Bakanlık iş kazanlarını minimuma indirmek için Türkiye’yi geziyor

Milli Seferberlik Programı çerçevesinde Türkiye’nin her bölgesini gezen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı heyeti İlimizde de bir dizi çalışmalarda bulunmak için dün yeni yapılan şehir hastanesi ve birçok inşaatı gezdi.

Bakanlık iş kazanlarını minimuma indirmek için Türkiye’yi geziyor Güncel

Haber: Sami ÖZER

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının düzenlediği ‘İş Sağlığı ve Güvenliği ve Güvenlik Seferberliği’  programı ikinci etap çalışmaları kapsamında İlimize gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mazhar Yıldırımhan, Park Dedeman’da basın toplantısı gerçekleştirdi. Yıldırımhan,“İş sağlığı ve güvenliği alanında ölümlü iş kazalarını sıfıra indirmek, yaralanma şeklinde sonuçlanan iş kazalarını ise minimuma indirmek amacıyla bir seferberlik başlatmıştık. O günden bugüne Bakanlığın bütün üst düzey bürokrasisi ayrı ayrı heyetler şeklinde Türkiye’yi geziyor” dedi.

‘TÜM TEDBİRLERİ ALMAKLA YÜKÜMLÜYÜZ’

Türkiye’de ortalama olarak yılda yaklaşık bin250 kişinin iş kazasında hayatını kaybettiğini aktaran Yıldırımhan, “Bu ölümlü iş kazalarında hemen hemen yarısı diyebileceğimiz bir rakamda inşaat sektöründe yüksekten düşme şeklinde olmaktadır. Bunun önüne geçmek için bakanlığımız iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili müstakil bir yasayı 2012 yılında yürürlüğe koydu, 2014 yılında da güvenli iskele projesi ile Türkiye’nin her tarafında güvenli iskele kullanılmasının yolunu açtı. Bunun denetimlerinde bizim ilgili elamanlarımız sık sık yapıyor. Güvenli iskele projesine geçen bütün inşaatlarımızda yüksekten düşme şeklindeki kazalar hemen hemen sıfırlandı. Eski usul iskele kullananlarda maalesef bu kazalar görülmektedir. İş sağlığı ve güvenliği insan hayatı açısından çok önemli bir meseledir. Bu sadece iş yerleri için değil evinde çalışan bir insanında iş güvenliği ile ilgili tedbirler alarak çalışması gerekir. Biz insanı önemseyen yönetim şekline sahibiz. Yaptığımız bütün çalışmalar insan odaklı çalışmalardır. Biz insan hayatını her alanda koruyabilmek için gerekli olan tüm tedbirleri almakla yükümlüyüz” ifadelerini kullandı.

AMACIMIZ İŞ KAZALARINI SIFIRA İNDİRMEK’

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının ocak ayından itibaren başlattığı İstihdamda Milli Seferberlik programı kapsamında Türkiye’nin her yerine heyetlerin gittiğini belirten Yıldırımhan, “Sayın Bakanımız Mehmet Müezzinoğlu, çalışma hayatında milli seferberliğe katkı sağlamak amacıyla bütün Çalışma Bakanlığının üst düzey bürokrasinin Anadolu’nun her köşesine görevlendirerek Türkiye’nin en önemli sorunlarından birine değinmek istedi. İstihdam konusunda işverenlerle ve ticaret sanayi odalarımızla, esnaf odalarımızla karşılıklı güven ve işbirliği içerisinde karşılıklı çözüm üretmeye çalışıyoruz. Ocak ayından bu yana Elâzığ da istihdam edilen insan sayısının 10 bin üzerine çıktığı ifade etmeliyim. Elbette her şehirde olduğu gibi Elâzığ’da da bir işsizlik sorunu vardır. İş adamlarımız kendileri için kalifiye elaman bulamamakta da yakınmaktadırlar. Onun için bir taraftan meslek edindirme kurslarıyla iş dünyasının talep ettiği elemanları yetiştireceğiz. Diğer taraftan iş adamlarımız kendi açıklarını bu alanda kapatmış olacaklar. 17 mayısta iş sağlığı ve güvenliği alanında ölümlü iş kazalarını sıfıra indirmek, yaralanma şeklinde sonuçlanana iş kazalarını ise minimuma indirmek amacıyla bir seferberlik başlatmıştık. O günden bu yana bakanlığın bütün üst düzey bürokrasisi ayrı ayrı heyetler şeklinde Türkiye’yi geziyoruz” açıklamalarında bulundu.

