SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
Cem Bayındır
Cem Bayındır

MÜNEVVER ARKADAŞLAR CEMİYETİ (MAC)

MÜNEVVER ARKADAŞLAR CEMİYETİ (MAC)
Bu haber 25 Kasım 2019 - 8:29 'de eklendi.

Arkadaşımla oturmayı, faaliyetin envaı türlüsünü çok severim. Geçtiğimiz günlerde yine arkadaşlarla bir araya geldik bir masanın etrafına dizildik, üzerlerimize de bizim Baro’dan ödünç getirdiğim cübbeleri de geçirdik, o an aklımıza parlak bir fikir geldi. Bir faaliyet kulübü kurmak. Müfekkir, mütefekkir, arif, âlim, ulema, ruhşen, dırahşan, ziyadar, ruşen, münevver derken adımızı bulmuş olduk:

Münevver Arkadaşlar Kulübü…

Teklif sevinçle karşılandı. İçimizden birinin nişanlısının adıymış en çok da o garibim sevindi. Zaten isim teklifinin ondan gelmesi nişanlısına jest yapmak içinmiş, biz de pek ses çıkarmadık. Arkadaşımızın mutluluğu bizim saadetimizdir. Kısa adımızı da MAK olarak belirledik.

Eskiler münevverleri anlatırken “onları alelumum insanlardan ayıran sıfat-ı kâşife zekâlarının çokluğu veya fevkaladeliği olmadığı gibi bir insanın çok zeki, çok bilgiç veya büyük bir faal olması da münevver olmasına bir sebep teşkil etmez” derler.

Gerçekten de bizde münevveri zekiden ayıran zekânın cinsi olmayıp bir nevi gayesi ve kendisine mahsus heyecan ve ihtirasıdır.1789 Fransa ihtilâl-i kebirinden Andre Şeniye belediyenin çöp arabasıyla siyâset-gâha götürülürken:

Öleceğime yanmıyorum: Fakat bu başta söyleyecek daha çok şeyler vardı” demiş. İşte hayatından kat-ı ümit etmiş bir münevverin en samimi heyecanı! Yahu işte coşku, heyecan budur, adımızı “münevver” koymayıp da ne yapalım be birader…

Gerçi bu sözcüğü pek benimsememiş münevverlerimiz de çoktur. Mesela hemşehrimiz eski başbakan Ordinaryüs Profesör Şemsettin Günaltay için münevver için “Anadolu’yu gezmemiş, kendini beğenmiş insandır”, derken, şair-yazar Necip Fazıl Kısakürek“münevver”, “hiçbir şeyin iç yüzünü bilmez, her şeyin posasını bilir.” Diye yorumlamış, gençliğinde yolu Elazığ’dan geçmiş önemli düşünür-yazar Cemil Meriç ise; “münevver sözcüğü aslında köksüz garabet, özenti bir sözcüktür” demiştir.

Bizim amacımıza gelirsek, baş hedef münevverliğimizi, mütefekkirliğimizi çevremize duyurmak, kahramanca faaliyetlerimizle yöremizin dağlarına taşlarına adımızı yazmaktı. Bir arkadaşımız son anda “kulüp” adına itiraz etti. “Kulüp” gibi ecnebi kökenli bir sözcüğün, geçmişimizin parlak Fetih günlerine bir hakaret olduğunu, padişahların, sadrazamların ruhlarının incineceğini kulüp değil de “cemiyet” dememiz gerektiğini söyledi. Bunu anlatırken hepimizin gözleri doldu, ecdadımıza yaptığımız bu affedilmez hatayı son anda fark etmemiz ve Batının tuzağına düşmememiz bizi gururlandırdı. O zaman adımızın kısaltılması da MAK değil MAC olacaktı.

İlk icraatlarımızdan biri ecnebilerin “ulema”, “âlim” “müderris” gibi birbirinden güzel sözcüklerimizin yerine getirdikleri “profesör” sözcüğü var ya, işte o ecnebi sıfatı, o kültürümüze balta vuran unvanı kullanan âlimlerimizi bu unvanı reddetmeye davet etmek. İsimlerinin başlarına “müderris”, “hoca”, “âlim” getirelim, kültür suikastçısı ecnebileri bir kez daha yerle yeksan edelim diye düşündük. Hatta heyecana gelip, “bu değişikliği ilk yapacak profesörümüz pardon, âlimimiz benim ‘rektör’ adayım, pardon ‘baş âlim’ adayım olacaktır” diye bir de nutuk attım, arkadaşlarım da alkışlarla destek verdiler.

