Farklı olan kazanacak!

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Elazığ İl Koordinatörü Ülkü Aldundiş, kurum tarafından verilen projelerden yararlanmak isteyen yatırımcıya seslenerek, “Yatırımcılar herkesin yaptığı projelere yönelmektense farklı projeler sunsalar destek alma olasılığı daha fazla olur” dedi.

Farklı olan kazanacak! Röportaj

 Röportaj: Fatih ATABEY 

Son dönemlerde kırsal bölgelere yönelik verilen hibe desteklerinde, gerek AB fonlarından ayrılan paralar, gerekse devlet tarafından verilen teşvikler ile birlikte büyük bir artış yaşandı. Bu artıştan faydalanmak isteyen çiftçi, sanayici, esnafın en büyük sıkıntısı ise bu hibelerden nasıl yararlanacaklarını bilememesi oldu. Bu hibelerden biri de AB tarafından kırsal bölgeleri kalkındırmaya yönelik veriliyor. Bu hibeler ülkemizde ise TKDK aracılığı ile yatırımcıya ulaşıyor. Uzman olarak çalıştığı TKDK’yadaha sonra Elazığ il koordinatörü olarak dönen Ülkü Aldundiş, yatırımcıya proje üretmeleri konusunda çağrıda bulundu. Bu hibelerin ülkemiz tarafından AB’ye ödenen paraların karşılığı olduğunu belirten Altundiş, bu paraları tekrar ülkemize kazandırmak için yatırımcının yanında olduklarını söyledi. Altundişile hibeler ve destekleme yapılan sektörler üzerine görüştük.

TKDK tanıtır mısınız?

TKDK 2007 yılında 5648 sayılı kanunla kuruldu. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın merkez teşkilatına bağlıyız. Bakanlığın ilgili kuruluşuyuz. Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’ne bağlı değiliz. Biz direkt bakanlığın Ankara’daki merkez teşkilatına bağlı çalışıyoruz. 42 tane il koordinatörlüğümüz var. Hibelerin alım koşullarının, destekleme yapılan sektörlerin belirlendiği tedbirler zaten Avrupa Birliği tarafından belirlenmiştir. Son olarak uygulanmaya başlanan IPARD2 ile birlikte yeni tedbirler belirlenmiş durumda. IPARD, Avrupa Birliği (AB) tarafından aday ve potansiyel aday ülkelere destek olmak amacıyla oluşturulan, Katılım Öncesi Yardım Aracı’nın Kırsal Kalkınma bileşenidir.Bu çerçevede yeni destekler de olacak. Şuanda bu tedbirler ve destekler 42 ilde uygulanıyor durumda.

Yatırımcıya ne kadarlık bir destek sunmayı planlıyorsunuz?

2016 ile 2020 arasında 1 milyar 45 milyon avro destek sunacağız. Daha çok gelişmeye yakın olan illerde küçük ve orta ölçekli işletme kurulumunu destekleme amacıyla sadece 42 ilde bu destekler sağlanıyor.

Hibeler kim tarafından finanse ediliyor?

Bu AB tarafından sağlanan bir fon olarak gözüküyor. Ancak bu Türkiye’nin AB’ye ödediği paraların bir karşılığıdır. Aslında kendi ülkemizin parasını kullanıyoruz. Bu parayı da kendi vatandaşımıza kullandırmak için her zaman yatırımcının yanındayız. Ancak doğru adımlarla ve gerçekçi projeler ile bunu yapmak için çalışıyoruz. Bu şekilde daha sağlam ve daha uzun vadeli yatırımlara ön ayak olmuş oluyoruz.

İl bazında mı bütçeler ayrılıyor?

Hayır. Bütçeler 42 ilin ortak bütçesidir.  Hibelerin alım koşullarının, destekleme yapılan sektörlerin belirlendiği 101, 103 ve 303 şeklinde adlandırılmış tedbirimiz var. Her tedbir için ayrı bütçeler merkez tarafından oluşturuluyor. 42 ilden projeler toplanıp ildeki uzman arkadaşlar tarafından gerekli incelemeler yapılıyor. Gerekli prosedürlere uygun olarak incelenip merkeze gönderiliyor. Merkezde gerekli incelemeler yapılıp iş planı analizi ve mali analize bakıldıktan sonra puanlama yapılıyor. Sonra projeler değerlendirme ve seçim komisyonuna gönderiliyor. Komisyonda bütçe yetecek kadar proje alımı yapılıyor ve sözleşme yapmaya hak kazanan projeler tespit ediliyor. İller bazında bir bütçeleme olmuyor. Tedbirlere göre bir bütçeleme var.

