TKDK İl Koordinatör Vekili İbrahim Sertaç, yatırımcının önce ne iş yapacağına karar vermesi gerektiğini belirterek uyardı

“KURUM HİBE VERİYOR MANTIĞI İLE PROJE YAPILAMAZ”

TKDK İl Koordinatör Vekili İbrahim Sertaç, yatırımcının önce ne iş yapacağına karar vermesi gerektiğini belirterek uyardı Röportaj

Röportaj: Kübra TÜRKAN

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurulu (TKDK) İl Koordinatör Vekili İbrahim Sertaç Yılmaz, gazetemize özel açıklamalarda bulunarak, proje hazırlayarak, hibe almak isteyen vatandaşa son derece önemli uyarılarda bulundu.  Yılmaz, “Kurum hibe veriyor mantığı ile ne yapacağınıza karar vermeden buraya gelmeyin. Sonuçta proje hazırlık aşamasında 30 bin 40 bin TL bandında masraf ediliyor. Projeniz kabul edilebilir de edilmeyebilirde. Yani bir risk taşıyor. Bu unutulmamalı” dedi.

TKDK İl Koordinatör Vekili İbrahim Sertaç Yılmaz ile son derece keyifli ve bir o kadar da bilgilendirici bir söyleşi gerçekleştirdik. Yılmaz, 2012 yılından bugüne kadar Kurumda yapılan işleri özetleyerek, proje üretip hibe almayı planlara son derece önemli bilgiler verdi.  Yılmaz, “Proje üretirken çeşitli masraflar illaki yapılıyor. Her proje hemen kabul edilecek diye bir şey söz konusu değil. Üretim yapmak isteyenler bu nedenle ayakları yere basarak proje sunmalılar” dedi.

Öncelikle 2012 yılından beri İlimizde hizmet veren TKDK’nın ilk çıktığı çağrı IPARD1’di ve en başarılı olduğunuz dönemdi. IPARD1’in bu denli başarılı olmasının nedeni neydi?

‘IPARD1 DÖNEMİNDE PARA VAR, PROJE YOKTU’

Sizinde belirttiğiniz gibi bizler Kurum olarak Elazığ’da 2012 yılından beri hizmet veriyoruz. IPARD 1 döneminde neler yaptığımızı özetleyecek olursam. İlk etapta şunu belirtmem lazım. O dönemlerde ilk etapta Kurumun güvenilir bir Kurum olduğunu insanımıza anlattık. Ortada bir fon vardı ama bu fonlar dağıtılmamıştı. Fonların Avrupa Birliğine yeniden iadesi söz konusuydu.  Bizler bu olmasın diyerek gecemizi adeta gündüzümüze katarak bir çalışma ortaya koyduk. En ücra köşelere giderek gecenin geç saatlerine kadar tanıtım faaliyetleri gerçekleştirdik.  O zaman traktöre destek veriyorduk. IPARD 1’de para vardı lakin proje yoktu. Bu nedenle IPARD 1’de birçok proje onaylandı. Biz arcılara giderek proje üretmeleri adına uzun uzun dil döküyorduk. Yeter ki proje gelsin istiyorduk. IPARD1’in başarısının temel nedeni de buydu.

Tanıtım faaliyetlerine IPARD1’de yeterince önem verdiğinizi aktardınız. IPARD2 süreci henüz tam olarak bitmemiş olsa da IPARD2’nin ilk iki çağrı dönemini değerlendirir misiniz?

‘IPARD2’DE SIRALAMA KRİTERLERİ DEVREYE GİRDİ’

