Ö.Alpaslan ARİTE

Ö.Alpaslan ARİTE

KDV MATRAH ARTIRIMINDA KARŞILAŞTIRMA BİLMECESİ

YMM Ö. Alpaslan ARİTE

6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mükellefler, kanunda belirtilen şartlar dâhilinde katma değer vergisini artırdıkları yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak katma değer vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılamaz.

Mükellefler, hesaplanan KDV’nin yıllık toplamı üzerinden  %3,5 -  %1,5 oranında belirlenecek vergiyi, vergi artırımı olarak beyan etmek suretiyle bu haktan yararlanırlar.

Kanun, artırım bildiriminin yıllık; ancak KDV’nin aylık (veya 3 aylık) dönemlerde beyan ediliyor olması karşısında farklı ihtimalleri gözeterek 3 bend halinde farklı (ayrıksı) durumlara ilişkin hükümler ortaya koymuştur.

(b.1) Bendi: Artırımda bulunulmak istenilen yıl içinde verilmesi gerekenlerden , en az üç döneme ait beyannamenin verilmiş olması hâlinde, bu yıla ait dönemlerden verilmiş olan beyannamelerdeki hesaplanan KDV tutarlarının ortalaması bir yıla iblağ edilerek, artırıma esas olmak üzere yıllık hesaplanan vergi tutarı bulunur ve bu tutar üzerinden belirtilen oranlara göre artırım tutarı hesaplanır.

(b.2) Bendi: Hiç beyanname verilmemiş ya da en fazla iki döneme ilişkin beyanname verilmiş olması hâlinde, ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla artırılan matrah üzerinden %18 oranında katma değer vergisi artırımında bulunmak suretiyle bu fıkradan yararlanılır.

(b.3) Bendi:  İlgili takvim yılı içindeki işlemlerin tamamının istisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerden oluşması veya diğer nedenlerle hesaplanan katma değer vergisi bulunmaması ile tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlerden oluşması hâlinde, ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla artırılan matrah üzerinden %18 oranında katma değer vergisi artırımında bulunmak suretiyle bu fıkradan yararlanılır. Şu kadar ki, ilgili takvim yılı içinde bu alt bentte belirtilen durumların yanı sıra vergiye tabi diğer işlemlerin de mevcudiyeti nedeniyle hesaplanan vergisi çıkan mükelleflerin bu fıkra hükmüne göre ödemeleri gereken katma değer vergisi tutarı, yukarıda belirtildiği şekilde hesaplanacak %18 oranındaki katma değer vergisi tutarından aşağı olamaz. Bu kapsama giren mükellefler, gelir veya kurumlar vergisi için matrah artırımında bulunmamaları hâlinde bu fıkra hükmünden yararlanamaz.

6736 sayılı Kanun özü itibariyle bir mali af kanunudur. Amacı: mükellefe idare karşısında mevcut yasaların tanıdığından daha fazla haklar, imkanlar  tanımaktır.

 Hal böyleyken Maliye Bakanlığı yayınladığı genel tebliğ ile, yasanın yukarıda belirttiğimiz açık hükümlerine ve amacına aykırı bir şekilde yasayı daraltıcı, mükelleflere yasada olmayan yükümlülükler getirici yorumlar ihdas etmiştir.  Bununla kalınmamış Gelir İdaresi Başkanlığı web sayfasında yayınladığı “soru-cevap” adlı statüsüz bir düzenleme ile yasaya tamamen aykırı ve üstelik uygulaması imkansız bir yorumu dikte etmiştir.

Şimdi mevzuyu daha da açalım.

6736 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen hükümleri tetkik edildiğinde (b.1) bendinde yılın 12 döneminin en az 3’ünde beyanname veren mükellefin 9 dönem beyanname vermemesini artırıma engel bir durum olarak görmemekte; bu mükelleflere karşılaştırma yükümlülüğü de getirmemektedir. ( b.2) bendinde ise 12 dönemin en fazla 2’sinde beyanname verip de 10 ayında vermeyenler, gelir/kurumlar vergisi, yönünden de artırımda bulunmak ve KDV artırım tutarını gelir/kurumlar vergisi yönünden artırılan tutarın %18’i ile karşılaştırmak ve büyük olanı tercih etmek yükümlülüğü ile bağlamıştır.(b.3) bendinde ise yıllık işlemlerin TAMAMInda tecil-terkin yada başka nedenle hesaplanan KDV olmaması durumunda da karşılaştırma yükümlülüğü konmuştur.

