G.A.K

Vatandaş, Bakanlıkla hem fikir değil!

G.A.K Güncel

Özel Haber: Sami ÖZER – Feride YÜKSEK

Yazı dizimiz “Gakgoyuz Aramızda Kalsın” ile gakgoların sesini siz değerli okuyucularımızla buluşturmaya devam ediyoruz. Yazı dizimizin bu bölümünde ise hemşehrilerimize, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Suriyelilerle ilgili yaptığı açıklamayı sorduk. Bakan Soylu yaptığı açıklamada Son günlerde Suriyelilerle ilgili gerginlik iddialarıyla gerginlik yaratılmaya çalışılıyor. Suriyeli misafirlerimizin suç işleme ve suça karışma oranları, kamuoyuna yansıtılanlarla örtüşmemekte" demişti. Bunun üzerine bizde vatandaşlarla İçişlerinden yapılan açıklamayı nasıl değerlendirdiklerini, ilimizdeki Suriyelilerin kaosa neden olup olmadıklarını ve bu konuda ki beklentilerinin neler olduğunu sorduk. Bazı vatandaşlar İçişleri Bakanlığının açıklamasına katılmazken, bazıları ise empati kurarak,  durumun olağan olduğunu söylediler.

 İçişleri Bakanlığından son günlerde sosyal medyada ve bazı basın organlarında Suriyeli mültecileri hedef alan haber ve yorumlara yönelik açıklama yapıldı. Suriyelilerin "suçu tırmandırdıklarına yönelik” haber ve yorumların gerçeği yansıtmadığı belirtilen açıklamada, gerçeğin bağlamından koparıldığına işaret edildi. Suriyelilerin karıştıkları suçların, Türkiye’deki toplam nüfusları göz önünde bulundurulduğunda ülkedeki genel suçlara göre az olduğu belirtilen açıklamada, "2017’de Suriyelilerin karıştıkları suç olaylarında, nüfuslarındaki artışa rağmen bir önceki yılın ilk 6 ayına oranla yüzde 5’lik bir azalma olmuştur" denildi.

‘VATANIMIZI EVİ BİLMİŞ 3 MİLYONUN ÜZERİNDE SURİYELİ VAR’

Komşu ülkelerdeki istikrarsızlık, iç savaş ve terörün kitlesel göç hareketlerini tetiklediği ve zulümden, ölümden kaçan insanların Türkiye'ye sığındığı belirtilen İçişleri Bakanlığının açıklaması şöyle; "Sivil, asker demeden insanların katledildiği bir savaştan kaçarak ülkemize sığınmış, milletimizin yüce gönlüne kendisini emanet etmiş, ailesi ve çocuklarıyla birlikte vatanımızı evi bilmiş 3 milyonun üzerinde Suriyeliyi misafir etmekteyiz. Ülkemiz, sorunun en başından itibaren gerek güvenlik, gerek barınma gerekse yasal mevzuat noktasında birçok düzenleme gerçekleştirerek bu insanların sağlıklı bir şekilde günlük hayata uyumunu sağlamaya çalışmış, göçün etkilediği diğer ülkelere göre çok daha etkin, modern ve insani bir yaklaşım ortaya koymuştur” açıklamaları yapıldı. Bizde bunun üzerine ilimizde yaşayan vatandaşlara Suriyeli mültecilerin ülkemizde ve ilimizde herhangi bir probleme neden olup olmadıklarını, bu konuda başka ne tür önlemler alınması gerektiğini ve yapılması gerekenleri konuştuk. Bazı vatandaşlar İçişleri Bakanlığının açıklamasına katılmazken, bazıları ise empati kurarak,  durumun olağan olduğunu söylediler.

‘KAOS VAR DİYEBİLİRİZ’

Birçok insanın tedirgin olduğunu belirten Lütfü Ayın, “Suriyeli kadınlar ve çocuklar kalsın. Diğer bütün yetişkinler ülkeye geri gönderilsin. Çünkü şu an ülkede Suriyeli ve yerliler arasında bir kaos var diyebiliriz. Bir şahıs dahi istediği taktirde büyük bir kaos yaratabilir. Buna ortam hazırlamamak için bunun daha da büyümeden çözülmesi gerekiyor. Çünkü gündem bunu gösteriyor. Birçok insan bu nedenle tedirgin durumda” dedi.