IPARD2 döneminde 42 ile ayrılan bütçe vardı. Ayrılan bütçenin çok üzerinde bu kez ödenek geldi. Fon azalmadı. Bu kez proje yani başvuru sayısı arttı. Bunun nedeni de vatandaşın  Kuruma itibarının artmasından kaynaklandı. Hibelerin verildiğini görünce herkes, yatırım yapmak istedi. Güven oluştu. Milletvekillerimiz yatırımlardan bahsetti.  Eski Valimiz Murat Zoluoğlu, TKDK hibeleri ile yatırım yapan firmaları ziyaret etti. Şimdiki Valimiz Çetin Oktay Kaldırım’da sık sık yatırımcıları ziyaret ederek bu ziyaretlerini sosyal medya hesaplarından da paylaşıyor. Bu yatırım yapmak isteyenlere büyük bir özgüven veriyor. Demek ki yatırım yaparsam karşılık bulacak deniliyor. Medya mensupları da sağ olsun bu anlamda Kurumuzun tanıtımına dair son derece faydalı işler yaptılar. Bu dönem hayatında hiç hayvancılık yapmamış bireyler bile Kurum hibe veriyor diyerek proje üretmeye kalktılar. Bu düşünce yanlış. Çünkü biz insanların uzmanlık alanlarındaki işleri destekleme taraftarıyız. IPARD2 döneminde çok fazla proje olduğu için seçicilik daha bir oldu. Esasında bu seçicilik IPARD1 döneminde de vardı. Ancak; proje talebi olmadığı için bütçe dolmadı. Uygun bulunan her proje sıralama kriterine takılmadı. IPARD2 ‘de sıralama kriterlerine projeler takıldı.

Sıralama kriterlerinin devreye girdiğini belirttiniz. Sıralama kriterlerini biraz açar mısınız?

 ‘YENİLENEBİLİR ENERJİ PROJELERİNEDE ÖNCELİK VERİLİYOR’

Mesela 40 yaşının altında olan gençlerimize, kadınlara bir pozitif ayrımcılık söz konusu. Birde Yenilenebilir enerji projelerine de öncelik tanındı. Kriter puanlandırması 100’den başlıyor. Kriterler uygun olmayınca bu puanlarda düşürülüyor. Bundan dolayı bir takım projeler geçerken bir takım projeler ise kaldı. Mesela IPARD2 ‘in birinci çağrı döneminde 69 projemiz geçti. 69 tane projeye toplam 60 milyon TL’lik bir destek tutarı verilecek ve bu 60 milyonun 10 milyon TL’lik kısmı bu yıl içerisinde geriye kalan 50 milyon TL’lik kısmı ise 2018’de ödenmiş olacak.  Bu tutar bizi 42 il koordinatörlüğü arasında da birinci sıraya taşıdı. Bu İlimiz için büyük bir başarı.

Projelere toplamda şu ana kadar ne kadar hibe vermiş oldunuz?

‘ŞU ANA KADAR 255 MİLYONLUK HİBE VERMİŞ OLACAĞIZ’

IPARD1’de 170 milyonluk TL’lik hibe ödeneği verdik.  2013 ve 2016 yılları arasında kentimize 300 milyonluk yatırım yapıldı. IPARD2’de ilk çağrı döneminde 90 milyon TL’lik yatırım gerçekleştirecek ve bunun 60 milyonunu hibe şeklinde bizler vereceğiz.  IPARD2’de ise 12 projemizle 50 milyon TL’lik bir yatırım söz konusu olacak.  Bununda 25 milyonunu hibe vereceğiz. Dağıttığımız ve dağıtacak olduğumuz hibe tutarlarının toplamı; 225 milyon TL yapıyor. 

Başarı grafiğiniz son derece iyi, peki kendinize hedef koyuyor musunuz?

Bizim amacımız bu fonlardan Elazığ insanını daha fazla ne kadar faydalandırabiliriz.  Her dönem bu amaçta olduğumuz için hedeflerimizin sonu yok. 

IPARD2 birinci çağrı döneminde; bir butik otel projesi söz konusuydu. Bu çağrı döneminde dikkat çeken proje ya da projeler var mı?

‘İLİN İHTİYACINA YÖNELİK PROJELER VAR’

İlimiz hayvancılığın merkezlerinden biri. Birçok tarafta çiftlikler var ama biz bunu biraz daha  modern bir yapıya kavuşturmalıyız. Bu nedenle işleme tesisleri de olsun istiyoruz. Bu noktada İlin ihtiyacına yönelik projeleri onaylama gayretindeyiz. Meyve Sebze İşleme Depoları ve de Soğuk Hava Depoları var.  İnşallah arada öne çıkan değil hepsi genelde ilin ihtiyacı olan projeler oldu.