Nitekim Maliye Bakanlığı Tebliği de KDV artırım bildirimlerini 4 şekilde düzenlemiştir. Bunlar tebliğin EK:14, Ek:15, Ek:16, EK:17 başlıklı ekleri olarak aşağıdaki şekilde belirlenmiştir:

1-Yıl İçindeki Tüm Dönemlere Ait Beyannameleri Veren Mükellefler İçin KDV Artırım Bildirimi

2-Yıl İçinde 12 Dönemden Az, 2 Dönemden Fazla Beyanname Veren Mükellefler İçin KDV Artırım Bildirimi

3-Yıl İçinde Hiç Beyanname Vermeyen Veya Sadece (1) Ya Da (2) Dönem Beyanname Verenler İle Vergilendirme Dönemi Üç Aylık Olup Hiç Beyanname Vermeyen Mükellefler İçin KDV Artırım Bildirimi

4-İstisnalar veya Tecil-Terkin Kapsamına Giren İşlemleri Bulunan Mükellefler İçin KDV Artırım Bildirimi

Ancak, tebliğ, “istisnalar veya tecil-terkin kapsamına giren işlemleri bulunan mükellefler”i açıklarken “tüm dönemlerde beyanname verdiği halde bazı dönemlerde hesaplanan KDV’si olmayan” mükellefler hakkında da kapalı göndermede bulunarak uygulamacıların gündemine yersiz sorular getirmiştir. Bu sorulardan biri, GİB web sayfasında yasaya aykırı bir yorumla cevaplanmıştır. Cevapta şu görüşe yer verilmiştir: “Artırımda bulunulan yıl içindeki dönemlere ilişkin verilen beyannamelerin bir kısmında hesaplanan vergisi bulunan, diğer kısmında ise istisna veya tecil-terkin kapsamındaki işlemleri dışındaki nedenlerle (işlemlerinin bulunmaması veya işlemlerinin tamamının verginin konusuna girmemesi gibi) hesaplanan KDV bulunmayan mükelleflerin, vergi artırımı için 6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (b.3) bendi uyarınca karşılaştırma yapmaları gerekmektedir. Bu mükelleflerin gelir veya kurumlar vergisi bakımından matrah artırımı yapmadan KDV artırımından faydalanmaları mümkün değildir. Bu durumların hepsinde KDV artırım imkanından yararlanmak için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunmak zorunludur. Her üç durumda da hesaplanan KDV’si bulunan dönemlerdeki hesaplanan KDV tutarları toplanır. Bu tutara ilgili yıl için belirlenen oran uygulanmak suretiyle bir hesaplama yapılır. Gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımı tutarlarının %18’i de hesaplanır. Hesaplanan bu tutarlardan hangisi büyükse KDV artırım tutarı olarak dikkate alınır. Tebliğ ekinde yer alan Ek:17’deki bildirim formu kullanılır.”

Oysa bu yorum hem yasaya aykırı hem de internet vergi dairesi beyanname sistematiğine aykırıdır. Yıl içindeki tüm dönemlere ait beyannameleri veren mükellefler Ek:14’deki bildirim vermeliydiler ve bu artırım bildiriminde “kıyaslama” bölümü de bulunmamaktadır.

Ticari işletmelerden bazılarının teslim ve hizmetleri yılın tüm aylarına eşit dağılmaz. Bazı işkollarında 1-2 aylık hazırlıktan sonra teslim yada hizmet gerçekleşir , bazı işletmeler bazı sezonları dinlenerek geçirir vb. durumlarda bu türden mükelleflerin yıl içinde bazı aylarda teslim ve hizmetleri / hesaplanan KDV’leri bulunmaz. Kanun bu türden mükellefler için özel bir düzenleme yapmamıştır. Yani örneğin yılın 12 döneminin 1 yada 2 döneminde hesaplanan KDV 0 (sıfır) olarak beyan edilmiş ise bu durum ayrıksı bir durum olarak değerlendirilmemiştir. Yılın 9 ayında (döneminde) beyanname vermeyen mükellefi tolere eden bir yaklaşım ortaya koyan yasa koyucu ticari teamüle uygun bir durumda mükellefin bildirimini zorlaştıran bir hüküm beklenemezdi, ve yasa metni de böyle bir çelişki barındırmamaktadır.

 

 

 

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları
Haber Scripti: Küre Host