M. Fikret Yılmaz

M. Fikret Yılmaz

BEN DE ŞAŞKINIM

Açık pencere

Tartışılması bir türlü bitmedi.

Konumuz, 15 Temmuz 2016 tarihindeki FETÖ’nün darbe girişimidir.

Bir vatandaş olarak, ülkemde meydana gelen böylesine önemli bir olay hakkında elbette en doğru bilgiyi edinmeyi ve merakımın giderilmesini isterim.

Belirteyim ki,  bu konuda hükümetimizin, yani yetkili ve sorumluların verdiği bilgiyi doğru kabul etmeyi ve ona inanmayı isterim.

Ne var ki, bugüne kadar sağlıklı ve tatmin edici bir bilgiye ulaşamadım.

Sanıyorum ki benim gibi bir çok vatandaş da ne olup bittiği hakkında henüz berrak bir sonuca varmış değildir.

Bu bilgi karmaşasının sebebi ne olabilir? Ya iktidar da henüz işin içinden çıkamamış durumda, ya da halkın bazı gerçekleri öğrenmesinde sakınca görenler var.

 Eğer böyle ise durum düşündürücüdür. Ben birinci ihtimalin, yani iktidarın da, olayı tam olarak aydınlatamadığı düşüncesine inanmak isterim. Eğer durum böyleyse de, her olanağı ve gücü elinde tutan bir iktidarın beceriksizliğini ortaya koyar. Her iki durum da acı vericidir.

***

İktidar yanlıları diyor ki, FETÖ’cüler sinsice içimize sızmışlar, iyi niyetimizi kullanmışlar, bürokrasiyi, yargıyı, polisi, orduyu ellerine geçirdiklerini zannettiklerinde, hükümeti devirmek üzere darbeye kalkışmışlardır. Bunu önce halkımızın sağduyulu direnişi ve sonra da iktidarın kararlı tutumu önlemiştir, demektedirler.

Ama, her imkânı elinde bulunduran iktidar; darbe girişimine kıyısından köşesinden bulaştığı varsayılanlar bile tutuklandığı halde, bu darbeyi planlayanları, emirleri verenleri, darbe başarılı olsaydı idare merkezinde kimlerin olacağını henüz ortaya çıkarmış değildir.

Bu durum, OHAL’in (Olağanüstü Hal) iktidara tanıdığı olanakları sonuna kadar kullanıp, kendisine muhalif gördüğü herkesi cezalandırması yönünde kullanılan bir fırsat olarak mı görülüyor?

Bu düşünce doğru olmasa bile, OHAL’in uzatılması bir çok vatandaşın böyle olduğu düşüncesine kapılmasına ortam hazırlamaktadır.

***

15 Temmuz günü öğleden sonra, MİT’in (Milli İstihbarat Teşkilatı) darbe girişiminin olacağı hakkında bilgi sahibi olmasına rağmen, girişime engel olunmaması, uçakların, tankların saldırıya geçmelerine mani olunmaması, böylece 250 kişinin can vermesine seyirci kalınması, olayın önlenmesi için, zamanında ilgili kurumlar (Genel Kurmay Başkanlığı, MİT, Emniyet Genel Müdürlüğü) eş güdüm içerisinde çalışmaya geçemediler.

Bu durum da bir koordinasyon eksikliğini, dağınıklığı göstermektedir. Aksi durumda, eğer, bu kurumlar haberliydi ama darbecilerin ortaya çıkması beklenildi, gibi bir durum varsa o zaman durum daha da düşündürücüdür.

Muhalefetin, “Kontrollü darbe” diye ortaya attığı tez, sert söylemlerle geçiştirilmek yerine, ilgililerce tez elden aydınlatılmalı, OHAL’in niçin uzatıldığı açıklığa kavuşturulmalıdır.

Durum böyle devam ettiği sürece benim gibi şaşkınlığı artanların sayısının artacağını tahmin etmek hiç de güç değidir.

            

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları
Haber Scripti: Medya İnternet