Projeleri seçerken bu denil hassassınız. Size proje sunmak isteyen vatandaşlara proje hazırlama aşamasında ne gibi tavsiyeleriniz olur?

‘UNUTMAYIN PROJELERİNİZ BİR YARIŞA TABİ YANİ RİSKLİ’

Öncelikle bu kurum hibe dağıtıyor mantığı ile hareket etmesinler. Proje ürüten kişilerin bir fikri yokken sırf bu Kurum hibe dağıtıyor mantığıyla çeşitli masraflara girmeleri son derece yanlış. İnsanlar proje hazırlarken 30 bin 40 bin TL bandında bir masrafa giriyor. İnsanlar proje aşamasında yaptıkları masrafların risk taşıdığını unutmasınlar. Ayağı yere basan projeler ile gelsinler. Bizler projeler onaylansın diye; tüm çalışma arkadaşlarımızla birlikte adeta proje danışmanı gibi hizmet ürettik. IPARD1’de yarışa fazla dahil olan yoktu. IPARD1’de proje sunanlar bu nedenle bir nebze daha şanslıydı. Ama şimdi proje sunanlar 42 ildeki tüm projelerle yarışıyorlar. Bu nedenle bu riski alabilecek durumdaki yatırımcılar bu yarışa dahil olmalı.  Özelde proje danışmanlığı yapan kişilerle de görüşerek, proje hazırlayan bireylerle bende görüşmek istiyorum demekteyim.  Proje üretenlere projelerinin taşıdığı riskleri aktarıyorum.  Sıralama kriterlerinden projesi sadece 30 yada 40 puan ediyorsa; bu masraflara girmeyin. Bu mağduriyetlere neden olur. Ekonomiye zarar verir.  İnsanların önce 5 yıl boyunca faaliyetini yürüteceği sektör konusunda kafası net olmalı. Bunun bir yatırım olduğunu ve devletin hibe şartlarını belirli şekilde vereceğini unutmasın. Her proje sahibi muhakkak kurumumuzdaki ilgili arkadaşlarla görüşsün. Bazıları anahtar teslim proje hazırlıyoruz demekteler. Bunlar bireyleri yanıltıyorlar. İnsanlar projelerinin reddedilebileceğini bilsinler. Hibeler zaman içerisinde dağıtılıyor maksimum 3 taksit dağıtıyoruz. Bunun için yatırımcın muhakkak özsermayesi olmalı. İnsanlar yazık boş yere para harcamasınlar. Bizde bu süreçler son derece şeffaf bir şekilde yayınlanıyor.

Fazla proje alıyor olmak sizi diğer 42 İl Koordinatörlüğü arasında iyi bir yere getirmiyor mu? Neden projeleri onaylama aşamasında bu denli hassas davranıyorsunuz?

‘KENTİN MENFAATİNE PROJELER OLSUN İSTİYORUZ’

Derdimiz artık rüşt ispatlamak değil. Çok proje alalım birinci çıkalım derdinde değiliz artık. Hayata geçirilen projeler kentin menfaatine olsun. Daha çok istihdama katkı sağlasın.  Daha çok insanımız evine ekmek götürsün istemekteyiz.  Ayağı yere sağlam basan projeler hayata geçirilsin istiyoruz. Bizler bu projelere hibeyi verdik. Oldubitti diye bir şey söz konusu değil.  Bu projeleri izleme süreçlerimiz var.  Beş yıl süresince bizler bu projeleri inceliyoruz. Yatırımın sürdürülebilirliğini takip ediyoruz. 230 adet destek verdiğimiz yatırım var.  Tüm bu yatırımları denetliyoruz. Bu yatırımcıların borçları ödeme güçlükleri var mı? Onlara daha fazla destek olabilir miyiz. Diyerek raporlar hazırlıyoruz.

 

230 adet projeyi denetlediğinizi belirttiniz. Bu sayı sürekli artış da gösterecek. Personel eksikliği sıkıntısı yaşamıyor musunuz?

