Süt dişleri neden çok önemlidir?

Fırat Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi Pedodonti Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Osman Ataş, çocuklarda süt dişlerinin önemine dikkat çekerek “Süt dişlerinin en önemli özelliği alttan gelecek olan ana dişlere rehberlik etmesidir” dedi.

Süt dişleri neden çok önemlidir? Sağlık

Haber: Songül DURSUN/ ÖZEL

Erken kaybedilen süt dişleri, ana dişlerin estetiğini ve sağlığını büyük ölçüde etkiliyor. Bu sebeple süt dişlerinin korunması ana dişler kadar büyük önem taşımakta. Bu konuda gazetemize özel bilgilendirmeler yapan Fırat üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi Pedodonti Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç.Dr. Osman Ataş Süt, dişlerinin estetik, ısırma, konuşma ve yemek fonksiyonları açısından önem taşıdığını kaydederek “Süt dişleri çok önemli. Süt dişleri, çocuk 6-8 aylıkken sürmeye başlar. 2 buçuk-3 yaşında toplam 20 adet (alt çenede 10, üst çenede 10) olacak şekilde sürmeleri tamamlanır. Bu dişlerini en az 12 yaşına kadar ağızda korumamız gerekiyor. Her süt dişi için bu farklı tabii ki… Süt dişlerinin en önemli özelliği çocukların konuşması açısından çok önemli olması. Ayrıca estetik görünüm açısından çok önemli. Estetik olarak bozuk bir görüntü olduğunu hisseden çocukta özgüven eksikliği meydana getirebiliyor, çocuk konuşmak dahi istemeyebiliyor. Süt dişlerinin İkinci önemli özelliği olarak ise çocuğun sağlıklı çiğneme yapması için çok önemli olması. Sağlıklı çiğneme yapan çocuk sağlıklı beslenir. Süt dişlerinin en önemli özelliklerinden bir diğeri ise alttan gelecek olan ana dişlere rehberlik etmesidir. Bu dişlerin bir sürme sırası var. Bu sürme sırası kaybolduğu vakit çocuklar ileride mutlaka dişlerinde çapraşıklık meydana gelecektir; çene uyumsuzluğu meydana gelecektir. Bu da çocuğun ileriki yaşlarda ağzında tellerle gezmesine yol açacaktır. Dolayısıyla hem masraflı, hem de çocuk için yorucu, uzun bir tedavi süreci olacaktır. Ana dişlerin çapraşık bir şekilde değil de sağlıklı, düzgün çıkmasını istiyor isek şayet mutlaka süt dişlerinin normal düşme yaşına kadar ağızda korunması lazım. Eğer ağızda korunmazsa ileriki dönemlerde mutlaka ortodontik problem dediğimiz diş çapraşıklığı, alt üst çenenin uyumsuzluğu gibi problemler karşımıza çıkıyor. Bu da hem aileye ileride büyük maliyetler doğuruyor, hem de ülkemiz için ciddi maliyetler doğuruyor. Önceden alınabilecek basit önlemlerle bunların önüne geçebiliriz.” dedi.

SÜT DİŞLERİ TEDAVİ EDİLEBİLİR Mİ?

İnsanlar arasında “süt dişleri nasılsa düşecek, tedavi ettirmeye gerek yok” gibi yanlış bir algının olduğunu vurgulayarak bu algının ortadan kalkması için mücadele verdiklerini belirten Ataş, “Çocuklar ana dişlerini özellikle 6 yaşında çıkarmaya başlarlar. Bu sürede de birinci azı dişleri dediğimiz dişleri ortalama 6-7 yaşında sürüyor.  Toplumumuzda “süt dişi nasıl olsa düşecek, aldırmaya gerek yok”gibi yaygın, yanlış bir algı var. Nasıl olsa süt dişi diye çocuklar kontrole getirilmiyor.Sonrasında da çocuklar şiddetli ağrı şikâyetleriyle bize getiriliyor ve maalesef ömür boyu ağzında kullanacağı dişi ( biz elimizden geldiğince ağızda tutmaya çalışıyoruz) kaybetme ihtimali yüksek oluyor..Ömür boyu kullanacağı dişi süt dişi zannedildiği için maalesef   kaybedebiliyoruz. Bunların tedavileri hem çok zahmetli, hem uzun süreli hem de masraflı tedaviler olduğu için bizler hastalarımıza 6 aylık periyotlarla diş hekimi kontrolü öneriyoruz. Hatta biz bu yanlış algı ile elimizden geldiğince mücadele etmeye çalışıyoruz. Yavaş yavaş inşallah bu algıyı aşıyoruz. İnsanlar yavaş yavaş bilinçlenmeye başlıyor.” dedi.

