Bu artışlara kim dur diyecek?

Elazığ Kuyumcular Odası Başkanı Fikret Çakmakçı gazetemize özel yaptığı açıklamada ekonominin durumunun iyi olmadığını söyledi. “Esnaf kan ağlıyor, işçi kan ağlıyor” diyen Çakmakçı, “Bu tablo hiç kimse kusura bakmasın ama ekonomimizin iyi olmadığını ortaya koyuyor.  Sektörün içinde olan biri olarak ekonominin hiç iyi olmadığını görüyoruz. ”dedi. Durumdan tek rahatsız olan Çakmakçı değil. Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken de akaryakıt zamlarının ardından, "Dolar kurunun her yükselişi vatandaşın kabusu oluyor, benzin ve motorin zamlarına mutlak çözüm üretilmeli" demişti. Peki, hükümet kanadından sürekli olumlu açıklamalar gelirken durum gerçekten bu kadar kötü mü? Biz de gazete olarak iki yıl önceki döviz, altın, akaryakıt fiyatları ile bugünün fiyatlarını sizler için karşılaştırdık. İstedik ki kararı siz verin…  

Bu artışlara kim dur diyecek? Ekonomi

Haber: Faik AKGÜN/ÖZEL

Karşılaştırmaya ilk olarak akaryakıt fiyatları ile başladık. Birçok sektörü ile ilişkili olmasından kaynaklı akaryakıta yapılan zamlar direk olarak vatandaşı da etkiliyor çünkü. Bu zamlar ulaşım, nakliye, gıda başta olmak üzere birçok sektörde fiyat artışlarına neden olarak direk olarak vatandaşın cebine de yansıyor.

İKİ YILDA AKARYAKIT FİYATLARI YARI YARIYA ARTTI

 www.petrolofisi.com.tr internet sitesinden araştırdığımız akaryakıt fiyatlarına göre 15 Nisan 2016 tarihinde İlimizde 95 oktan kurşunsuz benzin litre fiyatı 4,55 liraydı. Motorinin litre fiyatı ise 3,71 liraydı. 14 Nisan 2018 tarihi itibariyle 95 oktan kurşunsuz benzinin İlimizdeki litre fiyatı 6,21 liraya çıktı. Motorinin litre fiyatı ise 5,71 liraya kadar tırmandı. Bu ne demek olur peki? Yani 15 Nisan 2016 tarihinde 50 litrelik bir araç deposu, araç benzinli ise 227,5 liraya, araç dizel ise 185,5 liraya doluyordu. Bugün ise aynı aracın deposu, araç benzinli ise 310,5 liraya, araç dizel ise 285,5 liraya doluyor. Yani iki yılda 50 litrelik bir aracın deposunu doldurmak için, araç benzinli ise 83 lira, araç dizel ise 100 lira fazla vermeye başladınız.

DÖVİZ İLE BORÇLANAN YANDI

Maalesef döviz tarafında da işler iyi görünmüyor. Kuyumcular Odası Başkanı Fikret Çakmakçı, hükümet kanadından gelen ve kurlardaki artışın spekülatif olduğu yönündeki açıklamalarına ilişkin ise, “Gördüğümüz kadarıyla ortada spekülatif bir durum yok. Bu tablo hiç kimse kusura bakmasın ama ekonomimizin iyi olmadığını ortaya koyuyor.”dedi. Kurlardaki bu artışlar Çakmakçı’nın bu yorumunu da doğrular nitelikte. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının internet sitesi olan http://www.tcmb.gov.tr adresinden derlediğimiz bilgilere göre 15 Nisan 2016 tarihinde Dolar: 2,85 Tl, Euro ise 3,21 TL idi. Yine aynı sitenin 13 Nisan 2018 tarihli verilerine göre Dolar şuanda 4,07 TL, Euro 5,02 TL dolaylarında. Bu ne demek peki? İthalatı ihracatından fazla olan bir ülke olarak birçok ürün yurt dışından bize gelmektedir. Buna göre 15 Nisan 2016 yılında bir şirket ya da kişi eğer 100 bin Dolar borçlanmışsa 285 bin TL, 100 bin Euro borçlanmışsı 321 bin TL ödeme yapacaktı. Ancak aynı firma 13 Nisan 2018 itibariyle 100 bin Dolar borcunun karşılığı 407 bin TL, 100 bin Euro karşılığı ise 502 bin TL ödeme yapmak zorunda. Bu durum tabiî ki ithal edilen ürüne de zam olarak yansıyor. 

