Miyomlar ciddiye alınmalı!

Fırat Üniversitesi Kadın Hastalıkları Anabilim dalında görevli Doç. Dr. Remzi Atılgan, Rahim ve rahim ağzında görülen normal dışı düz kas dokusu büyümeleri olan Miyomların kısırlığa ve düşüğe neden olabileceğini söyledi.

Miyomlar ciddiye alınmalı! Röportaj

Sevcan ÇOLAK(Röportaj)

Her dört kadının birinde hayatının bir döneminde ortaya çıkan miyomlar, kadınlarda en sık görülen sorunlardan birini oluşturmaktadır. Rahim ve rahim duvarında gelişen kısırlığa ve düşüğe neden olabilen miyomlar ciddiye alınmalı. Fırat Üniversitesi Kadın Hastalıkları Anabilim dalında görevli  Doç. Dr. Remzi Atılgan, miyomun belirtileri ve tedavisi ile ilgili sorularımızı yanıtladı.  Doç. Dr. Atılgan, sorularımıza şu yanıtları verdi:

Miyom nedir?

Rahmin (uterus) iyi huylu bir tümörüdür.

Belirtileri nelerdir?

Miyomun belirtileri bulundukları yere göre ve boyutuna göre değişmektedir. Örneğin subseröz, yani uterusun en dış kısmında yerleşmiş olan miyomlar büyük boyutlara gelinceye kadar hiçbir belirti vermeyebilirler. Bazen hasta karnında şişlik, bazen gebelik zannederek hekime başvurmaktadırlar. Bu tip miyomlar zaman zaman karın ağrısı, şişkinlik, hazımsızlık, bağırsak problemleri, çok büyük boyutlara ulaşmış olanlarda idrar yollarına baskı yapması nedeniyle idrar ve böbrek problemlerine neden olabilir. Rahim duvarının orta kısımlarında yerleşmiş olan intramuralmyomlaruterusun kasılma yeteneğini olumsuz etkileyebilirler. Böylece adet döneminde kanamanın fazla olmasına, enfeksiyona, kısırlığa neden olabilirler. Rahim iç duvarı hemen altında yerleşmiş miyomlara ise submüköz miyomlar denir. Bu miyomların boyutları çok küçük de olsa kanama problemlerine çok daha sıklıkla yol açabilirler. Adet döneminde veya adet dönemi dışında düzensiz, uzun süreli ve fazla miktarda kanamaya neden olabilirler. Bu miyomlar bazen tüplerin ağız kısımlarını tıkayarak kısırlığa neden olabilirler. Ayrıca embriyonun(cenin) rahim içerisine yerleşimini bozarak düşüklere neden olabilirler. Submüköz yerleşimli miyomlar bazen bir sapa sahip olabilirler ve rahim ağzından dışarı sarkabilirler. Bu şekildeki miyomlar özellikle ilişki sonrasında kanamaya neden olabilirler. Tüm miyomların zaman zaman beslenmesinin bozulmasına bağlı olarak şiddetli ağrılara neden olabilme potansiyeli vardır.

Hastalık en çok kimlerde görülüyor?

Miyomlar daha sıklıkla genç ve doğurganlık çağındaki kadınlarda ve kızlarda görülmekle birlikte her yaşta ortaya çıkabilir. Özellikle menopozal dönemde ortaya çıkan ve boyutu büyümeye devam eden miyomların kansere çevirme potansiyelleri vardır.

Hastalık nasıl teşhis ediliyor?

‘ÇEŞİTLİ GÖRÜNTÜLEME TETKİKLERİYLE TEŞHİS EDİLİYOR’

Hastalığın teşhisi pelvik muayenenin ardından diğer görüntüleme tetkikleri ile yapılmaktadır. Sıklıkla ultrasonografi miyomun yerleşim yeri, boyutu ve yapısı hakkında yeterli bilgi vermektedir. Ancak bazen MR ve tomografi ile teşhisin doğrulanması gerekmektedir. Çünkü özellikle yumurtalıklara komşu bölgelerde yerleşen miyomlar yumurtalık kitleleriyle karışabilirler.