‘İŞ GÜVENLİĞİ OLMADAN BİR ÇALIŞMANIN İÇİNE GİRMEYİN’

Yıldırımhan, “Biz bu anlamda daha çok inşaat sektörü üzerinde duruyoruz. Çünkü Türkiye’de ortalama olarak bin 250 civarında ölümlü iş kazası meydana gelmektedir. Bunlarında hemen hemen üçte ikisi inşaatlardan yüksekten düşme şeklinde gerçekleşmektedir. Bununla ilgili bakanlığımız 2012 yılında bir proje ortaya koydu. Her yerde güvenli iskele kullanmanın yolunu açtı. Bu iskeleyi kullanan inşaatlarda yüksekten düşme olasılıkları hemen hemen sıfıra indi. Eski tip iskele kullanan inşaatlarda maalesef bu vakalar görülmeye devam ediyor.  Biz ise insan hayatını korumakla yükümlüyüz.  Bunun içinde bütün tedbirleri almakla yükümlüyüz. Bütün işverenlere ve işçilere, lütfen hayatınızı önemseyin biz sizin hayatınızı çok önemsiyoruz. Çoluk çocuğunuzun geleceğini çok önemsiyoruz. İş güvenliği almadan bir çalışmanın içine girmeyin. Dünyada yaklaşık olarak 80 trilyon dolarlık bir gayrisafi milli hasıla hesap ediliyor. Bu hasıla içinden iş güvenliği ve sağlığına yeterince özen gösterilmediğinden dünya ekonomisinin yaklaşık olarak 3 buçuk trilyon dolarının bu alanlara sarf edildiği biliniyor. Ülkemiz açısından da yaklaşık 75 milyar lira olarak hesaplanıyor. Bir ölümlü kazadan sonra büyük bir dram ortaya çıkıyor” dedi.

‘İŞ GÜVENLİĞİNİ KÜLTÜR HALİNE GETİRMELİYİZ’

İş Sağlığı ve iş Güvenliği kapsamında bütün Çalışma Bakanlığının elamanlarının sahayı kontrol ettiğini belirten Mazhar Yıldırımhan, “Bizim yaptığımız bir dikkat çekme olayıdır. Akabinde teftiş mekanizmamız rehberlik amaçlı çalışmalarını sürdürecektir. Ama nihayetinde bu kurallara dikkat etmeyenler hakkında da bir cezai işlemde yapılacaktır. Ben bütün inşaat çalışanlarına ve bu işi verenlere mutlaka bir tedbiri bir güvenlik çalışmasını ortaya koymalarını rica ediyorum. Bunu bir kültür haline getirmeliyiz. Sadece denetim korkusuyla yapılmamalı.  Bundan önce şehir hastanemizi ziyaret ettik. Orada iş sağlığı ve güvenliğinin çok iyi bir şekilde yürütüldüğünü gördük. Ama oradaki işçilerden de şunu duyduk.  ‘Evet, burada ciddi bir tedbir var. Biz de bunlara uyuyoruz. Ama bu kadar tedbirin alınmadığı alanlarda buna uyuyor musunuz? Dediğimiz de maalesef uymuyoruz dediler.  Daha sonra orda yaşlı bir abimiz bunun bir refleks haline gelmesi gerektiğini söyledi” Ve bu da ülke olarak meseleye bakış açımızı da ortaya koymaktadır. Yeni neslin buna ilgi duyması için Ana okulundan bu eğitimleri veriyoruz. Elazığ’ın iş sağlığı ve uzmanlığı konusunda bir eksikliği görünüyor. Ben buradan da şunu söylemek işitiyorum. Çok tehlikeli iş yapanların kesinlikle iş güvenliği uzmanı ile çalışması gerekmektedir. Bizim arkadaşlarımız sahadaki bu denetimlerini sıklaştırdıkça bu sayıda yukarı çıkacaktır” dedi.