“SÜT DİŞLERİ ÇÜRÜMEYE DAHA YATKIN”

“Süt dişlerindeki problemler gelecekteki pek çok problemin kaynağıdır” diyen Osman Ataş konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Zamanından önce kaybedilen bir süt dişi bir dizi soruna yol açmaktadır. Oluşan çürükler çocukta enfeksiyon odakları yaratmakta, ayrıca beslenmeyi de güçleştirmektedir. Süt dişleri normal dişlere oranla daha çok organik madde içerirler, bu nedenle çürümeye daha yatkın olurlar ve daha kolay ve hızlı çürüyebilirler. Bebek ilk dişlerini sürmeye başlamasıyla gece ve sabah beslenmeleri sonrası dişeti mukozası temiz, ıslak bir tülbent ya da gazlı bez ile dişlerini silerek temizlenmelidir. Özellikle gece yatmadan önce mutlaka dişleri bu şekilde silinmelidir. Bu çok önemli bir konu…Bundan dolayı birçok problem karşımıza çıkabiliyor.”

“ÇOCUKLAR BİBERONLA UYUTULMAMALI”

Biberon çürüğü probleminin çok yaygın olarak görüldüğüne değinen Ataş bu sorunun çözümleri üzerinde durarak “Biberon çürüğü dediğimiz olay toplumumuzda çocuklarda soğuk algınlığından sonra en yaygın olarak gördüğümüz sağlık problemlerinin başında geliyor. Bu bakımdan bu soruna eğilmeliyiz. Biberonla uyuyan çocuklarda tükürük akışı azaldığı için çok ciddi diş çürükleri meydana geliyor. Bunun neticesinde bir buçuk yaşında, 3 yaşında ağzında diş çürükleri ile gelen çok sayıda çocuk hastamız oluyor. Sonuç olarak mutlaka ve mutlaka ilk dişlerin temizliği için gazlı bez ya da temiz bir tülbent yardımıyla bebeğinizin dişlerindeki artıkları temizlemeli ya da diş fırçası ile çocuğun dişleri fırçalanmalıdır. Çocuk, 2 buçuk yaşına geldiği zaman ise ebeveynlerin kontrolü altında olmak kaydıyla fırçalama işlemini çocuğun kendisine bırakmalıyız. Çocuklar özellikle gece biberonla uyutulmamalı, bir yaşından sonra biberon alışkanlığından yavaş yavaş vazgeçirmeli, bebeğin gece ağzında biberonla uyuma alışkanlığını önlemeli, biberondaki süte şeker, bal pekmez, bisküvi gibi tatlandırıcılar ilave edilmemeli, bebek beslendikten sonra mutlaka su içirilmeli veya mümkünse dişleri fırçalanmalı...” diye konuştu. Yrd. Doç. Dr. Osman Ataş konuşmasının devamında, “Çocuğun arka dişlerinin çıkmasından sonra ise diş fırçası ile temizlenmelidir.2 buçuk yaşından itibaren ise pirinç tanesi kadar macun kullanarak ağız içindeki artıklar temizlenebilir. Özellikle sabah kahvaltıdan sonra, en önemlisi de gece yatmadan önce fırçalanmalı. Bunlar yapıldığı takdirde diş çürüklerini büyük bir ihtimalle önlemiş oluyoruz ama yine de çocuk 6 aylık periyotlarladiş hekimi kontrolüne getirilip, bizim koruyucu önlemler dediğimiz çürümeyi engelleyici fissür örtücüler, flor tedavileri gibi tedaviler ile çürüğün gelişmesi engellenebilir” ifadelerinde bulundu.

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Haber Scripti: Medya İnternet