Üretim var, tanıtım yok!

Keban İlçesinde göreve geldiği günden beri tarım ve hayvancılık anlamında önemli çalışmalar yapan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Elazığ Keban İlçe Müdürü Veteriner Hekim Ziyaddin Seçkin, balıkçılara yönelik ‘Can Tulumu’ projesini hayata geçirerek Ülkemizde bir ilke imza attı. İlçede vatandaşları tarım ve hayvancılık yapmaya teşvik ettiklerini söyleyen Seçkin, Alabalık konusunda üretimde birinci olmamıza rağmen bunun yeterince tanıtımını yapamamaktan dert yandı.

Üretim var, tanıtım yok! Güncel

Haber: Recep ALTAY(ÖZEL)

İlçe ziyaretlerimiz kapsamında yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi almak için gittiğimiz Gıda Tarım ve Hayvancılık Keban İlçe Müdürlüğü, son iki yılda İlçede yapılan projeler konusunda gazetemize önemli açıklamalarda bulundu. Kısa bir zaman önce Türkiye’de bir ilke imza atarak 130 bin liralık ‘Can Tulumu’ projesini hayata geçirmelerine çok kısa bir zaman kaldı. Bu sayede alabalık tesisinde çalışan 200 kişi bu imkândan faydalanabilecek. İlçede çiftçilerin tarım ve hayvancılık konusunda çalışma yapması için çalışmalar yürüten Gıda Tarım ve Hayvancılık Keban İlçe Müdürü Ziyaddin Seçkin, Keban’da son iki yılda yaşanan gelişmeleri şöyle aktardı.

‘CAN TULUMU İLE BİR İLKE İMZA ATTIK’

Hem vatandaşları tanıma hem de buradaki hayvancılıkla alakalı sorunları daha yakından takip etme şanslarının olduğunu söyleyen Başkan Seçkin, “İlçeye gelir gelmez birkaç proje yapma düşüncemiz oldu. İlçemiz dağlık alan olduğu için tarım alanları açısından biraz sınırlı. Ama burada daha verimli neyin çalışmasını yürütebiliriz diye düşünerek Fransız cinsi badem getirdik. 20 bin tane badem 5 bin tane ise ceviz fidanı dağıttık. Az ilerideki Ağın İlçemizde badem alanları daha geniş biz 20 bin badem ağacını 4 bin dönüm gibi bir araziye ekerken onlarda 5 bin dönüm üzerinde bir arazileri var. Bu anlamda oradan çok gerideyiz. Keban’daki çiftçilerimiz oraya götürdük. Vatandaşlarda büyük istek uyandı. Çünkü sürekli teori ile bir şey anlatınca faydalı olmuyor. Burada uygulamalı olarak bir şeyler görmüş oldular. Ayrıca 2 yıl içerisinde Orman Bölge Müdürlüğü 5 bin tane ücretsiz fidan bize sağladılar. İlk defa SODES’e proje sunduk ve bu kabul gördü. Balıkçılara yönelik Can Tulumu adı altında. 12 ay boyunca devam etti. 130 bin liralık bir maliyeti vardı. Bu kapsamda 15 tane kadın kursiyer 1 tane usta nezaretinde tulum dikmeye başladılar. Bu tulumlar balıkçılıkla uğraşan insanların olası bir kazada hayati tehlikelerini ortadan kaldırıyor. 200 tane tulum yapıldı ve bu tulumlar alabalık tesislerinde çalışan balıkçılarımıza ücretsiz olarak dağıtılacak. Bu kış ayında bu çalışma sonlanmış olacak” şeklinde konuştu.

‘90 BİN LİRA TARIM ÖDEMESİ YAPACAĞIZ’

