Cem Öğretir haberciliğin zorluklarını gazetemize anlattı

Uzun zamandır ATV ana haber bülteninden yüzüne aşina olduğumuz başarılı bir anchorman ve başarılı bir haberci Cem Öğretir. Bir seminer için İlimize gelen Cem Öğretir ile habercilik üzerine kısa bir söyleşi yaptık. Habercilikte marka olmanın zor olduğunu ifade eden Öğretir, marka olmanın seyirciye hep aynı kalitede hizmeti götürme zorunluluğunu da beraberinde getirdiğini söylüyor. Hayatın her anında olan her şeyin bir haber değeri taşıdığını ifade eden Öğretir, kendi habercilik anlayışını ise “Hayat haberdir, haber de hayattır” olarak tanımlıyor.

Cem Öğretir haberciliğin zorluklarını gazetemize anlattı Röportaj

Röportaj: Songül DURSUN

“Haberin merkezinden, ATV Haber Merkezinden iyi akşamlar" diyerek konuşmasına başlayan ve bu sözüyle bir marka olmuş anchorman ve başarılı bir haberci Cem Öğretir, Gelecek Vizyonu, Motivasyon ve İletişim Zirvesi’nde “Bebek Adımları” adlı seminer için İlimize geldi. Öğretir, haberciliği, “Habercilik dediğiniz şey aslında hayatı anlatmaktır. Hayatın her anında olan her şey bizim için bir haber değeri taşır. İnsana dair her şey bir haber değeri taşır. Habercilik böyle bir şey. İnsana insanı anlatıyoruz biz. Tabi belli bir filtreden geçirerek yapıyoruz bunu. Önemli olan o filtrenin her zaman temiz olması.” diye tanımlıyor. Habercilikte marka olmanın zor olduğunu ifade eden Öğretir, marka olmanın seyirciye hep aynı kalitede hizmeti götürme zorunluluğunu da beraberinde getirdiğini söylüyor. Öğretir, kendi habercilik anlayışını ise “Hayat haberdir, haber de hayattır” olarak tanımlıyor. Kısa bir söyleşi gerçekleştirdiğimiz Öğretir, sorularımızı ise şöyle yanıtladı:

Haberde marka olmuş bir insan olarak haberde marka olmak konusunda neler söylemek istersiniz?

“HABERLE DUYGUSALLIK BİR ARADA BULUNMAZ DERLERDİ “

Ben öyle olduğumu hissetmiyorum. Böyle bir amacım yok çünkü. Haberde marka olayım gibi bir derdim yok. Habercilik benim sevdiğim bir meslek. Hayatımı idame ettirdiğim bir meslek. Onun dışında yaptığım şeylerin hep iyisini yapmaya gayret ettim. İşimde de bunu yapmaya çalışıyorum. Tabi tek başıma yaptığım bir şey değil. Eğer dışarıdan marka olarak görülüyorsam sonuçta bu insanların bana yakıştırdığı bir markadır. Bunu da kabulleniyorum. Çok da memnun olurum bundan. Yalnız marka olmanın dezavantajı da var. Şöyle ki; hep aynı hizmeti sunmak zorundasınız. Yani sizin kişisel hayatınızda yaşadığınız herhangi bir sorun veya sizin insani durumlarınızın hiç biri seyircinin gözünde çok önemli değil. Marka olduğunuz zaman da aynı hizmeti vermek durumunda olduğunuz için biraz hoş görüden yoksun olabiliyorsunuz. Ben duygusal bir adamım. Dolayısıyla o duygusallığı da haberlere zaman zaman taşıyorum. Haberle duygusallık pek bir arada bulunmaz derlerdi eskiden ama dönemimiz öyle bir dönem değil. Dolayısıyla da o markanın içinde birazcık da duygusallık olursa kendimi çok daha rahat hissederim.

Başarınızın sırrını neye borçlusunuz peki?