ALTIN DA ARTIŞ SÜRDÜ

İki yıl içerisinde altın fiyatlarında da ciddi bir artış yaşandı. https://altin.in internet adresinden aldığımız fiyatları karşılaştırdığımızda 30 Nisan 2016’da gram altın 115 lira, çeyrek altın 188 lira, yarım altın 375 lira ve tam altın 747 lirayken, 14 Nisan 2018 tarihinde gram altın 175 liraya, çeyrek altın 286 liraya, yarım altın 573 liraya ve tam altın 1159 liraya kadar çıktı. Bu verilere göre 2 yılda gram altın 60 lira, çeyrek altın 98 lira, yarım altın 198 lira ve tam altın 412 lira arttı.

BU DURUM EKONOMİYE DE YANSIYOR

Bu durum sadece borcu olan vatandaşı değil aynı zamanda birikim yapmak isteyen veya parasını yatırıma dönüştürmek isteyen vatandaşı da olumsuz etkiliyor. Şöyle ki; bu artışlar göz önüne alındığında hiçbir yatırım aracı bu kadar yüksek getiri vermediği için vatandaş parasını altına yatırmışsa bu altını bozmak istemiyor ve yastık altı brikimler de ülke ekonomisine katkı sunmuyor. Aynı şekilde iş yarı açmak isteyen vatandaş döviz kurlarının bu kadar çabuk artmasından ve maliyetlerin bu kadar çabuk yükselmesinden kaynaklı olarak iş yeri açma fikrinden de vazgeçebiliyor. Teşvikler ise ekonomideki durgunluğu ortaya koyan bir başka etken. Teşvikler ülke ekonomisine yeni yatırımlar kazandırmak amacıyla verilir. Ancak bu teşviklerin verilmesinin bir başka nedeni ise ekonomiye canlılık getirmek. Yani durgunluk içinde olan ülke ekonomisini harekete geçirmenin bir başka yoludur teşvikler. Son yıllarda bu teşviklerin bu kadar artmasının bir başka nedeni de ülke ekonomisindeki bu durgunluk olarak gösteriliyor. Bütün bunların ardından şimdi de Elazığ Kuyumcular Odası Başkanı Fikret Çakmakçı’nın söylediklerine kulak verelim:

“EKONOMİK GİDİŞAT GERÇEKTEN ÇOK KÖTÜ”

Elazığ Kuyumcular Odası Başkanı Fikret Çakmakçı ise gazetemize özel olarak yaptığı açıklamada siyasilerin ekonominin iyi olduğu yönünde açıklamalar yaptığını ancak gerçekte ekonominin hiçte iyi olmadığını vurgulayarak altın fiyatlarında ki yükselişi değerlendirdi. Çakmakçı  “ Trump’ın yaptığı açıklama ve Rusya’nın bu açıklamaya cevap vermesi nedeniyle altında ciddi bir yükseliş söz konusu… Altın hem Doların hem de Ons’un yükselmesine bağlı olarak çift taraflı bir yükselme yaşıyor.  Açıkçası mevcut koşullar içerisinde savaş kapımıza kadar dayanmış görünüyor. Yarın ne olacağını bilemiyoruz. Avrupa piyasaları Dolar’ın yükselmesine bağlı olarak Türkiye’nin faizleri yükseltmesini bekliyor. Ancak şu ana kadar Merkez Bankası böyle bir hamle yapmadı.  Ekonomi Bakanı Sayın Nihat Zeybekçi yükselişlerin spekülatif olduğu yönünde açıklamalarda bulundular.  Ama gördüğümüz kadarıyla ortada spekülatif bir durum yok. Bu tablo hiç kimse kusura bakmasın ama ekonomimizin iyi olmadığını ortaya koyuyor.  Sektörün içinde olan biri olarak ekonominin hiç iyi olmadığını görüyoruz.  Esnafla konuşuyoruz esnaf kan ağlıyor, işçi kan ağlıyor. Tablo bu şekildeyken bu ekonominin neresi iyi? Bu şartlar altında altındaki yükselişlerin devam edeceği endişesini yaşıyoruz. Altındaki bu yükselişler inan ki kuyumculuk sektörünü bitirme aşamasına getirdi. 1 gram altına 185 lira verecek müşteri bulmaz duruma geleceğiz. İşimizi kaybetme korkusunu yaşıyoruz.  Siyasilerin biran evvel altın piyasasındaki bu yükselişi engelleyecek bir hareket yapması gerekiyor.  Altın, Dolar ve Euro’daki yükselişler özellikle ithalat ve ihracat yapanları çok ciddi zarara uğratıyor. Allah yardımcıları olsun.  Çünkü ekonomik gidişat gerçekten çok kötü… Siyasilerin yaptığı açıklamalara göre ekonomimiz çok iyi ancak bizim gördüğümüz kadarıyla ekonomi hiç iyi değil. “dedi.

