A. İbrahim Karakulak

A. İbrahim Karakulak

IRAKLI, İYİ BİR YATIRIM OLABİLİR…

Sene 2001… Manisa’da lise eğitimimi sürdürürken, CM (Championship Manager) diye bir futbol oyunu ile tanıştım. Okul biter bitmez arkadaşlarımla soluğu internet kafede alır, saatlerce online CM 2000 oynardık.

Geniş çaplı bir futbol oyunuydu…

Futbol dünyasındaki profesyonellerin, menajerin, bir çok kulüp yetkilisinin de ilgilendiği bir oyundu…

Takımınızı alır, transferlerinizi yapar, kulübün gelir-gider dengesini ayarlar, kombine satıp, stadyumunuzu bile büyütebilirdiniz.

Kapsamlı bir oyundu.

Daha sonraki yıllarda oyununun popülaritesi o kadar arttı ki, CM aşkı bir anda, Sega’nın keşfetmesiyle FM (Football Manager) ismiyle yer değiştirdi.

Daha geniş çaplı, detaylı ve gerçekliği yüksek bir oyun olarak.

Bu oyunda 15-16 yaşındaki gelecek vadeden oyuncuları transfer etmeniz oldukça zordu.

Henüz bırakın dünya futbolunu, belki yaşadıkları şehirde bile namı duyulmayan oyuncular, henüz 16 yaşlarında CM ve FM editörleri tarafından keşfediliyor, daha sonra genç oyuncuyu transfer edebilmek için devreye Barcelona, Real Madrid, Chelsea gibi dünya devleri giriyordu.

Mesela Arjen Robben…

Groningen’de oynayan 17 yaşındaki oyuncu birkaç sene içerisinde dünya yıldızı haline geldi. Menajerler henüz Robben’in varlığından bile bihaberken ve keşfedilmemişken.

Robben gibi de bir çok örnek…

Gareth Bale, Sergio Aguero, Daniel Alves, Pablo Aimar, Thiago Silva, Luka Modric, Fernando Torres, Dennis Rommedahl, Rosicky, Javier Mascherano, Daniele De Rossi, Gonzalo Higuain, Defoe, Vincent Kompany, Rafael van der Vaart, Carlos Tevez…

Ve daha niceleri…

Dediğim gibi henüz bu isimleri menajerler, kulüpler keşfetmeden CM ve FM editörleri keşfetmişti.  (Bu örneklerin tamamına ve daha fazlasına, oyunun sponsoru olan redbull ’un resmi internet sitesinden de ulaşabilirsiniz.)

Yani FM kimi parlatsa, kimi ön plana çıkarsa, o oyuncu dünya yıldızı oldu birkaç başarısız örnek dışında.

İşte bu oyun, Elazığspor’un transfer ettiği Humam Tariq’i da yukarıda saydığımız muhtemel dünya yıldızları listesine 2014 yılında ekledi.

FM 2014’te Humam Tariq en iyi wonderkid, yani süper çocuk ünvanına sahipti.

Bu transferin ardından bir çok taraftar; “Eğer FM 2014’ü referans alırsak, Humam, dünyanın en iyi kanat oyuncularından birisi olacaktır.” gibi yorumlarda bulundu.

Tabi ki düşünmek bile istemiyoruz ancak Humam FM’nin fiyaskolarından biri olan Maxim Tsigalko örneğini de yaşayabilir…

Pozitif düşünürsek; Humam neden bir Robben olmasın?

                                               ***

FM-Humam Tariq ilişkisini bir kenara bıraktığımızda, bana kalırsa yılın transferini Elazığspor Iraklıyı kadroya katarak yaptı.

Sosyal medyada mücadele görüntülerini izlediğimde, temsilcimize inanılmaz faydası olacağını düşündüğüm, yararlı bir transferi gerçekleştirdik diyebilirim.

Henüz canlı seyretme fırsatım olmasa da, bir çok maç görüntüsünü izledikten sonra bende oluşan öngörü bu yönde.

Bu genç oyuncunun gelişimi hızlandırılıp, pazarlaması da iyi yapılabilirse, parlatılırsa, Elazığspor Humam Tariq’tan çok iyi paralar kazanabilir.

Humam Tariq transferi ile birlikte şu an kasamızdan çıkan parayı, bir yatırıma, kazanca rahatlıkla dönüştürebiliriz.

Çoğu zaman transfer komitesini sert bir dille eleştiriyorum ama şu konuyu açık bi şekilde de söylüyorum; Tariq transferinde emeği geçen transfer komitesini kutlamak gerekir. Oyuncunun kadroya katılabilmesi adına büyük uğraş ve özveride bulunuldu.