‘2018’DE 8 KİŞİ KURUMUMUZDA İŞ BAŞI YAPACAK’

Kurumda personel sayımız az. 2018’de 8 personelimiz daha iş başı yapacak. 8 personel az çalışıyoruz çalışmasına ama bir sıkıntı çekmiyoruz. Çünkü mevcut çalışma arkadaşlarımızın bir mesai kavramı yok. 2012 yılından beri bu tempoda çalışıyoruz. Kurumumuzun yaş ortalaması 32 birçok arkadaşımızın ilk memuriyet yeri burası ve hepsi son derece istekli ve hevesli. Başarılarımız takdir edilince iş şevkimizde daha bir artıyor.

Kurumunuz genelde kanatlı hayvan sektörüne verdiği destekle biliniyordu.  IPARD2 döneminde modern tesislerle bu imajın bir hayli kırıldığını belirtebilir miyiz? Sizce de İlimiz kanatlı sektörüne doymadı mı?

‘KANATLI SEKTÖRLERİMİZ ATIL DEĞİL, BİZ ARTIK DAHA SEÇİCİYİZ’

Hayvancılık işletmeleri de bu kente değer katıyor. Dolaylı olarak yapım aşamasında istihdama katkı sunuyor. Bu firmalar yapım aşamasında Elazığlı firmalardan ekipmanlarını alıyorlar. Çiftlikleri kurulurken İlimizdeki inşaat ustaları çalışıyor mesela. Bizler IPARD1 döneminde 103 ve şu ana kadar IPARD2 henüz bitmese de 17 adet kanatlı sektöründeki yatırımları  destekledik. Şu an toplamda 120 adet kanatlı sektörüne destek vermişiz. Birçok, ilde kanatlı sektöründe sıkıntı var. Ama Elazığ’da atıl durumda  kanatlı sektörümüz yok. Bizler sık sık özel teşebbüs olan Banvit ve Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ile görüşüyoruz. İlde hala kapasite var. Tamamen kanatlı sektörüne kapıları kapatmadık.  IPARD2’de 140 tane kanatlı hayvan projesi geldi bunların hepsinin geçmesi mümkün değildi.  Bunlardan 17’sini onayladık. Kanatlı seçiminde çok daha seçiciyiz.  İnsanlar bu sektörü kolay görüyor ama öyle değil. İnsan sağlığı açısından son derece dikkat edilmesi gereken bir sektör. O kadar kolay değil.  Buna önem vereceğiz ama şu bakış açısı bizde var. Hayvancılık olmazsa olmazımız. Biraz daha eksik kaldığımız projeler var. Kırsal turizm, yöresel ürünler ve el işleri gibi. Bu sektörler insan kulağına basit gelse de bu sektörler çok fazla insana istihdam kapısı açacak sektörlere de yönelmeliyiz.

Yöresel ürünlerden bahsetmişken,  Orciğimiz, Ağın Leblebimiz, Öküzgözü ve de Boğazkere üzümlerimizin tescili alındı. Bu sene yöresel lezzetlerimizle ilgili yatırımcılar söz konusu mu?

‘BASKİL KAYISISI HAK ETTİĞİ DEĞERİ BULACAK’

Öncelikle yöresel ürünlerimizin patent alması son derece güzel.  Ağın Leblebisi ile ilgili Kaymakamız ve Belediye Başkanımız ile görüşmeler oldu. İki isim verdiler. Bu konuda görüşmeler olacak.  Ağın’da badem ve kırsal turizm projeleri de söz konusu. Şu anda yöresel lezzetlerimizi üreten ve bizim desteğimizi alan işletmeler var.  Bir de Baskil kayısına dönük bir tesis kurulacak. Baskil kayısısı herkes tarafından bilinen bir lezzet. Baskil kayısısı artık hak ettiği değeri bulacak. Bu yatırımcımıza 2018’in başında ödeme yapacağız. Son derece modern bir tesis kazandıracaklar. Avrupa Birliği Standartlarına uygun bir tesis olacak. İlçe halkına da bir istihdam alanı oluşturulacak.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba doğal üzüm suyu üretilmesini istemişti.  İlimizde üretilemez mi?