“YETKİLİLERE GERÇEĞİN NE OLDUĞUNU AÇIKLAMALARI TAVSİYESİNDE BULUNUYORUM “

 Yetkililerden ekonominin gidişatı ile ilgili gerçekleri açıklamasını isteyen Kuyumcular Oda Başkanı Çakmakçı, “Kuyumcular olarak altındaki artışlara direnç gösteriyoruz. Ama bundan bir ay önce gramı 160 lira olan altının bir anda 180 liraya çıkması  %10’luk bir devalüasyon anlamına gelmektedir. Bu oran hiçte küçümsenecek bir rakam değildir.  Buradan sizin aracılığınızla soruyorum. Sonuç ortadayken ekonomi nasıl iyidir? Ben yetkililere gerçeğin ne olduğunu açıklamaları tavsiyesinde bulunuyorum. Gerçek neyse onu açıklasınlar. Bizler de başımızın çaresine bakalım. Vatandaşlarımız ne yapacaklarını bize soruyorlar.  Fakat biz şuanda bir yorumda bulunamıyoruz. Ekonomik sürecin nasıl işleyeceğini bilmek istiyoruz.  Mevcut koşullarda bizler önümüzü görmeden karamsar bir şekilde süreci takip ediyoruz.  Bildiğiniz üzere Ordumuz Afrin’de bir savaş hali içerisindeyiz. Kimse kusura bakmasın ama oradaki bombalar bedava patlamıyor.  Orada ki savaşın bir maliyeti var.  Bir an evvel bu maliyetler ile ilgili olara da bir açıklama yapılmasını bekliyoruz.  Şuanda piyasalar çok tedirgin. Sabahtan öğlene kadar bile altının gramında 4 lira gibi bir fiyat farkı var.  Gramda 4 lira demek kiloda 4 bin lira fark anlamına gelmektedir. Bu fark çok ciddi bir farktır.  Sabah gramını 175 liradan sattığımız altını gramını 180 liradan geri almak zorunda kalıyoruz. Bu zararı nasıl göze alacağız? Sattığımız altının yerine yenisini koyamadığımız anda sattığımızın bir anlamı olmuyor. Biz sermayemiz olmasından dolayı altını kilolarla almak zorundayız ve bu durum bizi ciddi olarak zarara uğratıyor. Korkumuz mesleğimizden olmamızdır. Süreci çok ciddi bir tedirginlikle izliyoruz. “ifadelerini kullandı

