Gözyaşı kanalı tıkanıklığına dikkat!

Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. M. Kaan Kaya, bebeklerde görülen gözyaşı kanalı tıkanıklığının önemli bir sağlık problemi olduğuna değinerek yetişkinlerde de sık görülen bu hastalığın tedavi edilmediği takdirde ameliyat gerektirebilen ciddi problemlere neden olabileceğini aktardı.

Gözyaşı kanalı tıkanıklığına dikkat! Röportaj

Röportaj: Songül DURSUN

Elazığ Universal Göz Hastanesinde görevli Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. M. Kaan Kaya, gözyaşı kanalı tıkanıklığına ilişkin uyarılarda bulundu. Gözyaşı kanalı tıkanıklığının gözde enfeksiyona neden olabileceğini aktaran Dr. Kaan Kaya gözyaşı kanalı tıkanıklığının belirtileri ve tedavi yöntemleri hakkındaki sorularımızı şöyle yanıtladı:

Gözyaşı kanalı tıkanıklığı nedir? Nasıl belirti verir?

Normal şartlarda gözlerimiz, gözyaşı bezlerinden salgılanan bir sıvı ile beslenir. Gözyaşı sıvısı gözlerin temizliğini sağlar ve aynı zamanda gözleri yabancı cisimlerden korur. Gözyaşı görevini yerine getirdikten sonra gözyaşı kanalları yolu ile burun içerisine oradan da boğazlara doğru gider. Bu işlem gün boyunca birçok kez tekrarlanır. Gözyaşı kanal yollarında herhangi bir tıkanıklık söz konusu ise sıvı bu sefer gözyaşı kanallarından dışarıya doğru akar. Bu durumun bir sonucu olarak gözde çapaklanma ve sulanma oluşur. Sulanmalar aynı zamanda çapaklanmaya neden olur. Eğer bu durum sonucunda gözyaşı kanalı içi mikrop kaparsa gözyaşı keseleri şişer. Genelde bu rahatsızlığı bulunan kişiler, rüzgârdan dolayı gözlerinin sulandığından şikâyet ederler.

Gözyaşı kanalı tıkanıklığı bebeklerde nasıl tedavi edilir?

BEBEKLERDE BU BELİRTİLERE ÖNEMLİ

Bebek hastalar, çoğunlukla doğumdan sonra sulanma, çapaklanma, yaşarma şikâyetiyle bize getiriliyor. Normalde anatomik olarak gözyaşının burun ve boğaza açılan iki tane ince gözyaşı kanalı vardır. Bu kanalların ağızları tam burnun kenarında olur. Burun kenarından gözyaşı kanalından her göz açılıp kapandığında gözyaşı keseye, keseden de boğaza doğru gider. Eğer orada herhangi bir darlık ya da tıkanıklık olursa anatomik yapıda bir sıkıntı olursa çocuğun gözünün önünde su birikeceği için sürekli çapaklanır. Sabahları uyandığında sürekli çapaklanma ile uyanır, gözlerini açamaz. Küçük çocuklarda henüz kemik yapı tam sertleşmediği için öncelikle masaj öneriyoruz. Anne iki göz kapağının birleştiği ya da burun köküne, parmakların yumuşak yerleri ile güçlü bir şekilde sabah akşam onar kere bastırarak masajla kanalı açması gerekiyor. Bu arada masajı, antibiyotikli damlalarla da desteklemek lazım... Bunun da yaş sınırı var tabi. Bir yaşını geçtikten sonra kemikleşme hızla ilerliyor. Hasta bir yaşından sonra masajın pek fazla faydasını göremeyebiliyor. Genellikle antibiyotik tedavisine cevap vermeyen tekrarlayan durumlarda, sürekli gözün sulanması, gözün çapaklanması aileleri bu konuda uyanık hale getirmesi lazım… Yani burada bir sıkıntı var, kanalında darlık var ve tedavi edilmesi gerekir diye düşünmek lazım. Çocuğun doğuştan devam eden göz yaşarması varsa özellikle sabahları artan çapaklanması varsa tedaviye rağmen tekrarlaması durumunda akla gözyaşı kanalı darlığı veya tıkanıklığı gelmeli. Önerilen masaj gerçekten etkili bir yöntemdir. Burada masajın yöntemi çok önemli, düzgün bir şekilde masaj yapıldığı takdirde çok faydalı olur. Burun içerisinde et varsa tıkanıklığa neden olabilecek yabancı bir maddenin varlığı da bu tür sıkıntılarla karşılaşılmasına neden olabilir.

