Vatandaş parklara bekçi istiyor

Günümüzde yitirilen güven duygusu şüphesiz en çok çocuk sahibi aileleri etkiliyor.  Korku, güvensizlik, televizyonlar ve gazetelerde her gün şahit olunan yüzlerce haber nedeniyle bu aileler çocuğunu parka, sokağa, arkadaşları ile oyuna göndermekte bile tedirginlik yaşıyor. İlimizde de çocuklarını bir an yalnız bırakmaktan korkan anne ve babalar parklara bekçi istiyor.

Vatandaş parklara bekçi istiyor Güncel

Haber: Sami ÖZER/ÖZEL

Yaz geldi, çocuklar için dışarıda eğlenme zamanı! Oyun parkları çocuklar için temiz hava, egzersiz ve eğlence demek. Ama son zamanlarda yaşanan olaylar çocuklu aileleri oldukça ürkütüyor. Çocuklarını parka, bahçeye, sokağa, komşuya bırakamayan, onlara oyun alanı açamayan anne ve babalar bir an olsun çocuklarının yanından ayrılmıyor. Betonlaşan kentler, artan nüfusa paralel gelişen trafik ise çocuklar için sokakları tehlikeli kılan bir başka husus olarak ailelerin karşısına çıkıyor. Peki,  bu kadar tehlike kol gezerken, her gün bir olay yaşanırken parklar ne kadar güvenli? Aileler çocuklarını gözü önündeki park alanlarına ne kadar içi rahat bir şekilde gönderebiliyor?  Konuya ilişkin görüştüğümüz aileler ise, verdikleri cevaplarda; sokakların bir yetişkin için bile güvenli olmadığını belirttiler.

‘ÇOCUKLARI YALNIZ YOLLAMANIN İMKÂNI YOK’

Parkların güvenlik açığının olduğunu vurgulayan, Güllü Kara, “Ben korkuyorum. Parka sadece çocukları bırakmanın imkânı yok. Büyükler bile artık tek başına dışarı çıkmaya korkuyor. Devir çok değişti. Her şeyden korkar oldum. Her parkta güvenlik görevlilerin olması gerektiğini düşünüyorum.  Eskiden gece yarısı ben tek başıma çıkıp alışveriş yapabiliyordum. Ama şu an buna imkân yok. Evden yalnız başıma çıkmaktan korkar oldum. ‘Acaba geri dönebilir miyim?’ diye düşünüyorum. Güvenlik zafiyeti var. Şu an parka bile birkaç kişi toplanarak geldik. Yalnız bir yere çıkılmıyor” ifadelerinde bulundu.

‘ÇOCUKLARIMIZIN NÖBETİNİ TUTUYORUZ’

Televizyon ve gazetelerde gördükleri olaylarkarşısında daha tedbirli davrandıklarını belirten Fatma teyze, “Birçok çocuk kaçırılıyor. Çeşitli zararlar veriliyor. Çocuklarımız dışarı çıktığında biz de onları yalnız bırakmıyoruz. Eskiden köyde hayvanların içine kurt düşmesin diye hayvanları beklerdik. Şimdi çocuklarımızın nöbetini tutuyoruz. Çocuklarımıza kötü insanlar tarafından zarar gelmesin diye onları yalnız bırakamıyoruz. Güneş battıktan sonra yalnız başımıza dışarı çıkamıyoruz” dedi.

‘PARKLAR ŞEHRİN AYNASIDIR’

Çocuğunun park eğlencesine refakat eden ve sokakların güvenliğine ilişkin bir değerlendirmede bulunan Tülün teyze,  şu cümlelerle adeta kent ve güven ilişkisini özetliyor: “Parklar güvenli değil, sokaklar güvenli değil, hatta şehir güvenli değil. Dünya genelinde güvenli hiçbir yer yok. Parklar şehrinaynasıdır. Bir şehir neyse parkı, çay ocakları, grupların oturduğu kahvehaneler olsun hepsi aynıdır, aynı özelliği gösterir.”

‘ÇOCUKLARIN GÜVENLİĞİ İÇİN BELLİ ÇÖZÜMLER ŞART’

Artık güvenmek kavramının içinin boşaltıldığını belirten Ali Aktaş ise, “ Çünkü insan sürekli değişiyor. İşin kötüsü daha kötü gidiyor. Bir nevi herkesin hayatı tehlikede. Bunları düşününce insan yalnız başına çocukları hiçbir şekilde dışarı çıkaramıyor. Eskiden böyle bir şey mümkün değildi. Güven diye bir şey vardı. Ama artık sokaklarda her türlü insan var. Özellikle çocuk oyun alanlarına çocukların daha güvenli bir şekilde oynamaları için belli çözümler şart. Bir güvenlik görevlisi ya da bekçi kesinlikle parklarda gün boyu görev yapmalı” ifadelerinde bulundu.

‘PAKLARA BEKÇİ ŞART’

Çocukları tek başlarına parka yollamaktan korktuklarını ifade eden Demet Ateş, “ Çünkü kaçırılır götürülür diye endişe içindeyiz. Bizim ev parkın yanı başında olmasına rağmen korkuyoruz. Tek başına bırakamıyoruz. Eskiden böyle bir endişemiz yoktu. Sitelerde nasıl güvenlikler varsa parkların içinde de güvenlik görevlileri olmalı. Her parkta mutlaka bir park bekçisinin olması gerekiyor” dedi.

 

 

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Haber Scripti: Küre Host