Erkekliğe ilk adım; Şiddeti özendirmek!

Kendisini çok farklı biçimlerde gösterebilen şiddet olgusu, günümüzde toplumsal ve bireysel boyutta sık sık karşımıza çıkmaktadır. Başlıca eziyet, korkutma, sindirme, yaralama, öldürme, cezalandırma, başkaldırı gibi olgularda kendini gösteren şiddet faktörünün doğuş noktası ise küçükken çocuğun aileden gördüğü davranışlardan meydana gelmekte.

Erkekliğe ilk adım; Şiddeti özendirmek! Güncel

Özel Haber: Sami ÖZER

Çocuk gelişimi hakkında bilgi sahibi olmayan birçok aile, çocuğunu büyütürken bilerek yâda bilmeyerek şiddeti özendirdiği görüntüler her geçen gün artmakta. Özellikle sünnet düğünlerinin erkekliğe atılmış ilk adım olarak görülmesi birçok aile tarafından belli başlı ritüeller kapsamında kutlanıyor. Bu ritüeller arasında hemen her sünnet düğününde şahit olduğumuz küçük yaştaki çocuğa ateşli silah patlattırılması var. Küçük yaşta buna maruz kalan birçok çocuk özellikle ilerleyen yaşlarda davranışlarıyla şiddet eylemlerine yöneliyor ve bu durum yaşamı boyunca gün geçtikçe daha çok artıyor.

EĞİTİM SİSTEMİ Mİ YOKSA AİLE Mİ?

Genellikle toplumsal kökenli sorunların dışa vurma biçimi olarak nitelendirilen şiddet, önemli bir toplumsal sorun olmanın yanı sıra… Şiddeti uygulayan veya uygulatanın da hasta olduğu birçok uzman tarafından kabul edilmiş bir gerçek. Her gün şahit olduğumuz şiddetin çocuklara özendirilmesi görüntüleri sonucunda vatandaşlarla yaptığımız görüşmeler kapsamında farklı fikirler ortaya çıktı. Birçok vatandaş, durumu birebir aileyle bağdaştırırken, bazıları da yaşananları eğitim sistemimize bağladı.

ŞİDDETİN ÖZENDİRİLMESİ EN BÜYÜK YANLIŞ

Ülkemizde birçok çocuğa ebeveynleri ya da yakın akrabaları tarafından fiziksel şiddet uygulandığı tahmin ediliyor.  Fiziksel şiddetin neden olduğu duygusal travmanın, fiziksel yaralar kadar çabuk iyileşmediği de biliniyor. Bunun yanında bir de şiddetin özendirilmesi var. Çocukları yetiştirmede en önemli görevin anne ve babaya düştüğünü belirten Ömer Yıldız, “ Daha sonra gittikleri okul ve çevreleri çocuğun kişiliğinin gelişmesinde önemli bir rol oynamaktadır.  Çocuklar küçük yaşta şiddete yönlendirileceklerine eğitime yönlendirilmeliler. Çocuklar erken yaşta anne baba tarafından bütünüyle sokaklara bırakılmamalı. Çocukların üzerine düşülmeli. Çünkü küçük yaşlarda çocuklar arayış içinde olduğundan her şekilde kötü bir yola girme olasılıkları var. Bunun için öncelikle Anne ve babalar üzerine düşen her şeyi yapmalıdır” dedi.

‘SİLAHI ERKEKLİKLE BAĞDAŞTIRIYORLAR’

Bir çocuğun küçük yaşta şiddet unsuru materyallerden uzak tutulması gerektiğini vurgulayan Saadet Buğu, “Çocukların şiddete özendirilmesi kadar yanlış bir şey yok. Büyükler düğünlerde çocuklarına silah verip patlatmasını istiyorlar. Ve bunu erkeklikle bağdaştırıyorlar. Böyle bir şey olabilir mi? Bunu bütün erkeklere sormak istiyorum. Bence olamaz” ifadelerinde bulundu.

‘BİLGİ EN BÜYÜK SİLAH’

Songül Buğu ise, “Çocuklar küçük yaşlarda kavgalı bir birey olarak yetiştirilmek isteniyor. Çünkü büyüdüğünde kendini şiddete karşı korunması isteniyor. Ama şiddetle büyüyen bu çocuk evlendiğinde eşine ve çocuklarına şiddet uygulayabileceği hiç düşünülmüyor. Çocuk ilk dönemlerinde çok yanlış yönlendiriliyor. Çocuk küçük yaşlarda daha ılımlı bir birey olarak yetiştirilebilir. Bilgi en büyük silah zaten. Bilgiyle büyümüş bir insanı yenmek imkânsız bence” açıklamalarında bulundu.

EN BÜYÜK SORUN CAHİLLİK

Çocuğu şiddete teşvik edecek şekilde yetiştirmenin büyük bir yanlış olduğunu belirten Nuriye Kurtluk, “Çocuğun silah ve bıçakla ne işi var. Onun yeri okul ve kütüphaneler olmalı. Küçük yaşta çocuğun eline silah ve bıçak gibi şeyler tutuşturulması cahillikten kaynaklanıyor. Eğitimsizlik konusunda ülkemiz neredeyse birinci sırada. Her şeyden önce eğitimsizlik düzeltilmeli” dedi.

‘PARLAMENTER SİSTEMİN 100 YILLIK EĞİTİM SİSTEMİ BUDUR’

Mustafa Polat da, “Çarşıda gezdiğimde her taraf 3-10 yaşında çocuklarla dolu. Bu çocuklar tiner ve balli gibi uyuşturucu madde kullanıyor. Öncelikle bunların önüne geçilmesi gerekiyor. Bir ülkenin sokaklarında bu çocukları bu halde görmek o ülkede neler olduğunun en büyük göstergesi. Aileler ve eğitim kurumları çocuklara yeterince sahip çıkmıyor. Her şeyden önce aileler bilinçsiz. İyi eğitim almış ve insanı duyguları olan bir aile çocuğunu nasıl 3 yaşında sokağa bırakabilir. Yada nasıl eline silah verip ateş ettirebilir? Parlamenter sistemin Türkiye’ye 100 yıldır getirdiği eğitim sistemi budur. Çocuğun eline ne silah ne bıçak verilmeli, hatta bu konuları işleyen dizi ve filmlerde izletilmemeli” ifadelerinde bulundu.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Haber Scripti: Küre Host