‘KADINLAR VE ÇOCUKLAR DIŞINDAKİ YETİŞKİNLER GİTSİN’

Suriyeli vatandaşların sorun çıkardığını iddia eden Eren Enes, “Kadın ve çocuklar dışında kalan bütün yetişkinler ülkeye geri gönderilsin. Çünkü bizim askerlerimiz savaşırken onlar savaştan kaçıp burada rahat bir şekilde yaşıyorlar. Birçok Suriyeli sahillerde, barlarda ve gece kulüplerinde gününü gün ediyor. Ve birçoğu kadınları taciz ediyor. Buna şahit oluyoruz maalesef. Kapımız herkese açık ama çıkan olaylar bizim bu yorumları yapmamıza neden oluyor” açıklamalarında bulundu.

‘HİÇBİR ŞEY GÖSTERİ İÇİN YAPILMAMALI’

Genç olan herkesin gidip ülkesini savunması gerektiğini belirten Gülbeyaz Ayın, “Türkiye’ye Suriyeliler geldikten sonra Ülkemizde müthiş bir kaos ortamı oluşmuş durumda. Ben yurtdışından geliyorum. Bence Türkiye’de çok fakir insan var. Yetkililer önce kendi ülkesindeki insanlara bakmakla yükümlü. Bunları yerine getirdikten sonra diğer insanlara bakabilirler. Hiçbir şey gösteri amaçlı olmamalı diye düşünüyorum” ifadelerinde bulundu.

‘AVRUPA ÜLKELERİNDE KAMPTAN KİMSE DIŞARI ÇIKAMAZ’

Suriyelilerin bize çok büyük etkileri olduğunu belirten Mehmet Arslan,  “Bizim ülkemizde birçok insanın sorunu ve sıkıntısı var ama öncelik Suriyelilere veriliyor. Bu nedenle Suriyelilerin bize yük olduğunu düşünüyorum. Ama bizim bir örf âdetimiz var. Misafir bizim başımızın tacıdır. Ezilen herkesin yanındayız. Mazlumun yanındayız.  Zalimin ise her zaman karşısındayız. Bizim ülkemiz de böyle bir şey olursa biz nereye gideceğiz? Suriyeliler geldikten sonra dilencilik çoğaldı. Hırsızlık olayı arttı. Fuhuş olayları yükseldi. Kim hakiki dilenci kimin yardıma ihtiyacı var artık bilmiyoruz. Ben Arap ülkelerinde çalıştığım için Arapça biliyorum. Biri gelip benden para istediğinde ben onunla Arapça konuşunca kaçıyor. Bunların çoğunun Adana, Hatay ve Urfa gibi yerlerden gelen Çingenelerden oluştuğunu söyleyebiliriz. Zabıta ekiplerinin bunlara müdahale edip toplaması gerekiyor. Fakir bizim fakirimizdir. Bir fakir varsa her zaman yardım ederiz. Ama sağdan soldan gelmiş kim olduğu belli olmayan bu insanlar sokaklarda sadece dileniyor. Bu doğru bir şey olamaz.  Bu insanlar farklı bir kültürden geldikleri için uyum sağlamakta sıkıntı çekiyorlar ve sıkıntılar çıkıyor. Bunlar illere dağıtılmak yerine çadır kentlerde yaşamlarını devam ettirmeliler. Avrupa ülkelerinde kimse kamplardan dışarı çıkamaz. Ama burada kampta yaşayan yok. Suriyeliler düzenli olarak kamplara gönderilseler her ay 200 lira maaşımdan kesilebilir ” dedi.

‘YA SINIR DIŞI YA DA KAMP’

Alaattin Kaya, “Suriye’den gelenler bizi çok etkiledi. Gazetelerden aldığımız haberler doğrultusunda Mersin, Adana ve Hatay gibi yerlerde Mahalleler oluşturmuşlar. Türk vatandaşları o mahallelere giremiyorlar. Haliyle olumsuz anlamda bizleri çok etkilediler. Bizim vatandaşlarımızın birçoğu işsizken, onlar gidip ucuz paralara çalışıyorlar. Burada hırsızlık olayları arttı. Yani olumsuz anlamda bizi çok etkilediler. Bu insanların şehirlere değil de kamplarda kalmaları gerekiyor. Gaziantep’te birçok kişiyi öldürdüler. Bunlar akıl almazlar şeyler. Zorbalıkla bir şeyler yapıyorlar. Gasp olayları oluyor. Bunların bir an önce ya kamplara gönderilmesi gerekir ya da sınır dışı edilmeleri gerekir. İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya kesinlikle katılmıyoruz” açıklamalarında bulundu.

