Mehmet Şükrü BAŞ

Mehmet Şükrü BAŞ

mehmet_sukru_bas@mynet.com

NEDEN SUSUYORSUN ARKADAŞ?..

HASBİHÂL MEHMET ŞÜKRÜ BAŞ 
mehmet_sukru_bas@mynet.com

15 senedir Malatya ve Elazığ’da yayın yapan birkaç gazetede yazılar yazıyorum. Bana bugüne kadar yazdığım yazılardan ötürü soru soranlar çok oldu ama yazmadığım bir yazıdan ötürü “ Sen MHP konusuna niye değinmiyorsun, niye yazmıyorsun, niye susuyorsun arkadaş?” sorusu ilk defa soruldu. 
Soruyu soran da kişiliğine ve fikirlerine çok saygı duyduğum Nazmi Özturan adında bir dostumdu. Esasen bu soruyu bana sadece Nazmi Bey kardeşim değil onlarca, yüzlerce arkadaşım da soruyordu.
Tabii ki haklı bir soruydu.
Ama ne yazık ki bu sorunun bir cevabı yoktu.
Bu yüzden verecek cevap bulamadım.
Sahi ben MHP’nin içerisinde bulunduğu bu vahim durumu, seçmenlerini bu kadar küstürmesinin nedenini, koca bir partinin bu hale nasıl getirildiğini neden yazmadım veya neden yazmıyorum diye düşünmeye başladım.
Uzun yıllar geçti gözlerimin önünden.

***

Bir genel seçim öncesiydi.
Oldukça rahatsızdım ve bir Hasta hanede yatıyordum. Günlerden Cuma idi ve iki gün sonrasında yani Pazar günü genel seçim yapılacaktı.
Yalvardım yakardım doktorumdan iki gün izin aldım.
Cumartesi akşamı ve cumartesi günü eşin dostunu kapısını çaldım. “Yahu arkadaş partimize sahip çıkın partimize oy verin” diye rica ettim.
İşte ben bugün hasta yatağımdan kalkıp ta kapı kapı dolaşıp oy istediğim partimi yani MHP’yi arıyorum. 
Esip gürleyen, kürsüye yumrunu indiren liderimi arıyorum.
Ne yazık ki bulamıyorum.
Ne o parti var nede o lider…
Kayboldular birer birer..

PEKİ, NEDEN MHP’Yİ HİÇ YAZMADIM

MHP bizim kara sevdamızdı.
Biz yıllarca MHP’nin arkasından yürüdük ona gönül verdik. İnsan gönül verdiği birisini sebep ne olursa olsun incitebilir mi?.. 
İşte bizde bu yüzden “Kol kırılır yen içinde kalır” içtihadına sadık kalarak yapılanları görmezlikten gelip susuverdik.
Gazetecilik görevimizi yapamadık.
Aldatıldık, kandırıldık,
Allah bizi af etsin.

NE YAZAYIM KARDEŞİM?

Yaz diyorsunuz da ne yazayım kardeşim?
*
Bugün AKP’nin kapı eşiğinde duran Devlet Bahçeli’nin avazı çıktığı kadar AKP ve onun Genel Başkanı hakkında ağızlara alınamayacak şekilde söylediği sözleri mi yazayım?
*
“Yapmazsam, etmezsem, hesabını sormazsam namerdim” dediğini, ancak bunların hiç birini yerine getirmediğini mi yazayım?..
*
Andımızı yeniden yazdıracağım, yazdırmazsa namerdim demişti de yazdıramamıştı onumu yazayım?
*
Milliyetçi Harekât Partisi Genel Başkanı olarak her türlü milliyetçiliği ayaklar altına alan bir siyasi partinin kapısını aşındırdığını mı yazayım?
*
Sürekli el öptüren bir liderin el öpecek hale geldiğini mi yazayım?
*
80 milletvekili çıkartan MHP gibi köklü bir siyasi partiye baraj altında kalma korkusunu yaşattığını mı yazayım?
*
MHP’ye gönül veren gönüldaşlarını teker teker hayal kırıklığına uğrattığını mı yazayım?

Partisini baraj altında bırakma korkusuyla başını yerden yere vurduğunu ve türlü türlü çareler aradığını mı yazayım?
*
Ne yazayım? 
Yazacak ne kaldı kardeşim?.. 
Yazacakta, konuşacakta bir şey kalmadı Türk siyasi tarihinde sözün bittiği yerdir burası. 
Değil Türkiye’de belki de dünyada ilk defa biri siyasi partinin başka bir siyasi partiye biat etme mücadelesine şahit oluyoruz.
Böyle bir durumda ne yazılır ki!..
Ne diyelim İYİ olur inşallah…

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları
Haber Scripti: Medya İnternet