Mehmet Şükrü BAŞ

Mehmet Şükrü BAŞ

mehmet_sukru_bas@mynet.com

ŞİİRİN ANNESİ; NERİMAN BETÜL ERTEM

ŞAİR VE ŞİİR

MEHMET ŞÜKRÜ BAŞ

 mehmet_sukru_bas@mynet.com

Aylar önce “Şair ve Şiir” başlığını taşıyan bir yazı serisine başlamıştık. Yapılan bazı değişiklikler nedeniyle bunun devamını maalesef sağlayamadık. Bizde şiirimizin Annesi Neriman Ertem Hanımefendinin hayatı ve birkaç şiirini sizlere takdim ederek bu seri yazımıza veda etmek istiyoruz.

Umarım haz alırsınız…

Çünkü Neriman Ertem Hanımefendi şiirimizin hakikaten annesidir. O bir ummandır. O bir cumhuriyet ve aydın bir Türk kadınıdır. Ve o bir candır can. O hayatımda tanıdığım ve tanımaktan da onur duyduğum bir değerdir.

                                                      ***

Şair-yazar Neriman Betül Ertem 24.01.1926 İzmir doğumludur.

Kore gazisi Kd. Albay İhsan Ertem'in eşi, üç çocuk ve üç torun sahibidir.

İlkokulu Edirne'de, ortaokulu Ankara'da bitirdi. 1945 yılında Sivas Kız Enstitüsünden mezun oldu. Şiir yazmaya ortaokul yıllarında başladı. İlk olarak, 1948-1950 yılları arasında Ayvalık Gazetesinde, daha sonraki yıllarda, Kadıköy Aktüalite, Son Havadis, Yeni Asır, Ayvalık, Kuzey Ege, Haber, Kıbrıs, Yağmurun Sesi, Yeni Defne ve Akşam Gazetelerinde şiirleri yayımlandı. Öyküleri ise Kültür Sanat, Tarla, Birlik, Şiir Defteri, Bolu ve Avaz Dergilerinde okuyucu ile buluştu.

Neriman Ertem'in şarkı sözü çalışmaları da bulunmaktadır. 1994 yılında Şiir Defteri Dergisinin açmış olduğu yarışmada dereceye girerek, Şemsi Belli tarafından onur belgesi ile ödüllendirilmiştir. İhsan Işık tarafından 2000 ve 2002 yıllarında basılan Türkiye Yazarlar Ansiklopedisinde biyografileri yer almıştır. 2004 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından basılan Fethin 550.yılı anısına İstanbul Şiirleri-Yazıları adlı özel kitapta bir şiiri ve biyografisi yer almıştır. 1946 Harbiyeliler Derneği, İLESAM ve MESAM üyesidir.

Pek çok ödülleri  vardır.
                                                    

ESERLERİ;

Menekşe Sokağı – Şiir 1985,

Ne Varsa Bana Ait – Şiir 1999

Ve Zehra Hanım Yaşadı – öykü 2003

Bir Asker Eşinin Anıları – Anılar 2005

Seksen üç Bahar - Şiir 2009  

Yılların İzleri –Şiir 2015

 

İsterseniz şimdide bu değerli şairimizin birkaç tane şiirine bir göz atalım.

İşte şiirlerinden bazıları:

           

Hayatının belgeseline bile ihtiyaç duyduğumuz bu değerli şairimiz “BİR FİLM SEYRETTİM” Başlıklı şiirinde bakınız neler diyor?

            *

Anladım bir masalmış, yalanmış bunca yaşam,

Bir varmış, bir yokmuş, diye hep anlatılan.

            *

Kaç yıl yürüdüm bilmem, yorgun bacaklarımla,

Bir özlemle bakarım, ardındaki yollara.

            *

Silinmişler karşımda, duruyor hep izlerim,

Kimi albümde resim, kimi eski bir kilim.

            *

Duvardaki tabloda, yılların izleri var,

Her gün bir parça daha, solup kayboluyorlar.

            *

Bitmeyecek sanırdım, bütün güzellikleri,

Kucaklamak isterim, kapayıp gözlerimi.

            *

Hayır, hayır, ben şimdi, bir film seyretmişim,

En güzel sahneleri, bir anda geçirmişim.

            *

Uykuya dalmak niye, yaşasam yıllarca ben,

Durup durup seyretsem, aynı filmi yeniden.