‘ÜZÜM ÜRETİCİLERİ PEK PROFESYONEL DÜŞÜNMÜYOR’

Öncelikle bizler bu konuda çok önceden ikili görüşmeler sürdürmeye başladık.  Üzüm Üreticiler Birliği ile görüşmelerimiz oldu. Üreticilerle görüşüyoruz. Mahsullerinin değeri azalmasın diye soğuk hava depoları oluşturmalarını istiyoruz.  Ama sektör pek profesyonelleşmemiş. Üreticilerimizin biraz bu konuda ufuklarını açması gerekiyor.

Kriterlerinizi sıralarken kadınlara pozitif bir ayrımcılık uyguladığınızdan bahsettiniz. Şu zamana kadar kaç kadın yatırımcıyı desteklediniz?

‘ŞU ANA KADAR 98 KADIN YATIRIMCI DESTEKLENDİ’

IPARD1’de 230 projeye hibe desteği sağladık ve bunlar arasında 40 kadın yatırımcı vardır.IPARD2’nin birinci çağrı döneminde; 69 proje onaylandı ve bunların 48’i kadın yatırımcıydı. IPARD2’nin ikinci çağrı döneminde 12 proje onay bekliyor ama bunlar arasında bu kez kadın yatırımcı yok.  IPARD2’nin üçüncü çağrı döneminde; kadın yatırımcılarımızın yine artmasını bekliyorum. Çünkü kadın girişimcilerimiz kriter sıralamasına artı 15 puan ile önde başlıyorlar.

İlimiz merkezi haricinde de İlçelerimizde de yatırımcıları destekliyor musunuz? Destekliyorsanız en fazla hangi ilçemizde yatırımcıları desteklediniz?

‘YATIRIMIN OLMADIĞI İLÇEMİZ YOK!’

Yatırımımızın olmadığı ilçemiz yok. Hatta merkezimizden daha fazla yatırım ilçelerimizde var. Karakoçan ve Kovancılar özellikle bu konuda son derece aktif.  En fazla destek oralarda hayvancılık alanında ve de buralarda otel projeleri de var. Esasında yatırımlarımız tek bir sektöre odaklanmış değil. TKDK denilince insanların aklına tavuk sektörü gelse de ilk etapta bu çağrışım yapıyor olsa da bizler İlimize faydası dokunacak her sektöre eşit miktarda destek oluyoruz. Bazı ilçelerimize ağırlık veriyoruz. Daha fazla yatırım gelsin diye mesela Alacakaya’da mermercilik üzerine kadınlarımız faaliyet göstersin istemekteyiz. Hediyelik eşyalar gibi tesisler faaliyet girsin istiyoruz. Sadece yatırımcıyı değil. Proje danışmanları da bir hayli İlimizde arttı. Birçok sektör birlikte kalkınıyor. İlerleyen dönemlerde projelerde Türk Standartları Enstitüsü şartı da aranacak. Bu şartı taşımayan projeler incelemeye alınmayacak.

Projelerden bahsetmişken 230 yatırımcı hali hazırda denetiminizde. Peki denetimler noktasında iyi bulmadığınız yatırımcılarla karşılaşıp, keşke bu yatırımcıya böylesi bir hibe vermeseydik dediğiniz oldu mu?

‘HAYATA GEÇEN PROJELERİN %99’U AKTİF’

Genelde keşke bütçemiz yeterli olsa da daha çok projeye destek vermiş olsak dedik. Aktif bir şekilde olmayan işletmeler çok az. Sadece bir iki projemizde sadece ortaklıklardan kaynaklı sıkıntı yaşanıyor. Projelerin % 99’u aktif bir şekilde çalışıyor.  Hibe verdiğimiz projelerin hepsi son derece iyi durumdu.

IPARD2’nin ilk iki çağrı döneminde 12 projede onaylanırsa toplamda 81 proje destek almış olacak. IPARD2’nin üçüncü çağrı dönemi ile ilgili hedefiniz nedir?

