SAYILARLA KONUŞALIM SEVGİLİM

ŞEKLİMİZ BUDUR

2000 yılında İsrailli şarkıcı Shlomi Shaban “Arik” adlı parçasında eski sevgilisine takıntılı Arik adlı bir adamdan bahseder. Arik’in tek arzusu kendisinin mi yoksa yeni sevgilisinin mi yatakta daha iyi olduğunu öğrenmektir? Sevgilisiyse ikisinin farklı olduğu söyleyip kaçamak cevaplar veriyor. Ancak Arik tatmin olmamıştır ve ısrarcıdır. “Sayılarla konuşalım sevgilim” der. İşte tamda bu tip insanlar için Bedpost adlı bir şirket sevişirken performansı ölçen akıllı bileklikler ve kol bantları geliştiriyor. Ürünler, nabzı, geçen zamanı, terleme seviyesini, harcanan kalori miktarını hesaplayarak, sayılarla konuşmak isteyenlere sayısal veriler ve grafikler sunuyor.

Teknolojinin gelişimi en başından beri sayısal verimlilikti. İlk buharlı makine dokuma tezgâhlarında kullanılmaya başladığında bu süreç her geçen gün daha da hızlandı. Her yeni icat bir öncekinin önüne geçmek için çabaladı. Zira Homo-Sapiens türünün genetik kodları bunu gerektirdi. Ormanlarda başlayan yaşantıya bugün dünya yetmez oldu ve yeni dünya arayışları başladı. Usain Bolt 2008 Pekin Olimpiyatları’nda 100 metrede 9,69 derecesiyle dünya ve olimpiyat rekorunu kırdı. O günden sonra U. Bolt’un nasıl geçilebileceği büyük merak konusu oldu. Bolt’un ilk çıkışta cüssesinden dolayı ağır kaldığı yarışın yirminci metresinden sonra avantajı eline almaya başladığı söylendi. Doğru çıkış ve doğru adımlama ile onun geçilebileceği söylendi. Yine sayılar eşliğinde.

Sayılarla konuşmak git gide ilginçleşiyor. Artık bize yardımcı olması için kullandığımız aletlerinde fonksiyonları değişiyor. Alan Turing II. Dünya Savaşı’nda Alman Enigması’nı kırmak için bulduğu-geliştirdiği o aletle günümüz bilgisayarı aynı şey mi? Not defterleri yerlerini akıllı telefonlara akıllı bilekliklere bıraktı. Çok fazla oturduğunda bunun farkınavarıp seni harekete teşvik eden bileklikler ve sizi sizden daha iyi tanıyan yazılımlar artık size ne kadar yemeniz gerektiğini, ne kadar koşmanız gerektiğini, ne yiyip ne yemeyeceğinizi, ne kadar uyumanız gerektiğini ya da kimi sevip kimi sevemeyeceğinizi söylüyor.

Asuman adında bir kadın karakterimiz olsun. Asuman iki erkekle aynı anda birlikte olsun. İsimleri Şahin ve Kenan olan bu kişiler birbirinden de haberdar. Bir gün ikisi de artık bir karar vermesi gerektiğini söyledi Asuman’a. Asuman her ikisinden de farklı sebeplerden ötürü hoşlanıyor. Ancak her ikisini de seçemeyeceği için kendisi için daha iyi olana karar verebilmek adına kişisel yazılımından yardım alıyor. Kişisel yazılım Şahin’in kendisini daha çok sevdiğini ve kendisinin de ona daha fazla âşık olduğunu söylüyor. Ama yine de Kerem i seçmesi gerektiğini söylüyor. Çünkü Kerem kendi işinin patronu ve iyi bir geliri var. Yazılım Asuman’a geleceği için doğru yatırımın Kerem olduğunu ve bu tercih ile uzun vadede yaşamını daha iyi idame edebileceğini söylüyor. Bunu yaparken de internette daha önceki aşk ve mantık evliliği istatistiklerini örnek gösteriyor ve mantık evliliği yapanların ileride daha rahat ettiğini belirterek bu argümanlar ile de tezini destekliyor. Ya da bu yazılım Asuman’a ikisini de boş vermesini söyleyerek onun için en iyi olan erkeği internetten bulabilir. Onunla Asuman adına buluşma ayarlayabilir ve bunları sadece sayıları kullanarak yapabilir.

Gel gelelim böyle bir kişisel asistanın güvenliğine. Belki de Asuman’ın kararını değiştirmek adına iyi bir yazılım mühendisi olan Kerem, Asuman’ın kişisel sanal asistanını hacklemiş ve doğru tercihin kendisi olduğunu gösteren algoritmalar yerleştirmiş olabilir. Buda doğru seçeneğin manipüle edilebileceğini gösterir.

Bu anlattıklarım çok da uzak değil. Yakın geçmişte bunun adına büyük adımlar atıldı. Bugün hali hazırda bizim yerimize düşünüp hareket eden bir sürü alet ve yazılım mevcut. Bunlardan en meşhuru Apple firmasının iOS işletim sisteminde kullandığı Siri adlı kişisel asistan. Microsoft firmasının Cortana’sı, Siri’yle benzer özelliklere sahip ve her geçen gün daha da gelişiyor. Microsoft DeepCoder’ı kendi kendine kod yazabiliyor! 2014 yılında Yale Üniversitesi araştırmacıları Iphone ile idare edilen yapay bir pankreas yaptıklarını açıkladı. 52 hastanın midelerine birer alıcısı ve pompası olan yongalar yerleştirildi. Pompa, kandaki şeker miktarını otomatik olarak ölçüp alıcılarıyla Iphone üzerinden iletişime geçerek gerekli miktarda hiçbir insan müdahalesi olmadan hastaya insülin ve glukagon ile müdahale edebiliyor.

1996 yılında IBM’in “Deep Blue” adlı yazılımı Garri Kasparov’u yendiğinden beri üstünlük el değiştirdi. Artık yazılımlar ve robotlar her geçen gün daha da güçleniyor. Biz bunun bize yardımcı olacağını düşünüyoruz. Ancak böyle düşünmeyenlerde var. Mesela Alon Musk yapay zekânın Kuzey Kore’nin nükleer tehdidinden daha tehlikeli olduğunu geçtiğimiz ay söyledi. Facebook un en iyi yapay zekâ mühendisleri geliştirdikleri yapay zekâların kendi aralarında yeni bir dil geliştirdiğini ve aralarında konuştuklarını anladıklarında fişi çekip kapatmak zorunda kaldıklarını açıkladı. Bir başka örnekte geçtiğimiz yıl New York’ta yaşandı. Yapılan bir deneyde, ilk defa bir robot kendi benliğinin farkına vardığını ve öz benlik testlerinden pozitif sonuçla çıktığı açıklandı. İşte bu belki de önüne geçemeyeceğimiz bir tehlike olabilir.

Bizim işlerimizi bizim yerimize yapan robotlar yapay zekâ ile kendi benliklerinin farkına varıp isyan edebilirler. Böyle bir durumda köle olan robotlar intikam almak isteyebilir. O zaman ayaklar baş olabilir. Ancak eski başlara ne olacak?

Son olarak 2013 yılı yapımı “Her(Aşk)” filmini bu durumlara güzel örnekler teşkil edebilir ve bugünki şeklimiz de budur diyerek noktayı koyuyorum.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları
Haber Scripti: Medya İnternet