Üniversite Hastanesinde güvenlik zafiyeti mi var?

Fırat Üniversitesi Hastanesi bir bölge hastanesi ve 3.'derece üst sağlık merkezi olarak, gerek ilimizde gerekse bölgemizde sağlık hizmetleri vermeye devam ediyor. Ancak bu kadar öneme haiz bir hastanede güvenlik tedbirleri gerektiği gibi değil. Hasta kabul saati olmamasına rağmen vatandaşın elini kolunu sallayarak girdiği, küçük çocukların bile hasta odasına çıktığı hastanede güvenlik ise buna müdahale etmiyor. Üstelik güvenlik boş bırakmaması gereken giriş kapılarını bile bazen kendi haline terk ediyor. Bütün bu yaşananlar, “Hastalar bu halde nasıl enfeksiyondan korunuyor?” sorusunu akla getiriyor.

Üniversite Hastanesinde güvenlik zafiyeti mi var? Güncel

Haber: SONGÜL DURSUN/Özel Haber

Hastaneler,  güvenliğin en çok dikkat edilmesi gereken alanların başında geliyor. Fırat Üniversitesi Hastanesi de bu gerçeği acı bir şekilde yaşayan hastanelerden biri. Zira geçtiğimiz yıl Fırat Üniversitesi Hastanesi Başhekim Prof. Dr. Muhammed Said Berilgen uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirmişti. Hatta Eğitim Araştırma Hastanesinde de cinnet getiren damat, kayınvalidesini öldürüp, kayınbiraderi, eşi ve bir hasta yakınını yaralamıştı. Bütün bu olaylarda güvenlik neredeydi bilinmez ama ortada bir güvenlik zafiyeti olduğu kesin.

HASTA ZİYARETLERİ ENFEKSİYON RİSKİNİ ARTIRIYOR

Olay sadece bununla da sınırlı kalmıyor. Hasta haklarının 6. maddesinde de “Hastanın sağlık hizmetini güvenli bir ortamda almaya hakkı vardır” deniliyor. Burada tabi ki sadece bildiğimiz anlamdaki güvenlikten bahsetmiyor. Hastanın enfeksiyon risklerine karşı korunmasına ilişkin güvenliğin de sağlanması gerekiyor.  Konuya ilişkin daha önce gazetelerde yapılan haberlerde hastanelerde yapılan hasta ziyaretlerinde ziyaretçilerin yanlış davranışları sonucunda dirençli mikroorganizmaların klinikler arası taşınarak enfeksiyon riskini arttırdığı belirtilmişti. Dönemin Dezenfeksiyon, Antisepsi, Sterilizasyon Derneği (DAS) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Günaydın ise, bir gazeteye yaptığı açıklamada şunları söylemişti: "Enfeksiyon taşıyan hastaları ziyaret ettiğimizde o hastalarla olan temasla o enfeksiyonu bulaştırma riskimiz var. Hastayı ziyaret edip enfeksiyon etkenini alma durumumuz var. Hastalığımız varken kişiyi ziyaret etmemiz de sorun. Böyle bir durumda hastayı ziyaret etmekten kaçınmamız lazım. Burada sosyal ilişkileri ön planda tutarak o kişiyi ısrarla ziyaret etmek istiyoruz. Bizdeki enfeksiyon, ziyaret sırasında hastaya bulaşabiliyor. Birden fazla hastayı ziyaret ediyoruz. Klinikler arası enfeksiyon etkenlerini taşıyoruz. Bu bizim için çok önemli bir sorun. Dirençli bir mikroorganizmayı başka bir kliniğe taşıyoruz. Bir hastadan başka bir hastaya, başka bir kliniğe taşıyoruz. Hasta yanında refakatçi kalan kişi akşamları odalar arası gezebiliyor. Hastane içinde yapılan bu komşuluk ilişkileri ciddi şekilde hastalar arasında enfeksiyon geçişine neden olabiliyor. Bir doktor hastaya elini değerken hastanın enfekte bölgesinden temiz bölgesine geçerken bile elini yıkamak zorundadır. Hasta kendi hastasına dokunuyor sonra gidip başka hastaya da dokunabiliyor. Hastane içinde, katlar arasında dolaşabiliyorlar. Bu kontrol edemediğimiz bir durum. Geldiğimiz noktada enfeksiyon etkenlerinde aşırı direnç, mantarlar ve mikroorganizmalar hastane içinde hızlı bir şekilde yayılıyorlar ve kontrol altına alamıyoruz. Bunlara etkili antibiyotikler bulmakta zorlanıyoruz.

"YASAKLAR AFİŞLERDE KALIYOR

Ziyaret saatleri 12.00 ile 13.30 ve 18.00 ile 19.30 olmasına rağmen ziyaretçilerin istedikleri zamanda hastanede ziyaret gerçekleştiriyor olması da dikkatlerden kaçmıyor. Ayrıca 12 yaşından küçük çocukların ziyaretinin yasak olduğu afişi asılı olmasına rağmen çok küçük yaştaki çocukların dahi ziyaretçi olarak hastaneye girmesi de yasağın sadece afişte kaldığını gösteriyor. Haberimize ilişkin internet sayfamızda yayımlanan görüntülerden de anlaşılacağı üzere hastanede güvenlik zafiyeti hala devam ediyor. Böylesi olayların sıkça yaşanmasına rağmen ve hastanelerin enfeksiyon riski en yüksek yerler olmasına rağmen şimdi akıllara, “Neden hala tedbirler gerektiği gibi alınmıyor?” sorusu geliyor.

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Haber Scripti: Medya İnternet