‘SAYILARI DEĞİL, KALİTEYİ ÖNEMSİYORUZ’

Tam takvim belli değil. Bu nedenle hedef koyamıyoruz. Her çağrı döneminde fazla değil, kaliteli ve insana dokunan projeleri almak istiyoruz. Bizler bu fonlardan daha fazla kaç kişiyi kalkındırırsak o kadar mutlu oluyoruz. Amaç en fazla sayıda kişinin Elazığ’a katma değer sunması.

Yenilenebilir enerji ile ilgili yatırımcılarında kriter sıralamasında avantajlı olduğunu aktardınız. İlimizde bu anlamda güneş enerji santralleri ile ilgili atılımlar olduğunu biliyoruz acaba rüzgâr enerjisi ile ilgili de yatırımcılar çıkacak mı?

‘BU ALANDA ERKEN PROJE ÜRETMEYENLER HAYIFLANACAK!’

Henüz rüzgâr enerjisi ile ilgili bir proje bize sunulmuş değil. Dört güneş enerjisi projesi söz konusu. Bunlar hayata geçirildikçe yenilenebilir enerji noktasında erken bir şekilde adım atmayanlar pişmanlık yaşayacaklar. Yeni bir sektör olduğu için;  yatırımcıların bir nebze kararsız kalması olağan. Zaman içinde farkına varacaklar.

Hayvancılık alanında İlimizde ciddi bir şekilde yatırım üretiliyor üretilmesine ama henüz su ürünlerinde istenilen seviyelerde değiliz gibi. Bu alanda yatırım yapmak isteyen yok mu?

‘KEREVİT İŞLETMECİLİĞİDE DEVREYE GİRECEK’

Su ürünleri tesislerini de arttırmak istemekteyiz. Kerevit İşletmeciliği de kazandıracağız ve bu yatırımı 2018’de başlatacağız. Bu sektörlerde istihdam sayısı da güzel olur, en az buralarda 30 yada 40 kişi istihdam edilebilir. İşletme sahibi Japonya’ya pazarına açılabileceğini aktarmıştı. IPARD2 döneminde şimdiye kadar; 3 adet, IPARD1 döneminde ise 8 adet kültür balıkçılığına destek verdik. Bu dönem birde kirevit tesisimize destek verdik.  Bunlar yeterli mi elbette değil. Su ürünleri kapasitemizi düşününce bunun daha da artması lazım. Elazığ son zamanlarda bir artılım içerisinde.  İlimiz gelişmeye çok müsait. Gurbetçilerimizde İlimize gelerek, burada proje üretmek istiyor.  Gurbetçilerin geri dönüşüne de inanın TKDK olarak destek veriyoruz.

Peki, projeleri reddedildiğinde, proje sahibi buna itiraz edebilir mi?

‘İTİRAZ YOLU AÇIK’

Bir proje reddediliyorsa, açık bir şekilde rapor veriliyor. İl koordinatörlüğünün red hakkı yok. Bizlerde kurum merkezi projeleri reddedebilir. Biz sadece rapor hazırlarız.  Hazırlanan raporlarımızı da kurum merkezimizden iki uzman yeniden inceliyor. Eksik varsa yeniden rapor sunmamız isteniyor. Bu süreçler sonunda projeye red raporu veriliyorsa, proje sahibi 10 iş günü içerisinde kurum merkezine posta yolu ile itirazını yapıyor. Bu kez başka iki uzman görevlendiriliyor. Nihai karar verildikten sonra hala karara ikna olmamışsa proje sahibi, mahkemeye de başvurabilir. Şu zamana kadar red raporu hazırladığımız projelerin reddi kalkmadı. Çünkü arkadaşlarımız gerçekten bu konuda son derece hassas çalışıyor. Danışmanlık sektöründe hala sıkıntı var. Başvuru sahibi proje hakkında yeterli bilgilere sahip değil. Bu nedenle bizlerde sadece başvuru sahipleri ile değil danışmanları ile de bir araya geliyoruz ve onların proje sahiplerine detaylı bilgi sunmasını istiyoruz.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Böylesi bilgilendirici bir söyleşi gerçekleştirdiğimiz için kamuoyu adına sizlere teşekkür ederiz.  TKDK’nın bilinirliği basın emekçilerinin sayesinde arttığının farkındayız. Başarılar dileriz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Haber Scripti: Medya İnternet