Yetişkinlerde görülme durumu nedir?

UZUN SÜRELİ MERHEM KULLANIMI SONUCUNDA OLABİLİR

Gözyaşı kanalı tıkanıklığı çocuklarda sık görüldüğü gibi yetişkinlerde de çok sık görülebilmektedir. Özellikle yaşlılarda çok sık görülüyor.  Yetişkinlerde de yine aynı şekilde hastalar gözünde sulanma şikâyeti ile geliyorlar. Çocuklar kadar çapaklanma olmuyor ama sulanma çok fazla oluyor. Gözyaşı aktıkça gözün etrafındaki cildi de tahriş ediyor. Sildikçe daha da kötü oluyor. Yetişkinlerde de uzun süreli ilaç ve merhem kullanımı sonucunda olabiliyor. Merhem kullandıkça gözün içindeki kanal tıkanıyor ve açılması daha da zor oluyor. Bu kişilerde gözyaşı kanalının endoskopik dediğimiz kapalı sistem cerrahi ile girip açıldığında narkoz alınmasına da gerek kalmıyor. Çünkü bu hastalar riskli hastalar yani şeker rahatsızlığı, tansiyon rahatsızlığı olan hastalar… Dolayısıyla gözyaşı kanalını sınırlı uyuşturma ile uyuşturup telle açıp aynı gün taburcu ediyoruz. Operasyonda yalnızca buruna bir tampon yerleştiriliyor bir gece kaldıktan sonra ertesi gün tampon çıkarılıyor. Hasta normal hayatına devam edebiliyor. Tedavi edilmemesi durumunda sürekli yaşarma sonucunda göz etrafında enfeksiyona neden olabiliyor. Kirpiklerin dökülmesine gözyaşı kanallarının daha da şişmesine ve keratite (gözün önündeki kornea tabakasının iltihaplanması) neden olabiliyor.

Gözyaşı kanalı tıkanıklığının ameliyatı hakkında bilgiler verir misiniz?

