Kübra Türkan

Kübra Türkan

KORKU DÜNYALARINDAN KAFAMIZI AH Bİ ÇIKARSAK!

Kent Güncesi

Koşulsuz şartsız güvenebildiğimiz devirlerin sona ermesi kötü ve bir o kadar da ürkütücü. Güvensizliğin boyumuzu aştığı bir toplumda nefes almak inanın çok güç.  Güvensizleştikçe; bizler kırgınlıklarımızdan ve hayal kırıklıklarımızdan zirveler oluşturuyoruz. 
Neden her yerde şeffaflık vurgusu yapılması gerekiyor? Ve neden biz böylesi şüpheci kimlikler edindik? Biz büyüdük ve kirlendi dünya galiba. Bir gazeteci olarak üçüncü sayfa haberlerini az okumaya özen gösteriyorum. Bence sizlerde ne denli az okursanız ruh ve beden sağlığınız o denli az zarar görür.
Maalesef 7/24 dünyamızın nedenli karardığı bize sunulup duruluyor. Haliyle bir korku dünyasına esir yaşıyoruz ama ne gariptir ki sözde özgürlük masalları ile uyuttuğumuzdan kendimizi; bunun farkında değilmişiz edalarıyla yaşamaya devam ediyoruz. Nerede kaldı özgürlük çeperlerimiz?
Globalleşme çığlıkları adı altında her kültür bir birine entegre edilmeye çalışıldı. Kültürümüzle birlikte ruhumuzda değişti. Ama bunu yüksek sesle söylemeye bile korktuk. Maazallah çünkü ne öğretilmişti bize sürüden kaçanı kurt kapar sonuçta! Aman ha kurt kapmasın diye sakladıkça sakladık kendimizi…
Bir dönemler Grek (Yunan) olmayanlar nasıl onlar gibi düşünerek, Helenizm akımını başlatmışlarsa; ve sonradan kendi oluşturdukları bu akımların etkisinde yok olup gitmişlerse bizlerde globalleşeceğiz derken, globalizm altında yok olup gideceğiz. 
Elbette kültürlerarası etkileşimler olmalı, ama sırf farklılık içeriyor diye bu farklılıkları kopyala yapıştır diyerek kendi kültürümüze aynen yerleştirirsek halimize vah ki ne vah!  Ne bizim kültürümüzden eser kalır ne de getirdiğimiz kültürlerden. Ortaya karma karışık, arapsaçı gibi bir şey çıkar ve biz buna mahkum kalırız. Bizden sonraki nesillerin tabiî ki daha beterleriyle karşılaşması da kaçınılmaz olur. 
Ne mi oluyor sonrasında hemen anlatayım. Modern hayatın, sözde modern geniş fikirli hem de eğitimli modern köleleri oluyoruz.  Sıkıysa karşı çıkalım! Sanki önümüzde seçenek var değil mi? Sonrasında da sıralayalım içimizi rahatlatacak cümleleri;  Aman ya herkes uyuyor bende uyarım ne olacak gibi… Diyerek üstümüze hiç uymayan kültür kisvelerini giyerek pek tabi sere serpe dolaşıp duruyoruz.  Yeter gerçekten yeter! Okumayan, sorgulamayan ve de her önüne geleni sırf moda bu diye adapte olmaya çalışanlardan nasıl bıktım anlatamam. 
Güvensizliğimiz temelinde bence tam olarak bu var. Çünkü dışlanırım korkusuyla birçokları tek tip örnek çocuk profilinde geziyor da arkadaş ondan bu haldeyiz! Sonra maskeleri düştüğü anda elde var hayal kırıklığı bu nedenle tedbiri elden bırakmayalım. Galiba bugünlük yeter bu denli toplumsal mesaj... 
***
Şimdi gelelim biraz da kentimizin gündemine…
Hiç şüphesiz uzun bir zamandan beri;  ihalesinin tamamlanması beklenen İl Özel İdaresinin eski alanına teklif veren bir firma çıktı ve bu firmanın dosyası incelenecek. Kentimize değer katacak projelerin elbet hayata geçmesi sevindiricide… Ama sı var işte! 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şehirlerin nefes almasının sağlanması gerektiğine ve şehirlerin ruhunun korunması gerektiğine dikkat çekiyor. Son aylarda da bu konuda yerel idarecileri de her fırsatta uyarmaktan geri kalmıyordu. Peki Erdoğan, dikey değil de yatay bir şekilde büyümenin gerektiğine dikkat çekerken, ihaleye verilen mekana neden 20 kat izin verilir. Üstelik İlimiz deprem kuşakları üzerindeyken bu da ayrı bir handikap sormayın gitsin! 
İhaleye açılan mekanda düşünülen proje keşke yatay bir şekilde yapılabilseydi diye düşünmeden edemiyoruz.  Peki projede neler var?  Dilerseniz birde ona bakalım: Sürsürü Mahallesi 76 ada 64-65-66 parseller üzerinde yer alan Özel İdareye ait arsa üzerine 810 araçlık 26 bin m² kapalı otopark, 23 bin m² peyzaj alanlı 20 katlı 5 Blok halinde 416 adet konut, 19 dükkân ve içinde 69 adet mağaza bulunacak olan alışveriş merkezi kompleksi halinde olacak.  Proje elbette sevindirici olmasına da sevindirici ama 20 katlı olması fazlaca ürkütüyor. Ne diyelim umarım yarın çok geç olmadan kentimizin estetiğine uygun bir forma sokulur. Bu konuda da lütfen kimse bana ne demesin ve korku dünyalarının içinden kafalarını çıkararak, şehrimizin göz göre göre yok olmasına izin verilmesin!
Kimse kentin gelişmesine engel değil. 
Sadece kenti geliştirirken kenti ucubeleştirmeyelim beklentimiz bu. 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları
Haber Scripti: Medya İnternet