Puanlama yapılırken ilimizin avantajı var mıdır?

Puanlama il bazlı yapılmıyor. Proje bazlı puanlama yapılıyor. Ne kadar gerçekçi projeler sunulursa destek alma olasılığı o kadar fazla olur. Mesela şuan itibariyle hibe desteği için başvuru yapmış 146 tane tavuk projesi var. Bu projelerin tamamı destek alamayacaktır.  Ancak tavuk kanadı işleme ve pazarlamaya ilişkin proje var. O projenin geçecektir mesela. Ben yatırımcıları bu konuda yönlendirmeye çalışıyorum. Herkesin yaptığı projelere yönelmektense farklı projeler sunsalar destek alma olasılığı daha yüksek olur. Elazığ’da ekonomik çeşitliliği sağlamak istiyorum. Prosedürlere uygun olarak hazırlanmış farklı projeler kazanacaktır. Biz gereken yardımı yapıyoruz zaten. Eğer gelip bize danışıp gerekli eğitim almışsa yatırımcı zaten hiçbir sıkıntı yaşamıyor. Biz gereken desteği bu konuda sunuyoruz.

Hangi sektörlere destek sunuyorsunuz?

IPARD 2’yi 27 Ocak 2015 yılında AB Komisyonu onayladı. IPARD1’den farklı olarak eklemeler yapıldı. 101. tedbirde süt üreten işletmeler, et üreten işletmeler, kanatlı et üreten işletmeler, yumurta üreten işletmeler var. Yumurta üreten işletmelere destek yeni geldi. IPARD1’de destek yoktu bu işletmelere.103. tedbirde süt ve süt ürünlerinin işlenmesi pazarlanması, et ve et ürünlerinin işlenmesi pazarlanması, kanatlı et ürünlerinin işlenmesi pazarlanması, su ürünlerinin işlenmesi pazarlanması, meyve ve sebze ürünlerinin işlenmesi pazarlanması var.  Ayrıca 302 diye bir tedbir var. Bu tedbir baya bir genişledi. Bu tedbirde bitkisel ürünlerin işlenmesi pazarlanması, arıcılık ve ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması, zanaatkârlık ve yerel ürünlerin üretilmesi, kırsal turizm ve rekreasyon faaliyetleri, su ürünleri yetiştiriciliği, makine parkları, yenilebilir enerji yatırımları mevcut. Bunlardan bazıları IPARD2 ile beraber geldi. Bu konular ile alakalı projeler değerlendirilip merkeze gönderildikten sonra merkezden de onay gelirse faaliyete geçirilecek.

İl ve ilçelerde alt yapı çalışmasına ilişkin de bir programınız vardı

Ben burudan bir duyuru yapmak istiyorum. Bir bilgi karmaşası var. Bizim IPARD2’de kırsal alt yapı hizmetleri dediğimiz özellikle il belediyelerini, ilçe belediyelerini, il özel idarelerini ve tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerini desteklediğimiz bir proje var. Bir megavatlık enerji üretimi yapılan projeleri destekliyoruz. Şuan bu proje daha akredite olmadı. Akredite olmadan da hiçbir proje hayata geçirilemez. Buna ilişkin akredite olma ve prosedürlerinin yazılma süreci var. Bu tahmini bir yıl sürecektir. Bunu da buradan bildirmek istiyorum. Çünkü özellikle ilçe belediyeleri bekliyor.

Pekiilimizde hibelere ilgi ne seviyede?