DAHA ÇOK LAZER TEKNİĞİ UYGULANIYOR

Bu problemindiğer bir tedavisi ameliyat... Ameliyat derken kanalın küçük ince tellerle genişletilme işlemi diyebiliriz aslında. Tabi narkoz altında gerçekleşiyor. Hafif sedasyon dediğimiz hastanın hafif uyutularak gözyaşı kanallarını genişletme, açma işlemi yapıyoruz. Biz buna tıp dilinde probing (sondalama) diyoruz. Yani sondalama;  tıkanmış boruyu açmaişlemi gibidüşünülebilir. Gözyaşı kanalları açılıyor. Buna rağmen açılmamış yaşı da kemik yapısı tamamen oturmuşsa hastalarda bu defa gözyaşı kanal tıkanıklığı ameliyatı olarak da tanımlanabilecek olan dakriyosistorinostomi ameliyatı kısaca DSR olarak da adlandırılan ameliyatı yapıyoruz. Bu operasyonda da gözyaşı kanallarını biz genellikle eski yöntemle burun kenarından bir kemiğin kırılması ve bir kesi yapılmasıyla gerçekleştiriyoruz. Oradan içeriye küçük tüpler yerleştirilerek tekrar açılan yerin dikilmesi ve bu şekilde bir kanal oluşturulması işlemi yapılıyor. Ancak bu eski bir yöntemdir. Sondalama, kanalın masajla açılamaması durumunda narkoz altında gözyaşı kanalının içinden bir telle girilip baskıyla burunun içine boğazın açıldığı yere kadar girip gerçek kanalın açılmasıdır. Ameliyat gibi düşünmemek lazım ancak bir ameliyat gibi de narkoz alınması gerekiyor.  Günümüzde uygulanan bir diğer yöntem ise lazer yöntem... Çocuklara uygun değil ama yetişkinler için uygun bir tedavi yöntemi... Bu yöntem lokal uyuşturma ile uyuşturduktan sonra diş çeker gibi bir şey bu yöntem. Kamera ile buruna girilip, üstteki gözyaşı kanallarını ucunda lazer olan ince bir tel yardımıyla açılmasıdır. Bu yöntemde kamera ile burun içinden bakılarak hiçbir yeri delmeden gözyaşı kanalını yaklaşık 5 veya 10 dakikalık bir operasyonla açılabiliyor. Burada en önemli nokta şu: klasik yöntem ile ameliyat artık çok fazla kullanılmıyor. Daha çok lazerli yöntemi uyguluyoruz. İlk önceleri klasik yöntemin başarısı daha yüksek görünse de lazeri hekimler kullandıkça deneyimler daha da arttı ve etkili bir şekilde yapılıyor. Çocuklarda da lazer yöntemi uygulanabiliyor. 5 buçuk 6 yaşında çocuklara endoskopik lazer yöntemiyle hastanemizde gözyaşı kanalını başarılı bir şekilde açtık. Hastanemizde bu işlem için uygun aletlerimiz mevcut.  Lazerli yöntemde problemin tekrarlama ihtimali yüksek denilebilir. Öncelikle lazerli yöntem konfor açısından çok iyi... Tekrarlama ihtimali diğer yönteme göre belki yüzde bir- iki daha fazla olsa da bu teknikle cilde herhangi bir kesi yapılmadan, iz kalmadan dikişsiz tedavi şansı mevcuttur. Kemik kırılmadığı zaman tüp takma işlemi de olmuyor. Bu nedenle lazer yöntemini daha fazla kullanıyoruz.

Ameliyatı ne zaman öneriyorsunuz?

Genellikle hemen ameliyat önermiyoruz. Öncelikle baskı masaj işlemiyle kanalı açmaya çalışıyoruz. Düzgün masaj yapılırsa, burun temiz olursa açılma oranındaki başarı yüzde70-80’leri buluyor. Yeterki düzgün masaj yapılsın. Gözyaşı kanalı tıkalı ise maalesef göz sulanır. Düzgün masaj yapılacak; gözün temiz bir bezle sabahları çapağı temizlenecek, damlalarını kullanacak ama merhem kullanmayacak. Bazen merhem kullananlar var. Dar tıkalı bir kanal, yağlı bir merhemin de kullanılması durumunda daha da tıkanacaktır. Daha da kötü olacaktır.

Gözyaşı kanalı tıkanıklığının görülme sıklığı nedir?

AİLELER ARTIK DAHA BİLİNÇLİ

Gözyaşı kanalı tıkanıklığı probleminin görülme sıklığı bindebir onbinde bir görülebilir diyebiliriz ama Her doğan 100 çocuktan 2sinde 3 ünde görülebiliyor. Genellikle geçici çapaklanma, geçici darlıklar daha sık görülüyor. Aslında bazılarında hafif seviyede seyredebiliyor. Bazılarında ise çok ağır seviyede gidiyor. En ufak bir sızıntı bile gözyaşı kanalında bir sıkıntının haberdar edebilmektedir. Aileler şimdi daha bilinçli oldukları içim problemi hemen fark edebiliyor ve doktora başvuruyorlar.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Haber Scripti: Medya İnternet