Bademler üzerinde yaptıkları çalıştayın çiftçiler üzerinde önemli etki yarattığını ifade eden Veteriner Hekim Seçkin, “Bunun için farklı illerden uzman insanlar bizlere yardımcı oldu. Ayrıca İlçede tarım alanları sınırlı olduğu için organik tarımı ön plana çıkarmak istedik. İlk defa ilçede 22 kişiye organik tarım kapsamında 90 bin lira tarım ödemesi yapacağız. Çiftçiler organik tarım yapıyor ama belgeleri olmadığı için bunu kanıtlama şansları olmuyor. Malatya ve Elazığ’dan gelen yetkili kişilerden şu isteğimiz oldu. Çiftçiler destekleri aldıktan sonra bu belgelerin parasını ödeyecekler. İlçede hayvancılık sınırlı sayıda yapılıyor. Çünkü bunun için tarım alanlarının da geniş olması gerekir. Vatandaş kendi yem bitkisini kendisinin üretmesi gerekir. İlçede toplam bin300 tane hayvan varlığı var. Başka ilçelere baktığımız zaman bu rakam o ilçelere göre sadece yüzde 10’nunu oluşturuyor. Yemlerin birçoğunu dışarıdan alıyoruz. Ama et fiyatlarının yüksek olması bu maliyeti nispeten düşürüyor. Vatandaşlar buna rağmen hayvancılıkla uğraşmak istemiyor. Bizler 3 hayvanla asgari ücret kazanma teminatı veriyoruz. Fakat bizim insanımız keyfine düşkün olduğu için elini taşın altına koymuyor. Şuan bakıyorsunuz artık hayvancılığı doktorlar, iş adamları yapmaya başladı. Köylü bu işi artık yapmıyor. Yapanda zaten birkaç kişiyi geçmiyor” diye aktardı.

KAHVELERİ GEZEREK EĞİTİM VERMEYE BAŞLADIK’

Seçkin, konuşmasını şöyle devam ettirdi: “İlk defa çiftçilerle gübre taş firmasını buluşturduk. Meyve ve sebzede gübreleme konularını konuştuk. Bu kurumlar bizlere şöyle bir kolaylık sağladı. Toprak analizlerini ücretsiz yapmaya başladılar. Ama normalde 50 TL gibi bir ücreti var. İzmir’e yaklaşık 100 vatandaşın tarlasının toprak analizini gönderdik. Bu sayede vatandaş topraklarına karşı daha bilinçli davranarak ona göre çalışma yapmaya başladılar. Vatandaş gelmiyorsa biz vatandaşa gideriz dedik. Kahvehanelere giderek çiftçi eğitimi vermeye başladık. Meyvecilikte budama, aşılama ve sulama konusunda farkındalık oluşturduk. Bu sayede Keban’da ceviz aşılaması yapamayan insan kalmadı. Alabalık yetiştiricilerle birkaç kez bir araya geldik. Özellikle artan yem oranlarından dolayı. Keban’da alabalığı işleyip direkt yurt dışına ihraç ediyoruz. Almanya, Makedonya ve Polonya gibi ülkelere özellikle direkt balık gönderiyoruz. İlimizin cazibeli iller kapsamına girmesinden dolayı burada bir yem fabrikasının olma gerekliliğini düşündük. Bunun için İl Müdürlüğümüzün bir takım çalışmaları olacak. Şuan gündem oluşturulmaya çalışılıyor. Bugün balık yeminin büyük bir çoğunluğu ithal geliyor. Bu vatandaşın en büyük giderini oluşturuyor. 1 kilogram yem 5 TL’ye geliyor. Hayvan yeminden 4 kat daha fazla” dedi.

‘ALABALIK’TA BİRİNCİYİZ AMA DIŞA AÇILAMIYORUZ’

Alabalık üretiminde ilk sırada yer aldığımıza da değinen Seçkin, “Ama bunu bir tek biz biliyoruz. Bunu bir türlü dışarıya yansıtamadık. Balık yetiştirici borcunu borç ile kapatıyor. Bakanlığın balık tüketimini artırmak için birtakım çalışmalar yürütmesi gerekiyor. Alabalık Üreticiler Birliği çalışma yapmalı ama onlarda kendi çarklarını zor döndürüyor. Geçen ay suyun aşırı düşmesinden dolayı çok sayıda balık ölümleri yaşandı.  Bakanlıkla görüşüldü bunun telafi edilmesi için çalışmalar yapılıyor” ifadelerini kullandı.

‘HAYVANCILIĞI MODERN YÖNTEMLERLE YAPARSAK KATKISI OLUR’

Önümüzdeki yıllarda da kentte önemli çalışmakların olacağını belirten Seçkin,” İki yıl içerisinde Keban’da önemli çalışmalardan biride 4 tane çiftçimize 50 baş hayvanlık ahır yapacağız. Vatandaş çok amatör yöntemlerle çalışma yapıyor. Karanlık ve kötü ortamda bakılan hayvanın hem et hem de süt üretiminde büyük düşüşler yaşanıyor. Ama bu birazda istekle oluyor. Bu iş gönül meselesi. Devletimizin çok önemli maddi imkânları oluyor ama vatandaşa bunu benimsetemiyoruz. Biz bu hayvancılığı modern yöntemlerle yapmazsak ne İlçemize ne de şehrimize hiçbir katkısı olmaz” diye dert yandı.

 

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Haber Scripti: Küre Host