Ata Şengül

Ata Şengül

DÜNYA KIZ ÇOCUKLARI GÜNÜ VE KIZLARIMIZ

“Kız çocuklarını hor görmeyin; çünkü ben kızlar babasıyım.”

Hazreti Muhammed (S.A.V.)

11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü, Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen ve 2012 yılından beri farklı etkinlikler ile kutlanan ve çeşitli araştırmalar ile kız çocuklarının dünya genelinde yaşadıkları sorunlara, karşılaştıkları zorluklara ve ihtiyaç duydukları hususlara yazılı, görsel ve sosyal medya üzerinden dikkat çekmeyi amaçlayan özel günlerden biridir. Bu kapsamda yayımlanan araştırmalar sonucu elden edilen sayısal veriler ortaya koymaktadır ki, maalesef, şiddete, istismara ve ayrımcılığa maruz kaldığı, cinsel saldırıların hedefi olduğu, emek yoğun sektörlerde neredeyse sıfır maliyet ile çalıştırılarak ticari bir meta haline geldiği günümüz dünyasında, kız çocuklarının durumu hiç de iç açıcı değildir.

Kız çocuklarının kazanılmasındaki en önemli faktörlerin başında gelen eğitim ile ilgili değerlendirmelerde, küresel ölçekte, dünyada okuma-yazma bilmeyen yetişkinlerin üçte ikisini kadınlar oluşturmaktadır ki, bu oran yaklaşık yirmi yıldan beri değişmemiştir. Bu sorunun temelinde ise, kız çocuklarının okula gidememesi yatmaktadır. Nitekim ilkokul çağındaki 15 milyon kız çocuğu eğitim imkânından yararlanamamaktadır. Bunun sebepleri arasında, dünya gelir dağılımındaki adaletsizlikten kaynaklanan yoksulluk ve erken yaşta evlilik başta gelmektedir. Nitekim, Avrupa kıtasında erken yaşta evlilik oranı % 1 civarında iken Afrika kıtasında bu oran % 90’lara çıkmaktadır. Küresel ölçekte ise, çeşitli vesilelerle gerçekleştirilen yasal düzenlemelere rağmen, erken yaşta evlendirilen kız çocuklarının sayısı, yıllık, 7 milyon 500 bin civarındadır.

Ülkemizde ise bu oran, maalesef, % 15 civarında seyretmektedir. TÜİK verilerine göre, son on yılda evlendirilen kız çocuklarının sayısı 482 bin 908’dir. 2015 yılı verileri temel alındığında, ortaya çıkan manzara vahimdir. Buna göre, söz konusu yılda evlendirilen çocukların 31 bin 337’si kız, bin 483’ü ise erkek çocuğudur. Yine aynı yılda, 15-17 yaş arası 17 bin 789 kız çocuk doğum yapmıştır. 15 yaş altında doğum yapanların sayısı ise 244 olmuştur.

Bu vahim hal, kız çocuklarının eğitim hakkını gasp ettiği gibi istismar ve şiddeti doğurmaktadır. Nitekim ülkemizde çocuk istismarıyla ilgili dava sayısı, son on yılda üç kat artış göstermiştir. Diğer yandan, erken yaşta evlilik, kız çocuklarının, deyim yerindeyse, “maça 1-0 yenik başlamalarına” ve hiçbir zaman erkek çocukları ile eşit şansı yakalayamamalarına sebep olmaktadır. Ayrıca, annelik gibi üstesinden gelinmesi ağır bir sorumluluk, çocuk yaştaki kızlarımızın omuzlarına yüklenmektedir. Bu durum ise, ağır depresyonlara ve hatta intihar olaylarının yaşanmasına sebep olmaktadır. 12 yaşında evlendirilen, 13 yaşında ilk çocuğunu kucağına alan ve yedi aylık hamile iken, ikinci çocuğunu ölü doğuran Kader’in, henüz 14 yaşında iken, evinde silah ile intihar etmesi, sosyal bakımdan olduğu kadar psikolojik bakımdan da yaşanan bu tür ruhsal travmalara ibretlik bir örnektir.

