Ö.Alpaslan ARİTE

Ö.Alpaslan ARİTE

KDV’DE TAŞLAR YERİNDEN OYNUYOR

YMM Ö.Alpaslan ARİTE

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda 6 Mart 2018 gününden itibaren incelenmesi beklenen “Katma Değer Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” artısı eksisi ile 33 yıllık alışkanlıklarımızı kökten sarsacak hükümler içeriyor.

En geniş kesimi ilgilendirecek reform:  “devreden KDV” sistematiğindeki değişiklik.

KDV Kanunun 29’uncu maddesinde baştan beri uygulanagelen “sonraki döneme devreden KDV’nin iade edilemezliği ortadan kalkıyor. Tasarının 8’inci maddesi ile 3065 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin(2) numaralı fıkrasında yer alan “devrolunur ve iade edilmez” ibaresi “devrolunur ve oniki ay süreyle indirim yoluyla giderilememesi halinde, bu süreyi izleyen altı ay içinde talep edilmesi şartıyla, iade edilir” şeklinde değiştirilmektedir.

Bu değişiklik her devreden KDV iade alınacak şeklinde anlaşılmamalı. Arkasından gelen düzenleme şöyle: Devrolan KDV, 12 ay süreyle indirim yoluyla giderilememesi halinde izleyen 6 ay içinde talep edilmek şartıyla iade edilecektir. Ancak: “Bakanlar Kurulu, bu maddede yer alan 12 aylık süreyi sektörler, işletme büyüklükleri ve indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin kaynağına göre 24 aya kadar uzatmaya, tekrar kanuni seviyesine indirmeye; Maliye Bakanlığı, bu maddede yer alan indirim ve iade için belirlenen süreyi sektörler, işletme büyüklükleri ve indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin kaynağına göre 3 aya kadar indirmeye, belirlenen sürede mükelleflerce indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin iadesini, vergi incelemesiyle veya sektörlere, işletme büyüklüklerine ve indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin kaynağına göre vergi incelemesi dışında belirlenecek diğer yöntemlerle yapmaya, vergi indirimi uygulamasında doğabilecek aksaklıkları vergi mükerrerliğine ve vergi muafiyetine meydan vermeyecek şekilde, bu Kanunun ana ilkelerine uygun olarak gidermeye, indirim ve iadeye ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

Sıralanan şartlar,  her önüne gelenin devreden KDV’yi iade alamayacağını gösteriyor. Aksi halde bugün itibariyle 150 milyar TL’yi bulan söz konusu tutarlar iade edildiğinde bütçe dengesi diye bir şey kalmaz. Tasarının gerekçesinde ve Maliye Bakanlığı açıklamasında da bu durum açıklanmış ve tüm bu sürecin bütçe dengesi gözetilerek yapılacağı öngörülmüştür.

Tasarı yasalaşma sürecinde ciddi tartışmalar yapılacağı ve bazı yeni kısıtlar oluşturulacağı gibi asıl sonuç doğuran düzenlemeler verilen yetkiye göre yasa çıktıktan sonra Maliye Bakanlığı ve Bakanlar Kurulu’nun yapacağı ikincil düzenlemelerde ortaya çıkacaktır.

Mevcut düzende, indirimli oran, KDV’den istisna işlemler vb. nedenlerle indirim mekanizmasını bozan hususlarda zaten iade hakkı vardı. Bu hak, aynı şekilde devam edecek. Değişen mevcut iade nedeni işlemler dışında devreden fazlalığı sorununun ortadan kalkması.

İadeye konu işlemler dışında devreden fazlalığı özellikle yüksek meblağlı yatırımlarda “yatırımın hasılat olarak geri dönüş hızının” düşük olduğu sektörlerde büyük sorun oluşturmaktaydı. Bu türden mükellefler için devlete faizsiz kredi verme sorunu ortadan kalkıyor. Kayıt dışı satış nedeniyle yüksek devreden KDV beyan edenlerin ise bu değişikliklerden bir fırsat beklemesi yersiz olur. Tam tersine kayıt dışılığı alışkanlık haline getiren işletmeler yeni uygulama nedeniyle çok zorlanacaklar.

Tasarının “sorun çözücü” yönü ağırlıklı, bu kapsamda aşağıda bir kaçına değineceğim değişiklikleri olumlu bulduğumu belirterek sıralayayım.

Arsa karşılığı inşaat işlerinde; arsa sahiplerinin müteahhitlere arsa teslimi ve müteahhitlerin arsa sahiplerine konut veya işyeri teslimlerinin KDV tabi olduğu netleşmektedir.

Özellikle belediyeleri ilgilendiren birden fazla ortağı olduğu iktisadi işletmeler için, bunlardan birisi adına grup katma değer vergisi mükellefiyeti tesis ettirmeuygulaması getirilmektedir.

İkinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerin, mükellef olmayanlardan aldıkları malın vasfında esaslı değişiklik yapılmaksızın satmaları halinde matrah, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutar olarak belirlenmektedir. Böylelikle oto galericiler ve emlakçılar satış bedelinden değil, kârları üzerinden KDV ödeyeceklerdir.

Zayi olan amortismana tabi iktisadi kıymetlere ilişkin yüklenilen katma değer vergisinin kullanılan süreye isabet eden kısmı indirim konusu yapılabilecektir.

Tasarının bu olumlu yanları yanında gayet riskli bulduğum unsurları da var. Bunların başında “hasılat esaslı vergilendirme”diye adlandırılan ve KDV’nin belge düzenini sağlayan sistemini bozacağını düşündüğüm bir anlamda götürü vergilemeye dönen düzenleme var.

Tasarıyı tartışmaya devam edeceğiz.

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları
Haber Scripti: Medya İnternet