            *

Nice uzun yıllara, meydan okuyan gönlüm,

İstemesem de yazık, geçip gidiyor ömrüm. 

            *

Gönlünüzdeki yaşam sevgisi hiç tükenmesin değerli şairim. Seninle birlikte olmak insanın yaşantısına bir mana veriyor her şey seninle daha da güzelleşiyor.

            ***

 

Şimdide şairimizin sanıyorum muhterem eşine ithafen yazdığı  “SON YOLCULUĞUN” Başlığını taşıyan bir başka şiirine göz atalım

            **                

Bir yatak serilmiş sana, gökyüzünde.
Melekler sarmış etrafını, sessizce.
Dolanıyorlar dört bir yanında kanat, kanat.
Güldürmek istiyorlar gönüllerince.

Gülemiyorsun.

Yüzündeki çizgiler, soluk mu soluk.
Evine yerleşmiş anılar, ölümsüzce.
Duvarda resimlerin, bakıyorsun güleç güleç.
Duaların en güzeli, okunuyor dudaklarda.

Duyuyormusun.

Bir bulut düşmüş üstüne, ince ince.
Ekmek kavgası bitmiş, tükenmiş tüm davalar.
Dünyanın güzelliklerini, sermişler önüne.
Bembeyaz düşler içerisine sarmışlar seni.

Göremiyorsun.

Kalbini susturmuşsun, acımasızca.
Gözlerini kapamış, kendine saklamışsın, yeni dünyanı.
Kulaklarını tıkamışsın, duymuyorsun feryatları.
Tüm sevgiler yüreğinde toplanmış, biliyorsun.

Ve gitmek istemiyorsun.

O güzelim tahtta, melekler sarmış seni.
Saçların dökülmüş omuzlarına, ipek ipek.
Kevser şarabını vermişler, yudum yudum, içmişsin.
Cenneti göstermişler, misk gibi kokularla yunmuşlar seni.

Ne oldun bilemiyorsun.

Yağmur sicim sicim, toprak ıslak mı ıslak.
Koynunda sakladığın vicdanın, bir hoş ki bir hoş.
Minarelerde dualarla, gecen dönmüş gündüze.
Ve sonra. Kazmışlar toprakları, haydi gel dercesine.

Nedir diyemiyorsun.

Gece lamban baş ucunda, yanmış sabaha kadar. 
Ömrünce sevdiklerin, hepsi yanında.
Evin dolmuş taşmış, kapılar açık.
Kollar kanat olmuş, sarmışlar seni.

itmek istemiyorsun 

**

Gönül ister ki bu değerli şairimizin şiirlerine genişçe bir yer verelim ama ne yazık ki bize ayrılan yer bu kadar. Onun için şairimizin ‘Unutmadım’ Başlıklı muhteşem bir şiiriyle siz değerli okurlarıma elveda diyorum.

Sağlıcakla kalan şiirle kalın…

Neriman Hanım efendiye selam, sevgi ve saygılarımla… 

            **

“UNUTMADIM”

*

Sana koştum bugün, yüzünü görmek için.
Ellerini tutmak, sesini duymak için.
Penceren kapalı, perdelerin inikti.
Odalar boşalmış, her şeyler silinmişti.

*

Sana koştum bugün, yüzünü görmek için,
Sana koştum, boynuna sarılmak için.
Nefesini dinleyip, kokunu duymak için.
Dizlerine kapanıp, ağlamak için.
*
Lakin yıkıldı, kurduğum tüm hayallerim.
Sen yoksun buralarda, paramparça yüreğim.
Annem diyen feryadım, evinde yankılandı. 
Bir alev sardı, kalbimdeki anılarını.
*
Hani bırakmazdın beni, öyle söylüyordun ya.
Şimdi öksüz kaldım, kırılan kanadımla.
Arıyorum duvarda asılı, o eski resmini.
Her şeyinle, sen dolduruyordun, bu evi.
*
Haykırmak istedim, nerelerdesin diye.
Hayalin belirdi, sanki üç beş saniye.
O yüce sevginle, perişan ettin beni.
Artık kalbimin gözüyle, göreceğim ben seni.

                                     ***

Sevgili şiir ana keşke bizde seni dünya gözüyle bir kere daha

Görebilseydik. Edebinden, nezaketinden, kültüründen, sevdandan faydalana bilseydik ne olurdu. Kim bilir belki bir gün…

 

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları
Haber Scripti: Medya İnternet