                                               ***

Iraklı ile 1.5 yıllık sözleşme yapıldı. Bazıları çok kısa buldu bu süreyi ancak sanırım transfer komitesinin uzun bir kontrat yapmak içine sinmedi.

Bana kalırsa da şu an için yeterli bir süre.

Sezon sonuna kadar takıma vereceği katkılara, uyum sorununu aşıp aşamayacağına, sosyal medyada izlediğimiz oldukça iyi olan teknik kapasitesinin, hızının, fırsatçılığının, adam eksiltme özelliklerinin deplasmanlarda ya da Atatürk Stadyumu’nda ne kadarını yansıtabileceğine bakıp, emin olmak lazım.

Sezon sonuna kadar olan süreçte bunu daha iyi görüp, kafalardaki soru işaretlerinin aşılmasının ardından uzun soluklu bir kontrat daha mantıklı olacaktır.

                                               ***

Ayrıca bu oyuncuya geçmiş dönemlerde Bursaspor, Beşiktaş ve Udinese gibi ekiplerin talip olduğu da belirtilmişti bir çok gazete ve internet sitelerinde…

Bilmediğimiz daha kaç kulüp var emin değilim.

Iraklı bu önemli ekiplere neden katılmadı, bunun hakkında da bir bilgim yok ama önemli takımların ardından bu futbolcunun Elazığspor forması giyecek olması da, sadece Türkiye’de değil yurt dışında da Elazığspor’umuzun popülaritesini arttırdı, sükse yaptırdı.

Futbol, sportif başarının yanı sıra saha dışındaki güç gösterilerini de sergileyebilmektir.

Bu yorumlar için aceleci bir tavır takınsam da, bu transferde biz güç gösterimizi sergiledik.

Umarım Humam Tariq öngörülerimizde bizleri yanıltmaz, beklentilerimizi karşılar, temsilcimize puanlar kazandırır, bordo-beyazlılar için de iyi bir yatırım olur.

***

Elazığspor’da Antalya kampı sürüyor…

Temsilcimiz şu ana kadar devre arası kampında 4 ekiple karşılaştı.

3’ü yabancı, biri Süper Lig’den 4 rakibi karşısında da yenilmedi.

Hazırlık maçlarında skorun ve neticenin pek de önemi olmasa da bana kalırsa eksik kadroyla bile Elazığspor iyi sinyaller veriyor.

Skorları ve neticeyi bir kenara bırakırsak hazırlık maçları önümüzdeki devre için kritik öneme sahip.

Bu maçlarda teknik adamlar takımın son durumuna bakar, ikinci yarıda kafalarında ona göre bir plan oturtur.

Ayrıca futbolcular için de son derece önemli kamplar ve hazırlık maçları.

Oyuncuların bu dönemlerdekii verimliliği, maçlar başladıktan sonra ilk 11’de mi, yoksa kulübede mi olacaklarını da belirleyebilir.

Mesela Emre Öztürk örneğinde olduğu gibi…

İlk yarıda Onur Güney’in gölgesinde kalan genç oyuncunun ikinci yarıdan itibaren ilk 11’de sahaya çıkacağı söyleniyor.

Kampın en iyi çıkış yapan isimlerinden olduğu belirtilen Emre hakkında, Teknik Direktör Hüseyin Kalpar’ın gözüne girdiği ve güven verdiğinden de bahsediliyor.

Bu oyuncuya güvenmek lazım…

 Bu mevkide Emre’yi tam anlamıyla izleyemedik ilk yarıda.

Ya sürekli yedek kaldı ya da fazla şans bulamadı.

Düzenli olarak ilk 11’de forma şansı bulan ve kendine güveni olan bir Emre’nin takıma faydalı olacağı görüşündeyim…

Bu arada Emre Öztürk’ün alternatifi olarak genç bir oyuncunun alınması planlanıyor 2. ligden.

Böylelikle sol bek sorunu da çözülmüş olacak.

                                               ***

Yaklaşık 8 aydır TFF 1. Lig’de maç tecrübesi olmayan Lamine Diarra’nın da Antalya’da iyi işler yaptığı konuşuluyor.

Bu süre zarfında maç tecrübesi olmasa da, bordo-beyazlılar ile çalışmalarını sürdürüp antrenmanlarını aksatmamıştı.

34 yaşındaki deneyimli santrafor hazırlık maçlarında gollerini sıralıyor.

Diarra aylardır ısrarla ve inatla oynayabilmek için bekliyor.

Forma giymeye aç, yeşil sahaları özlemiş bir Diarra, ikinci yarıda temsilcimize fayda sağlayacaktır.

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları
Haber Scripti: Medya İnternet