çıktı…

Yıllardır Manisaspor’da ekonomik sıkıntılar yaşanmaktaydı. Dünya devi Vestel gibi bir firmanın desteklerine, Süper Lig’de mücadele edilirken gelen kaynaklara rağmen hepimiz nasıl olur da ekonomik sıkıntılar yaşanır diye hep sorduk, yazdık çizdik, haber yaptık…

Aslında sorunun cevabı çok basitti; yönetimsel hatalar ve yönetici basiretsizlikleriydi bütün sıkıntı…

Yönetim hatalarından ötürü Ege’nin bir devi ölüyordu.

Sonuç olarak Tarzan’ın gencecik oyuncuları uçak parası bile bulunmayan kulüplerinin maça çıkmaması gibi bir durumla karşı karşıya kalmaması için saatlerce süren yolun kahrını çekti.

Manisa’nın evlatları arma aşkına sahaya çıktı ve normal şartlarda hezimet sayılabilecek bir sonuçla tekrar Manisa’nın yolunu tuttular.

Maçtan sonra futbolcuların o utancı, üzüntüsü anlatılamaz, bizzat şahit oldum…

 O futbolcuların üzülmesi yerine aslında gurur duyması gerekiyor. Arma sevdası için kahır çekmeyi göze alan ve takımları için mücadele eden futbolcular kadar yürekli olamadı Manisaspor’un eski yöneticileri…

Yeni Başkan Gökay Budak’ı da yıllardır tanırım… Manisaspor aşığı, sevdalısı değerli bir isim.

Yola feda sloganıyla başladılar ki en mantıklısı buydu ve yapacak başka da bir şey yoktu aslında. Kendisine destek olunması şart…

Mustafa Denizli’lerin, Ersun Yanal’ların, Arda Turan, Selçuk İnan, Caner Erkin, Burak Yılmaz’ların gelip geçtiği Manisaspor’a, önümüzdeki yıl 2. Lig’de başarılar diliyorum…

***

Temsilcimiz son iki haftada, zayıf sayılabilecek rakipleri ile maç yaptı ve galibiyetler aldı. Bu hafta oynanacak olan Boluspor karşılaşması, son iki haftada edilen mücadelelerden çok daha farklı olacak.

Daha zor, stresli, taktik ve teknik açıdan daha üst düzey ve çetin bir mücadele olacak.

Bordo-beyazlı takımımızın play-off şansı devam ediyor. Boluspor’un da öyle.

Camiamız bu maçın belki de sezonun en önemli ve kritik müsabakası olacağının bilincinde ki Boluspor tarafı da bu müsabakanın kırılma karşılaşması olacağına emin.

Gaziantepspor maçından önce Teknik Direktör Hüseyin Kalpar’ın; “Kaybeden çok şey kaybedecek, kazanan ise çok şey kazanacak.” gibi söylemleri, aslında tam da bu maç için geçerli

Bolu Atatürk Stadı Pazar günü saat 13:00’te her iki ekip açısından da yılın maçına ev sahipliği yapacak.

Bu önemli maç öncesinde temsilcimizde prim sıkıntıları devam ediyor… Ekonomik sorunlar da öyle.

Hazırlıklar kapsamında birkaç gündür Kalpar öğrencilerini bu müsabakaya odaklıyor. Rakip Bolu da öyle…

Boluspor geçtiğimiz hafta Gaziantepspor’u 2-0 yendi. 27. haftadaki maçta ise evinde Çaykur Rizespor’a 1-0 yenildi. Yani Teknik Direktör Sait Karafırtınalar’ın talebeleri Bolu’da yenilmez değiller. Öncelikle bunu anlamak gerekiyor.

Hatta bu maçı önce kafada kazanmamız gerekiyor. Üzerimizdeki baskıyı en hafife indirerek, futbolcuların bu müsabakanın baskısını üzerlerinden almak gerek. Bu konuda da iş Sayın Kalpar’a düşüyor ki Hüseyin Kalpar bu konularda oldukça tecrübeli bir isim ve oyuncularını çok iyi motive edip yönlendirebiliyor.

 Psikolojik baskının kaldırılması, taktik, teknik ve güç çalışmalarından belki de kesinlikle daha önemli…

Bu baskıyı yok ettiğimizde, kaliteli bir kadroya sahip olan Bolu’dan belki de daha kaliteli bir ekibe sahip olan Elazığspor’un istediği sonucu alma olasılığı da artmış olacak.

Klasik bir söylem var; “Yenemiyorsan, yenilme.”

Pazar günü yenemezsek, rakibimize yenilmememiz şart.

Başarılar Elazığspor…

                               ***

Yarın 1. Amatör Lig’de sezonun son maçı Rüstempaşaspor ile Fırat Üniversitesi arasında oynanacak. Final maçını kazanan ekip, Spor Toto Bölgesel Amatör Lig’e yükselecek. İki ekibin kaderini de 90 dakika çizecek.

Karşılaşmadan önce spor kamuoyunda bu müsabakanın tamamlanamayacağı, olayların çıkacağı yönünde bir algı söz konusu…

Karşılaşmanın büyüklüğünde mi kaynaklanıyor yoksa Rüstempaşaspor Kulüp Başkanı Hamit Erulaş’ın zaman zaman yaptığı sert açıklamalar veyahut Rüstempaşa-Karakoçan arasındaki münakaşalardan mı kaynaklı bilemiyorum ancak kamuoyunda bir gerginlik söz konusu.

Ben aynı hissiyatları paylaşmıyorum. İki ekibin de, Elazığ’ın iki önemli takımının da ve taraftarlarının da finalin ağırlığını taşıyabilecek kalitede olduğunu, önümüzdeki yıl Elazığ’ı bir üst ligde gururla temsil edebilecek potansiyele sahip olduğuna eminim.

Yarın güzel, keyifli, centilmenliğin ön planda olduğu bir maç olacağı kanaatindeyim.

Yanılabilirim de bilemiyoruz ancak en azından böyle olmasını temenni ediyorum. Zaman zaman saha içerisinde gerginlikler mutlaka yaşanacaktır ancak sonuç ne olursa olsun 90 dakika bittiğinde her şeyin sahada kalması taraftarıyım.

Büyük takımlar böyle yapar.

Her iki ekibe de başarılar diliyorum.

 Umarım hak eden kazanır ve ilimizi GMH Hankendispor ile birlikte önümüzdeki sezon başarıyla temsil eder.

Bu arada ligde kalan Hankendi’yi de tebrik ediyorum. Önümüzdeki sezon aldığı tecrübeyle daha başarılı bir yıl geçireceğini düşünüyorum.

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları
Haber Scripti: Medya İnternet