“SEYİRCİNİN FİKİRLERİ, DESTEĞİ ÇOK ÖNEMLİ”

Aslında şimdi bu soruyu sorduğunuzda ben bunu birazcık fark ettim. Başarımın sırrını galiba başarılı olduğumu düşünmememe borçluyum. Çünkü başarılı hissetmediğim için ya da o noktaya geldiğimi hissetmediğim için çalışmaya devam ediyorum mümkün olduğunca. Keyif almaya çalışıyorum. Asıl mesele o galiba. Yaptığım işten keyif alırsam çok da mutlu oluyorum bundan. Elbette ki işimizin çok zor tarafları var. Zor taraflarından biri bir defa seyirciyi ikna etmek, bir şeyler anlatabilmek.  Biliyorsunuz ki reyting bizim için çok önemli. Sabahları reytinge bakıyoruz. Reyting de aynı zamanda bir başarı ölçütü ama ben sokağın daha önemli olduğunu düşünüyorum. İnsanların size gösterdiği saygı çok önemli… Düşünceleri fikirleri çok önemli, sizi desteklemeleri çok önemli. Sorumluluğumuz çok büyük ama bu destek olduğu sürece o hedefe ulaşmak için elimizden geleni yapacağız.

Haberciliğin tanımını yapmanızı istersek nasıl tanımlarsınız?

“HAYAT HABERDİR, HABER DE HAYATTIR”

Çok zor bir soru bu… Çünkü habercilik dediğiniz şey aslında hayatı anlatmak bizce… Benim anlayışım o. “Hayat haberdir” derdi zamanında Deniz Arman abim.  Gerçekten de öyle. “Hayat haberdir, haber de hayattır” diyorum ben bu nedenle. Hayatın her anında olan her şey bizim için bir haber değeri taşır. İnsana dair her şey bir haber değeri taşır. Habercilik böyle bir şey. İnsana insanı anlatıyoruz biz. Tabi belli bir filtreden geçirerek yapıyoruz bunu. Önemli olan o filtrenin her zaman temiz olması.

Habere yorum katma fikrine katılıyor musunuz?

“HER TÜRLÜ FİKRİN BENCE KONUŞULMASI, TARTIŞILMASI LAZIM”

Elbette ki. Şöyle: kişisel fikrinizi katabilirsiniz, bir problem yok ama bunu bir topluluğun fikriymiş gibi yönlendirici olarak yapmaya karşıyım. Yani benim aldığım eğitim öyle olduğu için belki de ama arkadaşlarımız, rakiplerimiz bunu yapıyorlar. Yapana da saygı duyuyorum bu arada onu söyleyeyim. Çünkü her türlü fikrin bence konuşulması, tartışılması lazım. Ama iş biraz manipülasyona, şiddete girdiği zaman sıkıntı başlıyor. Bunun yapılması hoş değil. Yani belli bir hedef adına belli bir amaç uğruna bunu yapıyorsanız; o doğru bir yola gitmiyor.

Genel olarak değerlendirmenizi istersek sizce haberde profesyonel miyiz?

“PROFESYONELLEŞTİĞİNİZ ZAMAN DUYARSIZLAŞIYORSUNUZ”

Şunu söyleyeyim; çok daha iyi yerde olma şansımız var. Profesyonelliğe adım atıyoruz ama bu toplumsal bir dönüşüm aslında. Toplum nasılsa biz de öyleyiz. Toplum nasılsa medyası da o şekilde. Dolayısıyla bu birbirini besleyen bir süreç. Toplum ne kadar bizleri izlemeyi, okumayı tercih eder,  ne kadar çözer, ne kadar bunu doğru yaparsa biz de o kadar doğru işler yapıyoruz. Birbirimizi etkiliyoruz aslında. Onlar bizi, biz de onları etkiliyoruz. Profesyonellikten daha çok bence amatör ruh ama gerçeğin peşinde koşma hali çok daha güzel. Çünkü profesyonelleştiğiniz zaman duyarsızlaşıyorsunuz. Ben, açıkçası o duyarsızlıktan pek hoşlanmıyorum.

Sizi örnek almak isteyen medyada çalışanlara, yolunuzdan gitmek isteyen habercilere nasıl bir mesaj vermek istersiniz?

Çok zorlu bir yoldalar. Taşlı yolda yaralanmadan ilerlemek çok zor. Yaralanmayı göze alıyorlarsa eğer durmasınlar ve devam etsinler. Çünkü hedef çok uzakta değil.

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Haber Scripti: Medya İnternet