A. İbrahim Karakulak

A. İbrahim Karakulak

HERKESE SAVAŞ AÇAMAZSINIZ!

Elazığspor’da uzun süredir yaşanan saha dışı sorunlara bir yenisi daha eklendi.

Bu zamana kadar siyasi ve ekonomik bir çok sorunun gündeme geldiği temsilcimiz yıprandı, yıpratıldı ya da yıpratılmaya kendi kendine maruz kaldı.

Kamuoyunda ne zaman Elazığspor’un E’si geçse, mevcut yönetim eleştirilere maruz kalsa, anında karşılık verilerek açıklamalarda bulunuldu. Bu durum zaman zaman Elazığspor Kulübü’nün içinde bulunmaması gereken şartları yaşamasına neden oldu.

Son olarak gazeteci kimliğini kullanarak köşe yazısında Kanal Fırat Genel Yayın Yönetmeni Sayın Zeki Akbıyık’ı hedef alan ifadeler kullanan Sayın Cengiz Gülaç’ın söylemlerinin ardından bordo-beyazlı kulüp açıklama yayımlayıp olayların içine bence kendi kendine dahil oldu.

Sayın Gülaç ile Sayın Akbıyık arasındaki gerginliğe köşemde yer vermeyeceğim. Kim ne dedi, neden dedi, kim nasıl karşılık verdi? Açıkçası beni ilgilendirmiyor.

Sayın Gülaç’ı yakından tanıyorum… Yazılarında sert üsluplar kullanan, eleştirel yazıları ile tanınan bir gazeteci. Aynı zamanda avukat ve kulüp basın sözcüsü. Sayın Akbıyık ile yaklaşık 1 yıl birlikte çalıştım, yöneticiliğimi yaptı. Sayın Zeki Akbıyık’ın ne kadar başarılı olduğunu, karakteri ile her zaman bizlere örnek olduğunu, bizlere her zaman yol gösterici, destekleyici olduğunu çok iyi biliyorum ve Sayın Akbıyık hem insani olarak, hem de ahlaki olarak mükemmel biridir. Zaten kendisini anlatmam abesle iştigaldir ki neredeyse bütün Elazığ kendisini yakinen tanımaktadır ve büyük saygı duymaktadır.

Beni ilgilendiren nokta iki gazeteci arasında yaşanan karşılıklı söylemlere 50 yıllık çınarın neden dahil edildiğidir!

Sayın Gülaç, Elazığspor Kulübü Basın Sözcüsü sıfatıyla Sayın Akbıyık hakkında söylemlerde bulunmadı. Hatta son basın toplantısında bu olaylara hiç değinmeyerek, kulübün spekülasyonların içine çekilmemesi, dahil olup yıpranmaması için ciddi özen gösterdi. Olayların içerisinde Elazığspor Kulübü yok. Kulüpten yapılan açıklamada Sayın Akbıyık’ın kulüple ilgili çeşitli söylemlerde bulunduğu belirtiliyor.

Mesleğimiz gazetecilik… Eleştiri hakkımız var... Belge ve bilgiye dayalı, ispat edebileceğimiz konularda yönetim aleyhine görünen ama kamuoyu görevi olarak yürüttüğümüz mesleğimiz gereği haberler de yapabiliriz. Bizim işimiz bu.

Bu zamana kadar yönetimi her eleştiren kişi hakkında neredeyse her zaman Elazığspor Kulübü tarafından açıklama yayımlandı, cevaplar verildi. Tabi ki herkesin cevap hakkı bakidir ancak her söylemde, her eleştiride ya da her haberde bu büyük camiayı olayların içerisine çekmek kulübe ne kazandırabilir ki?

Kulüpten yapılan bu açıklamanın ardından, kulübe sadece bu yıl 700 Bin TL gibi önemli bir yardımda bulunan, takımı otelinde ağırlayıp her konuda her zaman kulübün yanında olan, Elazığspor aşığı Sayın Yasemin Açık hanımefendi ile de bana göre ipler kopmuştur.

Yönetim tarafından kulübe bütün çevrelerden köstek olunduğu söylenirken, açıklamalara bakıldığında siyasetten iş dünyasına kadar hiçbir yerden destek bulunmadığı dile getirilirken, acaba biraz da mevcut yönetim kendini eleştiriyor mu diye sormak, siyaset, bürokrasi ya da iş dünyası ile ilişkilerinin ne kadar sağlıklı olduğunu sorgulamak gerekir.

Herkese savaş açamazsınız… Açarsanız elinizde olan destekleri de kaybedersiniz.

Kılıçları çekmeden önce bana kalırsa bundan sonra daha iyi düşünülmeli. Zaten ekonomik anlamda sıkıntılar yaşayan Elazığspor’un menfaatleri göz önüne alınarak aceleden kaçınılmalı, daha diplomasiye dayalı, birleştirici ve uzlaştırıcı açıklamalarda bulunulmalı.

Bordo-beyazlı yönetimin bu konuda daha seçici ve daha sakin olması gerektiği kanısındayım. Elazığspor’a para lazım. Size gücü yettiği kadarıyla bu parayı üreten, üretmeye çalışan insanları kaybederseniz, “kimse bize yardım etmiyor” demeye de hakkınız olmaz.

Elazığspor’un artık çeşitli spekülasyonlara alet edilmemesi gerekiyor... Bunun için çaba gösterilmeli.

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları
Haber Scripti: Medya İnternet