‘İYİSİ DE VAR KÖTÜSÜ DE VAR’

“Mecburi olarak buna katlanmamız gerekiyor” diyen Zeki Barunduk, “ Çünkü onlarda bizim gibi insanlar, iyisi de var kötüsü de var. Bizde başka bir ülkeye gittiğimiz taktirde bu tür şeylerle karşılaşabiliriz. Kötü olayların yaşanmaması için önlemler alınması gerekiyor. Mülteci kamplara genişletilip oralarda ikamet ettirilseler bizim için daha iyi olur” dedi.

‘SINIRLAR KONTROLSÜZ BİR ŞEKİLDE AÇILDI’

İzlenen politikanın yanlış olduğunu vurgulaya Ahmet Batmaca,  “Suriyeliler dengesizce ve bilinçsizce ülkenin her tarafına dağıtılmış resmen. Sınırlar kontrolsüz bir şekilde açıldı. İsteyen herkes ülkeye girdi. Avrupa’nın birçok ülkesi buna karşı durdu. Bence kendi ülkeleri içinde iyi yaptılar. Kimin geldiği, kimin gittiği belli değil. Yapılması gereken yapılmıyor artık. Bu böyle sürecek gibi duruyor. Hemen herkes benimle aynı fikirde. Çünkü sokaklara baktığımızda herkesin eli ayağı olmasına rağmen dileniyorlar. Böyle insanların ne kendi ülkelerine ne de bizim ülkemize hiçbir faydaları yoktur” dedi.

‘GİTMELERİNİ BEKLİYORUZ AMA UMUT YOK’

Aziz Gülşen, “Suriyeliler geldikten sonra hırsızlık, cinayet ve gasp gibi ağır suçlar daha çok arttı. Bu insanlar daha çok kirada oturduklarından ev sahiplerini bıçaklayan bile oldu. Bu iş olmadı diye düşünüyorum. Bu insanlar dilencilik yapıyor. Çalışma koşullarını bozdular. Normal bir işçinin günlük yevmiyesi 80 lirayken onlar 50 liraya çalışıyor. Bu da düzeni bozuyor. Gitmelerini bekliyoruz ama umut yok” ifadelerinde bulundu.

‘ONLARA BİRÇOK HAK TANINDI’

Suriyeliler geldikten sonra iş bulmakta daha çok sıkıntı çektiğini belirten Mehmet Öztürk, “Çalışmadığım için normal ihtiyaçlarımızı bile karşılamakta güçlük çekiyorum. İş piyasası daha farklıydı. İyi paralar kazanılıyorken, Suriyeliler geldikten sonra durumlar bizim aleyhimize işlemeye başladı. Bu nereye kadar sürecek bilmiyorum ama bu durum hiç iyi görünmüyor. Onlara birçok hak tanındı. Bizim askerimiz Suriye’de savaşırken onlar burada geziyorlar” dedi.

‘DEVLET ÖNCE KENDİ VATANDAŞINA BAKMALI’

Suriyeli mültecileri sert sözlerle eleştiren Kadir Yetmişbiroğlu ise; “İyi insan olsalardı harpten kaçıp gelmezlerdi. İnsan vatanını terk etmez. Suriyeliler geldikten sonra birçok olay olmaya başladı. Hükümetin bu konu hakkında önceden önlem alması gerekiyordu. Şimdi bu insanlar her yere dağılmış durumda. Neler olacak bilmiyorum. Ama her geçen gün olaylar daha da büyüyor. Umarım savaş biterde bu insanlar bir an önce yurtlarına döner. Emeklilerin alması gereken zammı hükümet onlara ayırmış durumda. Devlet her şeyden önce kendi vatandaşına bakmakla yükümlü daha sonra başka ülkelere yardım eder” açıklamalarında bulundu. 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Haber Scripti: Medya İnternet