Türkiye genelinde IPARD2’nin birinci çağrı döneminde 10 bine yakın proje var. IPARD1’in ilk çağrılarında sadece 9-10 proje başvurmuşken bakın nerelere gelmişiz. Bu da kurumun tanınırlığının ne kadar arttığının açık göstergesi. Elazığ’da da hemen hemen bütün tedbirlerden projeler var. Toplamda 319 proje var. Süt üreten işletmelere yönelik 34 tane, kırmızı et üreten işletmelere yönelik 58 tane, kanatlı et çiftliklerine yönelik 146 tane, yumurta üretimine ilişkin bir tane, kırmızı et ürünlerinin işlenmesine ilişkin 3 tane, kanatlı et ürünlerinin işlenmesine ilişkin bir tane, su ürünlerini işlemeye yönelik bir tane, meyve sebze işlemeye yönelik 4 tane, bitkisel üretimin çeşitlendirmesine yönelik 9 tane, arıcılık faaliyetlerine yönelik 7 tane, zanaatkarlık ve yerel ürünlere yönelik 20 tane, kırsal turizm ve rekreasyon faaliyetlerine yönelik  13 tane, su ürünleri yetiştiriciliğine yönelik 6 tane, yenilebilir enerji yatırımına ilişkin 16 tane proje var.

Sizce yatırımcılar hangi projelere yönelmeli?

Tavuk projelerine ilişkin 146 proje ancak mevcut tavuk çiftliklerin zaten ihtiyaçtan fazla olduğu kanaatindeyim. Ulusal bir firmanın da burada olması belki dezavantaj. Bir ikinci ulusal firma olsa belki bu yeni projeleri de karşılar ama şuan için bu projelerin riskli olduğunu düşünüyorum. Proje ayırmıyoruz. Bölgesel çalıştaylar yapıldı. Gündemdeki en önemli konu kırmızı et. Şuan kırmızı et üretimine daha fazla ihtiyaç var. Bu açıdan baktığımız zaman şuan kırımızı et üretimine ilişkin projeler daha avantajlı. Şuan ikinci çağrı dönemi için bile tavuk çiftliği projesi sunmaya gelen vatandaşlar var. Şaşırtıcı açıkçası. Ben onları farklı projelere yönlendirmeye çalışıyorum. Gerçekten çok güzel projeler var. İnsanlar böyle bir yatırımı düşünüyorsa eğer farklı sektörleri denemek daha doğru olur. Ekonomik faaliyetleri çeşitlendirmekhem de istihdam için bu önemli. Yani ihtiyaç duyulan sektöre yatırım yapmak destek almak açısından daha kolay olacaktır.

Projeler kapsamında ilimizde ne kadar yatırım yapıldı?

2016 bizim için IPARD1’den IPARD2 ‘ye geçiş dönemi. Biz şuan IPARD2’nin projelerini aldık. Onların ödemeleri 2017’de gerçekleşecek. 2016’da ise IPARD1’den kalmış projelerin ödemelerini bitirmemiz gerekiyor. Çünkü artık bütçe kapanışı yapıldı. Elazığ’da bugüne kadar 135 milyon lira yatırım yapıldı. 10 tane süt üretim, 2 adet süt işleme, 2 adet soğuk hava deposu, bir adet yerel ürün işletmesi ve bir tane kırsal turizm işletmesinin ödemesi yapıldı. Bu kapsamda 11 milyon liralık ödemeyi gerçekleştirdik. 2016 yılının sonuna kadar 50 milyon liralık bir ödememiz kaldı. Bunu gerçekleştirmeye çalışıyoruz. 2016 sonuna kadar IPARD1’in kapamasını gerçekleştireceğiz.

Hibe için başvuracaklarda hangi şartları arıyorsunuz?

Başvuru sahibinin vergi sistemine kayıtlı olması gerekiyor. Sigorta borcu ve vergi borcunun olmaması gerekiyor. Başvuru sahibinin başvuruyu sunduğu an itibariyle 65 yaşını doldurmamış olması gerekiyor. Bunlar genel şartlar. Bunlar olmaz ise olmaz şartlar yani. Bundan sonra ise kurum olarak başvuru yapılacak projeye göre aradığımız bazı spesifik şartlar var. Bunları da internet sitemizden veya kurumumuza gelerek arkadaşlarımızdan öğrenebilirler. Ben ve arkadaşlarım bu konuda yardımcı olmaya hazırız.

Hibeler projenin hangi aşamasında veriliyor?

