Erhan Dabak

Erhan Dabak

GELİŞMEYE VE YENİ FİKİRLERE AÇIK OLMALIYIZ…

ANALİZ

Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir. Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır. Mevlana Celaleddin Rumi

Normal yaşantımızda kalıplaşmış kurallarla yaşamak o kadar kabul edilmiş ki, bir yenilik veya farklı bir uygulama ile karşı karşıya kalındığında hemen bir reaksiyonla karşı karşıya kalıyorsunuz.

Bu, İlimizde tüm kesimlerde de görülüyor.

Ama alışmak gerek… Dünya hızla geliştiği gibi ülkemizde gelişiyor.

Buna paralel şehirlerde gelişiyor.

Gelişmeyi kabul edenler, gelişmeye adaptasyon sağlayanlar, gelişmenin nimetlerinden faydalandığı gibi gelişmenin o yere katkısını da görüyordur.

Bu da yeni fikirlerin ve bilgilerin hayata geçmesi ile mümkündür.

Gelişmeyi kabul etmeyen, yeni fikir ve bilgilere kapalı, mevcut alışkanlıkları ile hayatı devam ettiren kesimler, toplumlar ise geri kalmakta, bu gelişmelerin nimetlerinden faydalanmadıkları için de sıkıntılar yaşamaktadırlar.

Gelişime ve yeniliklere açık olan toplumlar ise zarar etmemiş her zaman kazançlı olmuşlardır.

İlimiz gelişmenin getireceği katkıyı fark eden bir şehir değil maalesef…

Geçmişten gelen alışkanlıkları sürdürmeyi, yaşam biçiminden tutun da ekonomik, kültürel, sosyal yaşantılarımızı hep geçmişin belirlediği kurallarla sürdürmeyi alışkanlık haline getirmişiz.

Yenilikten korkan ve farklı bilgilere, yeniliğe adapte olamayan bir şehir olduk adeta…

Bu sebeple çevre illerle kıyaslandığında İlimiz hep konuşulduğu gibi geri kalmaya mahkum, küçülen bir şehir görüntüsünde.

İlçelerinden merkeze büyük bir göç veren bu şehir, beklentilere cevap veremeyecek hale gelmiştir.

Nedeni ise büyüyemeyen, büyümekten korkan yapısı.

Gelişmeyi sadece bireysel anlamda algılayan bir toplum yapısına sahibiz.

Sadece kendisi ile mutlu, her şeyi kendisine göre şekillendiren bir anlayışa sahibiz.

Bunun için hem gelişmekten korkmamalıyız, hem de anlayışımızı değiştirmeliyiz.

Gelişmeyi, mevcut yaşam şeklimizi deformasyona uğratmadan tatbik etmeliyiz.

Korkmayalım… İnsanların gelişmesi toplumun gelişmesi demektir. Toplumun gelişmesi yaşanılan alanların gelişmesine katkı sağlar.

Bahsettiğimiz anlayış o yerde mutlaka bireysel anlamda insanlara fayda sağladığı gibi toplumun da gelişmelerden faydalanmasına vesile olur.

Bunu bir örnekle de anlatabiliriz.

Bir yere büyük sanayinin kurulduğunu düşünün. Ne oluyor o zaman? O sanayi ile ilgili yan sektörler gelişmeye başlıyor.

İnsan ve toplumların gelişmesi de bunun gibidir.

Gelişen toplumlarda fikirler, ufuklar ve beklentiler farklı olur.

Hedefler büyür, saplantılı olunmaz, herkesi aynı kalıpta düşünen kişiler olsun beklentisi oluşmaz.

Gelişmeye alışacağız. Farklı düşünen insanları kabulleneceğiz. Velhasıl ya çağa ayak uyduracağız. Ya da küçülüp yok olup gideceğiz.

Biz gelişmeden yanayız. Bu nedenle de bize alışacaksınız.

Bizi anlamakta zorluk çekseniz de buna alışacaksınız.

Çünkü, biz yaşadığımız bu ili geliştirmeyi ve insanımızın bu gelişmenin nimetlerinden faydalanmasını istiyoruz.

Oturduğumuz yerden lafla değil, işimiz iyi yaparak bunu gerçekleştirmek istiyoruz.

Bunu, birbirimizin açıklarını görmeden, birimize hasetlik yapmadan sağlamak istiyoruz.

 

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları
Haber Scripti: Medya İnternet