H. Vehbi COŞKUN

H. Vehbi COŞKUN

KALPAR’LA MADARA?

Teknik Direktör Hüseyin KALPAR’la galibiyet alamayan Elazığspor, son 5 maçta 2 beraberlik elde edebilirken ortaya koyduğu futbolla da gelecek adına umut vermiyordu İstanbul deplasmanına çıkarken…
İstanbul’un ilçe ve semt isimlerini alan “3 Büyükler” Türk Futbolu’nun gözde kulüpleri olarak çağdaş stadyumlarında her maçta gösteriye soyunurlarken, İstanbul’un adını taşıyan köklü kulüplerimizden İstanbulspor’un kış şartlarında “Atatürk Olimpiyat Stadyumu”na sürgün edilmesi, taraftar kaybı bakımından Elazığspor için de büyük dezavantaj oldu tabii.
Elazığspor gibi İstanbulspor da son 5 maçta 1 galibiyet, 3 beraberlik, 1 mağlubiyetle pek başarılı gözükmese de, rakibin iç saha performansına bakıldığında İstanbul’da oynanan 8 müsabakanın 4’ünü kazanmış, 3’ünde berabere kalmış sadece 1 kez mağlup olurken ligin henüz 3. Maçında Giresunspor’a yenilen istanbul ekibi bir daha hiçbir rakibine boyun eğmeyerek tüm iç saha maçlarından puanla ayrılmıştı.
Elazığspor Taraftarı’nın genelde umutsuz olduğu müsabakada İstanbulspor’un farklı kazanacağını öne süren yorumlar sosyal medyada çoğunluğu teşkil ediyordu ne yazık ki?..
***
Göreve başladığı ilk günden beri söylemleriyle eylemleri bağdaşmayan Teknik Direktör Hüseyin KALPAR’ın, özellikle müsabaka analizlerinde yaptığı tespitler Elazığspor’un zaaflarına teşhis koyamadığını çok net belli ettiği için hastalığı tedâvi edemeyeceği de âşikârdı!..
Nitekim Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda isim listeleri elimize geldiğinde Hüseyin KALPAR’ın 6 haftadır başında olduğu takıma ilişkin hâlâ tereddütler yaşadığı ve bir teknik adam için büyük zaaf olan “kararsızlık” içerisinde bocaladığı anlaşıldı?
Kaptan Onur’un bir hafta aradan sonra yine orta sahada ve sol önde görevlendirilmesine kimse akıl erdiremedi?
Öyle ya Erzurumspor’a karşı bir maç önce kendi saha ve seyircimiz önünde yedek soyundurulan Onur, daha önce Adana’da oynanan 2 müsabakada da sol önde forma giymiş, pek bir yararı görülmeyen bu enteresan uygulama başarılıysa Onur geçen hafta neden kenara çekilmiş, yok eğer uygulama başarısız bulunduysa Onur bir hafta aradan sonra İstanbulspor’a karşı neden aynı mevkîde sahaya sürülmüştü?
Adem’in formsuz gözüken Serkan’ın yerine savunmanın sağına yerleştirilmesi, bir maçlık cezasını tamamlayan Mertan’ın da Ahmet ARAS’ın yerine tercih edilmesi kadro tespitinde doğru seçimlerdi…
***
İlk Yarı’nın sonuna doğru sakatlanan Sezgin’in yerine kadro dışı bırakılan Erman’ın yokluğunda Mehmet YİĞİT’in yanına Ali Fırat yerleştİ ise de daha önce savunmanın sağında kendini kanıtlamış olan bu oyuncudan “stoper” icâdetmek niye?.. 
Hele 74. Dakika’da farkın bire inmesi nedeniyle panikleyen ve daha önce Adana Demirspor’a karşı olduğu gibi telâşa kapılan tecrübeli (!) teknik direktörümüz KALPAR, Mertan’ı oyundan çıkarırken yerine Serkan’ı aldı ve bordo-beyazlı takım kanatlarında çifte savunucularla 2. Yarı boyunca olduğu gibi sadece skoru korumaya çalıştı!..
