Sami ÖZER

Sami ÖZER

Ararken yolum buradan geçti

Yola çıkmak aramaktır. Yol uzun ve heybetli. Sınırlarım belli ve dar. Yola çıkarken, genişliği ve uzunluğu belli olmayan yollar tutturdum. Yürüyorum. Kendimi bulana kadar yürümeyi şiar edindim. Sanırım bu nedenle yol asla bitmeyecek.  En nihai yol hepinizin bildiği gibi bir sonuca çıkar. Ama doğru yolu bulmak için denemek ve yanılmak gerekir. Yanılmak büyük bir erdemdir. Çünkü yarım gerçeğin ne olduğunu anlarsınız. Yarım gerçek, bir yalandır. Sınırlarının dışına çıkmayan, bütünü görmeyi hak etmez. Çünkü bütünü görmek; hayata sahanın dışından bakanların hakkı.

Değerli okurlarımız; bundan sonra haftada bir yazılarımla sizlerle beraber olacağım. Yaklaşık olarak 11 senedir gazeteciliğin içindeyim. Uzun yıllardır sınırlarımın dışına çıkmak için hareket halindeyim. Evimin ve ülkemin sınırlarını geçmeyi düşünmediğim çok az anım var diyebilirim. Sınırımın ve sınırlarımın ötesine geçmek için durmadan yürüyorum. Yazmayı erteledim hep bu yüzden.  Daha çok okuyorum. Sadece okuduklarımı değil, gördüklerimi de biriktiriyorum. Ne garip, bugün başka bir yol tutturdum. Başka bir yola sapana dek sizlerleyim.

Yeni yollar seçmek için odaklanmak gerek. Yazmak için de odaklanmak gerek; yazıya, yazının konusuna ve yazılacak konunun ayrıntılarına... Yazmak gazeteciliğin en zor işlerinden biridir bana göre. Çünkü tekrardan kaçınmanız ve sürekli üretmeniz gerekir. Tabi gazeteciliğin en önemli işinin haber olduğunu göz ardı etmeden bunu söylüyorum. Burada zaman zaman haberlerimizin konusu olacak olayların dışında söz, sanat, kültür ve dünya hakkında fikirlerimi beyan edeceğim. Burada çok şeye şahit olabileceksiniz. Gerçeklerin arkasındaki gözünüz bundan sonra bir nevi kiracı olduğum bu alandan, okuma şansı yakalayabileceksiniz. Hepimizin yaraları birbirinden farklıdır elbet. Bundan sonra bir gün Mehmet’in bir gün Ayşe’nin bir gün de müphem birinin yarasına dokunacağım. Zira derdim merhem olabilmek.  Çünkü bu yazılara konu olacak her şey, bir yara, bir yaşanmamışlık, bir eksiklik, bir vurdumduymazlığın veya tam zıddı olan şeylerin bir parçası olmalı. Haberlerimin yanı sıra bundan böyle köşe yazılarımla evinize, ofisinize, kahvehanenize, otelinizin lobisine, yemek masanıza veya her hangi bir köşede gözünüzün içine bakacağım. Sizden istediğim, sabırla 5 dakikanızı ayırmanız. Sonrası bütün gün sizindir. Haftada bir gün buradan sizinle konuşacağım.

Bundan sonra doğru mu, yanlış mı, dar mı, geniş mi, uzun mu, kısa mı, gerçek mi yalan mı? gibi şeyleri tartışıp konuşacağız. Bu yolda zaman zaman farklı sesler yükselecek. Düşünmek denilen o en nadide kavram üzerine bazen hem fikir bazen de tam zıddını düşüneceğiz. Değerli okurlarımız; tabi ki bu bahsettiğim şey kolay olmayacaktır. Bazen haberlerden sesinizi duymaya çalışıp, isteklerinizi anlama gayreti içinde olacağım. Bazen de kendi gözlemlerimle bu şehre şöyle bir bakacağım. Ama inanın bunu bütün samimiyetimle yapacağım. Bütün derdim sıkıntım yine gazeteciliğin etik kurallarını ayaklar altına almadan bir şeyler yapmak olacak. Belki bazen kızacak, bazen de seveceksiniz. Ancak şunu da söyleyeyim ki kızıp da sesini bizzat duyurmak isteyen okuyucularımıza da her zaman kapım açık olacak. Burası sadece ilimiz vatandaşlarının değil, bütün bir dünyanın söz söyleyebileceği bir alan olacak. En nihayetinde mevzu insan!

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

ilhan özer @TEBRİKLER

18 Ocak 2018 09:58

GİRMİŞ OLDUĞUNUZ BU MEŞEKATTLI YOLDA SİZE HER DAİM BAŞARILAR DİLERİM. RABBİM YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN İNŞALLAH..... KALIN SAĞLICAKLA

Son Yazıları Tüm Yazıları
Haber Scripti: Medya İnternet