Miyom neden oluşur?

Miyomların damarların düz kasından geliştiği gösterilmiştir. Bu nedenle  miyomlar rahim dışındaki herhangi bir yerde de gelişebilir. Damarların içerisinden gelişip kalbe doğru uzayan, yemek borusunun çevresinde, karın içerisinde herhangi bir yerde de gelişebilirler. Kırmızıbiber ve yeşil çayın miyom oluşumunu azalttığı gösterilmiştir.

Hastalığın tedavi nasıl yapılıyor?

‘TEDAVİ HASTANIN YAŞINA VE HASTALIĞIN YERLEŞİM YERİNE GÖRE DEĞİŞİYOR’

Hastalığın tedavisi hastanın yaşına, menopoz durumuna, miyomun yerleşim yerine ve şikâyetlere neden olup olmadığına göre değişmektedir. Rahim duvarının daha dış kısımlarında yerleşmiş, herhangi bir şikâyete neden olmayan, fazla büyük olmayan, büyümeye devam etmeyen miyomlar ameliyat edilmeden takip edilebilirler. Menopozal döneme yakın olan yaşlarda ortaya çıkmış olan miyomlar kanser şüphesi içermiyorsa ve boyutu artmıyorsa bunlarda düzenli aralıklarla ultrason ile takip edilebilirler. Çünkü bu miyomlar menopozal dönemde östrojenin azalmasına bağlı olarak küçülmeye eğilimlidirler. Daha büyük boyutlara ulaşmış ve şikâyetlere neden olan, menopozal dönemde olmasına rağmen büyümeye devam eden miyomlar ise genellikle cerrahi olarak çıkartılırlar. Submüköz (rahim zarının hemen altında) yerleşimli miyomlar ise daha sıklıkla kanama ve kısırlığa neden olduğu için çıkartılmalıdırlar. Bu tip miyomlar genellikle histeroskopi dediğimiz ışıklı bir aletle rahim içerisine girilip miyomun elektrik sistemi ile kesilerek parçalanıp çıkartılması şeklinde tedavi edilir. Çocuk istemeyen ileri yaş kadınlarda bazen miyomların tedavisinde rahmin tamamen alınması da bir tedavi şekli olabilir.

Tekrar etme olasılığı var mıdır?

‘MİYOMLARIN TEKRAR ETME OLASILIĞI VARDIR’

Miyomların tekrar etme potansiyelleri vardır. Çünkü miyomları ameliyat etmekle sadece miyom çıkartılır. Miyoma neden olan faktörler ortadan kaldırılmaz.

Miyomlar kişide kısırlığa ve düşük yapmaya neden olur mu?

‘DÜŞÜK YAPMAYA VE KISIRLIĞA NEDEN OLMA POTANSİYELİ TAŞIRLAR’

Miyomlar düşük ve kısırlığa neden olabilirler. Özellikle rahim zarının hemen altına yerleşmiş ve submüköz olarak isimlendirdiğimiz miyomlar düşüğe neden olabilirler. Bu miyomlar ayrıca embriyonun (cenin) rahime tutunmasına da engel olabilirler. Rahim zarının dışındaki miyomlar, özellikle de 5 cm’nin üzerindeki miyomların da çeşitli maddeler salgılayarak ve mekanik etkiyle rahim içyapısının düzenini bozarak kısırlığa neden olabilirler. Ayrıca rahim ağzına yerleşmiş nispeten büyük sayılabilecek miyomlar doğum yolunu tıkayarak normal doğuma engel olabilirler. Miyomlar bazen doğum sonrası rahim kasılma düzenini bozarak doğum sonu kanamalara da neden olabilirler. Özellikle submüköz miyomlar beslenmesinin bozulmasına bağlı olarak kötü kokulu akıntı ve enfeksiyona neden olabilirler.

 

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Haber Scripti: Küre Host