Ülkemizdeki kız çocuklarının eğitim alanındaki verileri değerlendirildiğinde, Türkiye’de okuma-yazma bilmeyen 2.644.144 kişinin % 83’ünü kadınlar oluşturmaktadır ki, bu durum eğitim hakkının kullanılamadığını ifade eden bir göstergedir. Bununla birlikte, 2006 yılında her on kız çocuğundan biri eğitim hakkında yoksun iken, 2016 yılı verileri kapsamında tüm kız çocuklarının ilköğretime gitme imkânına sahip olduğu görülmektedir. Oldukça önemli bir gelişme olarak değerlendirilen bu oran, ne yazık ki, kesintisiz eğitim modeline rağmen, ortaokul ve lise düzeyinde ciddi düşüş yaşamaktadır. Bu düşüşün altında yatan hususu görebilmek için, kız çocuklarının okullaşma oranlarını, sadece eğitim-öğretim yılı başındaki kayıtlara göre değerlendirmeyip devamsızlık veya terk gibi etkenleri tetikleyen faktörleri de göz önünde bulundurarak incelemek gerekmektedir. Zira, özellikle kız çocuklarının gerek ev ortamındaki işlerde gerekse çalışma hayatındaki işlerde mecburen yer alıyor olması, derslerini takip etmelerini güçleştirdiği gibi topluma uyum sağlama sürecinde önemli bir yeri olan okul eksenli sosyal etkinliklere de katılımlarını engellemektedir.

Kız çocuklarının, başta eğitim olmak üzere, birçok alanda korunması, kollanması ve desteklenmesi, sağlıklı bir toplum yapısının oluşmasında büyük öneme sahiptir. Kız çocukları, sadece karakterlerinin şekillenmeye başladığı ergenlik çağında değil, genç bireyler olarak toplum hayatına etkin bir şekilde katıldıkları dönemde de sağlıklı ve güven dolu bir ortamda var olma hakkına sahiptir. Bu kapsamda, Medeni Kanun’da yapılacak bir değişiklik ile, evlen(dir)me yaşının, 18 yaş şeklinde, tek tip olarak değiştirilmesi, olağanüstü evlilik hallerinin ortadan kaldırılmak suretiyle, 18 yaş öncesi yapılan evliliklerin yok hükmünde sayılarak cezai yaptırımların getirilmesi, buna zorlanan çocukların velayetlerinin devlet tarafından kullanılarak koruma altına alınması ve her türlü eğitim imkânlarından yararlandırılması gibi uygulamalar, kız çocuklarının haklarının korunması adına bir öneri olabilir.

Öte yandan, konuyla ilgili siyasi irade tarafından çıkarılan yasal düzenlemelerin, sivil toplum tarafından yürütülen sosyal sorumluluk projelerinin kız çocuklarının sorunlarının çözümünde katkısı yadsınamaz. Bununla birlikte, toplumun en küçük birimi olarak kabul edilen aile kurumunun iki ana unsuru olan anne ve babalara, özellikle kız çocuklarının yetiştirilmesinde, çok büyük sorumluluk düştüğünü unutmamak gerekir.

Kız çocuklarının utanç kaynağı olarak görüldüğü ve kızgın kumlara gömülerek katledildiği bir dönemde, kızlarını Mekke sokaklarında omuzlarında taşıyan bir Peygamber’in ümmeti ve tarih boyunca, siyasi, idari, kültürel ve sosyal hayatın her anında kadını başköşeye oturtan bir milletin fertleri olarak, günümüzde, kız çocuklarına yönelik hakarete varacak kadar aşağılayıcı, küçümseyici ve yok sayıcı sapkın ithamlara rağmen, onlara gereken sevgiyi, ilgiyi ve özeni göstermek bir zorunluluktur.

Sevgili kızım Gülce’nin ve tüm kız çocuklarının günü kutlu olsun.

Baki muhabbetle…

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları
Haber Scripti: Medya İnternet