Serkan orta 3’lünün sağında, Tom ise Mertan’ın yerinde santraforda görev yaparlarken; Maçın bitimine 7 dakika kala bu kez Tom’u çıkaran Hüseyin KALPAR, Ahmet ARAS’ı oyun alanına sürerken bu oyuncu da kontratağa çıkamayarak, topları ezerek ve rakibe ikrâm ederek Elazığspor’da forma giyecek kapasitede olmadığını kanıtladı? 
Oyuna zorunluluk dışında “garip” müdahâlelerde bulunan Hüseyin KALPAR, Adana Demirspor’a karşı 2 farklı galibiyeti koruyamama sendromunu stadyumdakiler ve ekranları başındaki Elazığlılara bir kez daha yaşattı?
***
Kadro tespiti ve oyuncu değişiklikleriyle Elazığspor’u güçlendirmek bir yana bordo-beyazlı takımın kimyasını da bozan Hüseyin Hoca, Kadir ve ELMAR’ın birlikte çift önlibero olarak oynatılmasıyla orta alanda mücâdeleyi öne çıkaran bir anlayış sonucu İstanbulspor’un oyununu bozmaya çalıştı ancak oyunu tek yönlü oynarken, hücumu tamamen unuttu!
Mertan’ın henüz 7. Dakika dolarken attığı erken golün hazırlanışı ve yapılışı dışında 90 dakika boyunca bir tek organize atak geliştiremeyen Elazığspor, 48. Dakika’da rakip savunmanın hatasını iyi değerlendiren TATOS’un fırsatçılığı sonucu farkı 2’ye çıkarırken, ne yazık ki İstanbulspor kalesinde tehlikeli denilebilecek bir tek pozisyon dahi bulamadı?
2 farklı önde olmasına rağmen rahat olamayan, top tutamayan ve kullanamayan bordo-beyazlı takım, tıpkı deplasmanda oynadığı Adana Demirspor Maçı’nda yaptığı gibi panik ve telâşla, çağdışı bir anlayışla dan-dun uzaklaştırılan toplarla kalesini savunmaya çalıştı durdu?
***
Elazığspor’un gol yaptığı ilk pozisyon haricinde rakibin hatasından bulduğu 2. Gol de dâhil olmak üzere tek gol pozisyonuna giremediği bir müsabaka olarak tarihe geçen İstanbulspor Maçı’nda; ilk yarıda rakibine 2, ikinci yarıda 4 net gol pozisyonu veren bordo-beyazlı takım, enteresandır ki pozisyon olmayan bir durumda 30 metreden atılan bir şut sonucu yediği golde de gafil avlandı?
2. Yarı’da “Gol geliyorum!” derken, dalga dalga gelişen ataklarla gol arayan rakibe karşı hiçbir önlem alamayan KALPAR, üzerimize gelen rakibin geride bıraktığı geniş boş alanları da kullanamayarak maçı erkenden koparmak dururken, Elazığspor Taraftarı’na 9 doğurttu!
***
Teknik Direktör Hüseyin KALPAR’la ilk galibiyetini alan Elazığspor, kazanmasına rağmen İstanbulspor önünde ortaya koyduğu futbolla da gelecek adına umut vermedi, vermiyor?
Hüseyin KALPAR’ı Elazığspor için bir şans olarak görenler ve bordo-beyazlı takımın tarihini bilmeyenler, İstanbul’da düzenlenen 50. Yıl etkinliği “Efsaneler Buluşuyor” Gecesi’nde nice değerlere sâhip olduğumuzu görseler ve bilselerdi, kulak verirlerdi gerçeklere ve Elazığspor’u 50. Yıl’da KALPAR’la daha fazla madara etmezlerdi!..

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları
Haber Scripti: Medya İnternet