MAZHAR,  İNŞAAT İŞÇİLERİYLE ÖĞLE YEMEĞİNDE BULUŞTU

Daha sonra bir inşaatın iş güvenliğini kontrol etmek için inşaat alanını ve işçileri ziyaret eden Müsteşar Yardımcısı Mazhar öce işçilerle öğle yemeği yedi ardından onlara şu uyarılarda bulundu.; “Türkiye son yıllarda çok büyük bir hamle dönemi yaşıyor. Her anlamda bir yükseliş içinde. Biz bu yükselişi sürdürürken insanımızı düşünerek yükselmeliyiz. Onların hayatlarını ve sağlıklarını göz önüne alarak yükselmeliyiz. İnşaat iş kolunda çalışıyorsunuz.  Biz de bu iş kolundaki tehlikeleri en aza indirmek için ciddi tedbirler aldık. Türkiye de her yıl yaklaşık olarak bin200 bin500 arasında ölümlü iş kazası yaşanıyor. Bu iş kazalarının 480 civarındaki kazalarda inşaatlarda meydana geliyor. İnşaatlarda meydana gelen kazalardan 25’i de yüksekten düşme olarak meydana geliyor. Şimdi hayatını kaybetmezse bile bazen hayat boyu çalışamaz hale gelebiliyor. Çalışamayınca hem kendisi mağdur oluyor hem de ailesi mağdur oluyor.  İnsan hayatı para ile ölçülmez. Can eşittir. Başbakanın canı da burada çalışanın canı da aynıdır. Can candır. Onun için biz tedbirlerimizi alırsak büyük bir bölümünün önüne geçebiliriz. Hedefimiz iş kazalarını sıfıra indirmektir. Önlemek ödemekten daha ucuzdur. Biz bütün tedbirleri aldıktan sonra gelen kaza Allah’ın taktiri olsun. Hepimiz öleceğiz ama tedbirsizliklegelen kaza daha da can yakıcıdır”  ifadelerinde bulundu.

GELENEKSEL YAPI DEĞİŞMELİ

Toplantıda konuşan, Vali Çetin Oktay Kaldırım ise, “ Türkiye gelişiyor. Kalkınıyor ve büyüyor. Ekonomik olarak refah düzeyi yükselirken, bizim hem yeni iş alanları hem de yeni yaşam alanları oluşturmamız lazım. Elâzığ’da ihracat iyi durumda ama ağırlıklı maden sektörü var. Organize Sanayi Bölgemiz var. Çok büyük bir kapasiteye sahip. İkinci OSB’yi kurmaya çalışıyoruz. Programları başlattık. Bakanlığımızla görüşüp onayı aldık.  Tabi OSB’nin kurulması kadar, katma değer üretmemiz çok önemli. Bununla birlikte teknolojik yatırımlar yapmamız gerekiyor.  Katma değer üretmede büyük bir sıkıntımız var. Katma değeri üretmek için bir ARGE’ye büyük bir ihtiyaç var. Kamu değil, özel sektörde ARGE’ye çok iyi yatırım yapması gerekiyor. Kalite, standart ve kalifiye elamanı çok iyi sağlanması gerekiyor. Bura da hem ticaret odasına, üniversiteye, hem de işverenlere büyük bir iş düşüyor. Dolayısıyla ülkemizin ARGE payı çok arttı. Yüzde iki buçuklara çıktı. Burada özel şirketlere büyük bir iş düşüyor. Ama birçok aile şirketi bu alanı gereksiz görüyor ve hala yatırım yapmıyor. Çünkü geri dönüşü zor bu da geleneksel yapıyı değiştirmek profesyonel hale getirmek çok zor. Dünyaya baktığınızda güney Kore örneği var. ARGE teknolojiye yatırım yapmışlar. İnsana odaklanmışlar. İnsan kaynağını çok iyi yakalamışlar. İnsana yatırım gerçekten çok önemli. Kaliteli insan yetiştirme önemli.  İnsana insanca değer veren bir anlayışla hareket etmeliyiz” ifadelerinde bulundu.

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Haber Scripti: Küre Host