PALANDÖKEN: AKARYAKIT ZAMLARINA ÇÖZÜM ÜRETİLMELİ

TESK Başkanı Bendevi Palandöken ise akaryakıt zamlarına ilişkin, "Dolar kurunun her yükselişi vatandaşın kabusu oluyor, benzin ve motorin zamlarına mutlak çözüm üretilmeli" demişti. Akaryakıttaki artışların Dolar kurunun yükselişinden kaynaklandığın ve Dolar kurunun her yükselişinin vatandaşın kabusu olduğuna işaret eden Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Benzin ve motorin zamlarına mutlak çözüm üretilmeli. Bu zamlar ekonomiyi son derece olumsuz etkileyecektir. Bizim önerimiz akaryakıttaki fiyat artışlarının vergi indirimleriyle kontrol altına alınması ve milli paranın da mutlaka korunması yönünde olmalıdır. Milli paramıza değer kazandırmalıyız" dedi. Benzin ve motorine yapılan son zamların ekonominin tüm dengelerini bozacağını belirten Bendevi Palandöken yaptığı açıklamada, "Petrol ihracatçısı bir ülke değiliz. Uluslararası petrol fiyatlarını kontrol etme şansımız yok. Diğer taraftan sürekli artan dolar kuru tüm dünyada değer kazanıyor. Geriye kontrol edilebilen tek enstrüman olarak vergiler kalıyor. Petrol fiyatları vergi indirimleri ile kontrol edilmezse fiyat artışlarının ekonomiye etkisi, vergi indirimiyle doğacak vergi kaybından daha büyük olacaktır" diye konuştu.

"HER ŞEYİ OLUMSUZ ETKİLİYOR"

Geçtiğimiz bir yıl içinde enflasyondaki artışın nedenlerinin iyi analiz edilmesi gerektiğinin altını çizen Bendevi Palandöken, "TÜFE'deki artışın en büyük nedeni döviz kuru ile petrol fiyatlarındaki artıştır. Petrole bağlı olarak en büyük artış ise genellikle ulaştırma hizmetlerinde görülüyor. Enflasyonu kontrol altına almanın yolu, akaryakıt fiyatlarını kontrol altına almaktan geçiyor. Bunun için de yüksek artışın olduğu dönemlerde vergi indirimleri yapılırsa enflasyonda kayda değer bir artış olmayacaktır. Bu da halkın tüketiminin artmasına ve dolayısıyla ekonominin canlanmasına neden olacaktır. Sonuçta almaktan vazgeçilen vergiden daha fazlası gelir olarak devletin kasasına girecektir. Artışların böyle devam etmesi halinde enflasyonun önü alınamaz. Bunun için petrol fiyatları mutlaka vergi indirimi ile kontrol altına alınmalı. Çünkü petrol fiyatlarına gelen zam A'dan Z'ye her şeyi olumsuz etkilemektedir" şeklinde konuştu.

       AKARYAKITDA DURUM

  • 15 Nisan 2016
  • 95 oktan kurşunsuz benzin litre fiyatı 4,55 / 50 litrelik depo 227,5 TL’ye doluyordu.
  • Motorin 3,71 / 50 litrelik depo 185,5 TL’ye doluyordu.
  • 14 Nisan 2018
  • 95 oktan kurşunsuz benzin 6,21 / 50 litrelik depo 310,5 TL’ye doluyor
  • Motorin 5,71 / 50 litrelik depo 285,5 TL’ye doluyor
  • DÖVİZDE DURUM
  • 15 Nisan 2016
  • Dolar: 2,85/ 100 bin Dolar borcu olan 285 bin TL ödeyecek.
  • Euro: 3,21 / 100 bin Euro borcu olan 321 bin TL ödeyecek.
  • 13 Nisan 2018
  • Dolar: 4,07 / 100 bin Dolar borcu olan 407 bin TL ödeyecek.
  • Euro: 5,02 / 100 bin Euro borcu olan 502 bin TL ödeyecek
  • ALTINDA DURUM
  • 30 Nisan 2016
  • Gram altın: 115 TL
  • Çeyrek altın: 188 TL
  • Yarım altın: 375 TL
  • Tam altın: 747 TL

14 Nisan 2018

  • Gram altın: 175 TL
  • Çeyrek altın: 286 TL
  • Yarım altın: 573 TL
  • Tam altın: 1159 TL

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

Ali akın @Ekonomi

16 Nisan 2018 12:29

İki yıl öncede vatandaş dolar bozdurmak sırasına girdiği dede ekonomi çok iyi uçuyor diyordun ozaman bugünleri görmüyormudunuz şimdi ne oldu

Haber Scripti: Medya İnternet