Proje önce bize sunuluyor. Ön inceleme yapıyoruz. Bu incelemede projenin bir eksikliği var ise bunu tespit etmek için. Yani önlem amaçlı bir inceleme oluyor. İnceleme sonrasında belli bir tarihe kadar projenin il koordinatörlüğüne teslim edilmesi gerekiyor. Teslim edilen projeler buradaki uzman arkadaşlar tarafından incelendikten sonra merkeze gidiyor. Projeler merkezde de gerekli incelemeler yapılıp iş planı ve mali analiz yapıldıktan sonra puanlama sistemine giriyor. Buradan geçen projeler değerlendirme komisyonlarına gider. Buradan da onay çıkarsa proje sözleşme imzalamaya hak kazanıyor. Artık yatırımcı projeyi yapmaya başlıyor. Önce yatırımcı bizden hiçbir şey almadan yatırımın tamamlıyor. Bize belirttiği tarihte artık bitirmesi gerekiyor. Bitirdikten sonra da faturalar, dekontlar ve istediğimiz belgeleri hazırlıyor. Biz incelemelerimiz yapıyoruz. Bir sıkıntı çıkmaz ise ondan sonra merkeze gönderiyoruz. Merkez de parayı yatırımcının hesabına parayı hibe olarak yatırıyor.

Proje maliyetinin ne kadarı hibe veriliyor?

Bu hibe oranları sektöre göre değişebiliyor. Mesela 101 ise yüzde 65’di şimdi yüzde 70’e yükseldi. 102 ise yüzde 50 oranında, 302 ise yüzde 65 kadar hibe desteği sunuluyor. Her tedbirin ayrı bir üst limiti var. Mesela işleme, pazarlamaya yönelik işletme açmak isteyene 3 milyon avroya kadar hibe sunulabiliyor. 101’e 1 milyon Euro, 302’ye ise 500 bin Euro’ya kadar destek var.

Hak edenlere ödeme yapılıp projeler bu paralar ile finanse edilemiyor mu?

Bu aslında daha önce denenmiş. Ancak bu paralar farklı yerlerde kullanılmış. Yani karşılığı alınamamış. Paranın proje bitimiyle verilmesi aslında önlem amaçlı. Gerçekten yatırım yapmak isteyen yatırımcının biz olmadan bu yatırımı yapacak bir miktar sermayesi olsun istiyoruz. Yani gerçek yatırımcı istiyoruz. Eğer varsa zaten yatırımını yapıyor bizde hibe olarak daha sonra ödeme yapıyoruz. Artık kredi çekilerek de bu yatırımlar yapılabiliyor. Bu konuda da yardımcı oluyoruz. Anlaşmalı olduğumuz bankalara yönlendirebiliyoruz. Tarım Kredi Kooperatifleri var onlardan da kredi alarak yatırımı gerçekleştirebilirler. Şuan projelerin çoğu da bu şekilde yatırıma dönüştü zaten. Bizim ödemelerimiz bazen taksit şeklinde de olabiliyor. En fazla üç taksit mesela. Birinci taksit ile kredi ödemesini yapıp ikinci, üçüncü taksit ile de harcamalarını yapabilir mesela.

Kredilerde ve hibelerde siyasi takipçilik yapıldığı eleştirilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Öyle bir durum olamaz. Kriterlerimiz zaten net. Bunları gerçekleştirmeden ödeme alamazsınız. Biz yatırımcılarımıza karşı şeffaf olmaya çalışıyoruz. Zaten başvuran projelere ilişkin kriterlerimiz var. Daha sonra bir puanlama yapılıyor. Bu puanlama sistemine göre de hak edenlere ödemeleri yapılıyor. Alınan tedbirler de geçmişten kaynaklanan kötü deneyimlerden kaynaklı. Zamanın da alınmış destekler ama hiçbiri gerekli yere gitmemiş çünkü. Verilen paraların gerçekten yatırımda kullandığını hem biz hem de AB yetkilileri de gelip yerinde görüyor zaten. Bu para doğru yere, doğru kişiye gitmiş mi? Prosedürlere uyulmuş mu? Bunların hepsini denetliyorlar zaten. Yani sıkı bir denetim altındayız. Aksi bir şey yapmamız mümkün değil.

Son olarak iletmek istediğiniz bir konu var mı?

Bütün gerçek yatırımcıları kurumumuza bekliyorum. Elazığ’a yatırım yapacak, ilimizde istihdam yaratacak bütün yatırımcıyı bekliyoruz. Her zaman her kese kapımız açık. Part2’deki uygulamalarımız biraz farklı olacak. Artık projeler içerisinden nitelikli olanlara destek verilecek. Yatırım düşünenler de projelerini hazırlarken daha hassas davransınlar. Konuya ilişkin bizden gereken desteği de isteyebilirler.

 

 

 

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Haber Scripti: Medya İnternet