Ö.Alpaslan ARİTE

Ö.Alpaslan ARİTE

YILLARA SÂRİ İNŞAAT İŞLERİ

YMM Ö.Alpaslan ARİTE

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunları ile düzenlenen “gelirin vergilendirilmesi sistematiğimiz”  kişilerin bir yılda elde ettiği gelirin toplamının izleyen dönemde bir kerede vergilendirilmesini temel alır. Yani bugün yapılan bir işlemde gelir elde edilmişse aynı  gün vergilendirilme diye bir uygulama yoktur. GVK ve KVK’da kural olarak bir takvim yılı (1 Ocak-31 Aralık arası) gelirleri toplanır ve takip eden Mart /Nisan ayında beyan edilerek vergilendirilir.  Bu kuralın en önemli istisnalarından biri “Yıllara Sâri İnşaat İşleri”nden elde edilen gelirlerin vergilendirilmesi rejimidir.

GVK 42’inci maddesinde “Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat (dekapaj işleri de inşaat işi sayılır) ve onarma işlerinde kar veya zarar işin bittiği yıl kati olarak tespit edilir ve tamamı o yılın vergisi sayılarak mezkur yıl beyannamesinde gösterilir” hükmü yer almaktadır. Genel tebliğlerle netleştirilen hükme göre bu kapsamda görülmesi gereken işlerin şu 3 esas şarta tabi olması gerekir.

İş, inşaatı yapacak mükellefin bir başkasına karşı taahhüt edilmişi olması gerekir. Kendi inşaatını birden fazla yılda yapacak olan şahsın bu müessese ile ilgisi yoktur.  İşi yapacak olan mükellef “inşaat taahhüt faaliyeti” yapıyor olmalıdır. Tabi burada vurgulanan değerlendirmeye konu işin mahiyeti yoksa mükellefiyet türü değil; mükellefiyet kaydında bu türden bir tanımlama yapılmış olup olmaması yapılan işin inşaat taahhüt işi olup olmadığını belirlemez.

İş, inşaat ve onarma işi olmalıdır. İnşaat (yapım) işinin en net yasal tanımına Kamu İhale Kanununda rastlamaktayız. KİK’nun 4’üncü maddesinde “Yapım; bina, karayolu, demiryolu, otoyol, havalimanı, rıhtım, liman, tersane, köprü, tünel, metro, viyadük, spor tesisi, alt yapı, boru iletişim hattı, haberleşme ve enerji nakil hattı, baraj, enerji santrali, rafineri tesisi, sulama tesisi, toprak ıslahı, taşkın koruma ve dekapaj gibi her türlü inşaat işleri ve bu işlerle ilgili tesisat, imalat, ihrazat, nakliye, tamamlama, büyük onarım, restorasyon çevre düzenlemesi, sondaj, yıkma, güçlendirme ve montaj işleri ile benzeri yapım işleri” şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanıma uyan işler “inşaat ve onarma işi” sayılacaktır. Gelir İdaresi Başkanlığı bir özelgesinde “konut kooperatifine kapı imalatı ve montajı işini yüklenen mükellefin yaptığı işin GVK 42’nci madde kapsamda olduğuna hükmetmiştir.

Üçüncü şart ise taahhüt süresinin bir takvim yılını aşmasıdır. Şöyle ki; burada önemli olan 31 Aralık’tan önce başlayıp 1 Ocak’tan sonra bitmesidir. Örneğin 15 Aralık 2017’de başlayıp  12 Ocak 2018’de bitecek  (27 gün sürecek) iş yıllara sari kabul edilecektir. Oysa 12 Ocak 2017’de başlayıp 30 Aralık 2017’de bitecek (354 sürecek) iş yıllara sari değildir.

Yıllara sâri inşaat işleri,  gelirin vergilendirilmesi sistematiğinden iki noktada ayrılır. Birincisi bu işlerden elde edilen gelir takvim yılı esasına göre değil işin bitimi tarihini kapsayan dönemde vergilendirilir. Örneğin 01 Mayıs 2014’te başlamış ve 15 Ocak 2017’de bitmiş olan işe ait 2014, 2015, 2016 yıllarına ait hak edişleri dönem vergi matrahını oluşturan yıllık gelir toplamına dahil edilmeyecek “Yıllara Sâri İnşaat Onarım İşleri Hak Edişleri ” hesabıyla bilançoda pasif kalemi olarak yer alacak aynı zamanda bu işe ait maliyetler de “Yıllara Sâri İnşaat Onarım İşleri Maliyetleri” hesabıyla bilançoda aktif kalemi olarak yer alacaktır.

Yıllara sâri inşaat işlerinin gelirin vergilendirilmesi sistematiğinden ayrıldığı ikinci nokta ise bu işlere ait hak edişlerde GVK 94’üncü maddeye göre daha sonra oluşacak kârı peşinen vergilendirmek üzere hakkediş tutarının  %3’ü oranında gelir/kurumlar vergisi stopajı yapılmasıdır. Genel sistematikte henüz kâr-zararı tespit edilmeyen bir hasılatın vergilendirilmesi yoktur. İktisadi faaliyetlerde kâr ve zarar iki muhtemel sonuçtur. Ama GVK 42’nci madde kapsamındaki işlerde hak ediş üzerinden %15 kâr elde edileceği varsayılmakta bunun da %20 vergisi peşinen alınmaktadır.

 Yıllara sâri inşaat işlerinde bahsettiğimiz iki ayrıksı müessese, mükellefi hem finansal yönden korur hem de ciddi bir finansal planlama külfetine sokar. Öyle işler vardır ki ağırlıklı maliyeti işin sonlarında oluşur, ilk safhalar düşük maliyet yüksek hak edişe tekabül eder. Bu türden işlerde ertelenmiş vergi mükellefin vergi yükünü doğru hissetmemesine yol açabilir.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları
Haber Scripti: Medya İnternet