Bir de cemiyet marşımız olmalıydı. Rumeli’ye ait bir de türkü bulup o problemi de hallettik:

Evinizin önü çardaklı münevver
Bahçeli güllü çiçekli münevver”

Bir ara, Harput müziğinin en meşhur enstrümanı“klarnet”i, ecnebilerce sokulan düşman müzik aleti ilan etmek isteyen üyelerimiz oldu, onlara göre, kahramanca bir girişim ile “klarnet”e savaş açarak artık herkesi “gırnata” demeye davet etmeli, ileride duruma göre mücadelemizi sıkılaştırmalıydık.

Bizde bir türkü var ya “Ahçik” diye ve içerisinde bir yerde de “ben dinden dönersem el beni kınar” diye bir ibare de geçiyor, bre türkü çığıran gardaşım bu nasıl bir türkü çığırmaktır, seni kınıyorum, hatta kınamak ne kelime, bir daha duyarsam ben cemiyetimizin başkanı olarak seni reklam edeceğim vallahi, ecnebi türkülerimize sızmış bizi yok etmeye çalışıyor, hala uyanmamışız yahu…

Sinir uçlarımızla oynamayalım, Franz Joseph HaydnLudwig Van BeethovenJohhanes Brahms’ın Alla Turca tarz senfonilerini, Mozart’ın “Rondo Alla Turcasını pardon “Türk Marşı”nı  bile gırnata ile çalalım, ecnebi usulleri ile icra etmeyelim, hele valla bir daha “gırnata” değil de “klarnet”dediğini işitirsem külahları değişiriz, senin hakkında mahalli basında da değil vallahi beynelmilel basında makale yazarım.

Gelelim sadede, başta cemiyetimize gönül vermiş münevver arkadaşlara sesleniyorum: Lütfen çevrenizde jazz, rock, klasik müzik, opera, rap dinleyenleri uyaralım, klarnete gırnata diyelim, Mamoş türküsündeki Mamoş Efendi’yi kınayalım, gırnatamızı milli ve manevi hislerle üfleyelim.

Senfoni, opera, tenor, soprano gibi ecnebi sözcükleri kullananları ikaz edip, değerlerimize, sineyi millete dönmeye davet edelim, münevver arkadaşlar cemiyetimizi koruyalım, kollayalım vesselam.

İşte kulübümüzü pardon cemiyetimizi yani MAC yani Münevver Arkadaşlar Cemiyetimizi bu yüzden kurduk kıymetli okurlar…

Son olarak latifeyi bırakıp biraz da ciddiyât diyelim:

Kardeşim kültürümüz adına, müzik adına, din adına, iman adına, ahlak adına ahkâm kesiyorsunuz, gittiğiniz her yerde kültürden, değerlerden, tarihimizden, Fatih’ten, Kanuni’den, Sultan Abdülhamit’ten, Osmanlı evladı olmaktan bahisler ediyor, yazılar yazıyorsunuz.

Peki, siz ulvi şehrimize de adını veren Sultan Abdülaziz’in çok iyi derecede batı enstrümanları piyano, lavta ve ney çaldığını, hem Türk hem de Batı müziğinde ciddi besteleri olduğunu, “Invitation à la Valse”, “La Harpe Caprice”, “La Gondole Barcarolle” gibi piyano yapıtları, “Hicaz Hümayun Sirtosu“, “Şevkefza” ve “Muhayyer” şarkıları bulunduğunu duymadınız mı?

Padişah Sultan V. Murat’ın vals, quadrille, polka, galop dansı gibi türlerde birçok müzik yapıtı olduğunu, bu bestelerine ilişkin el yazması notaları ve S.Érard piyanosunu bilmiyor musunuz?

Siz, “Ulu Hakan” unvanıyla her yerde seminer, toplantı, sempozyumlar düzenlediğiniz Sultan II. Abdülhamit’in, piyano çalan, batı müziğini seven “Alaturka güzeldir; ama daima gam verir. Alafranga neşe verir.” sözünü söyleyip, tanınmış İtalyan müzisyen Donizetti’ye marş hazırlatan ve ona “Paşa” sanı verdiğini hiç işitmiş olabilir misiniz

Son halife Abdülmecit Efendi’nin müthiş piyano çaldığını da hiç duydunuz mu?

Bu yüce memlekete Harput’ta, Elazığ’da, Türkiye’mizde, güya hayırlı işler yapmak için dernekler, STK’lar kurarak şahsi emellerini gerçekleştirmek isteyen, omuzların ortasına irtikâz eden o kafalar bilsin ki münevver kafalar kendi kafaları değildir. Münevver tek bir kafa, nar-ı kudsî-yi hamiyyet ve hakikatle müştail bir kalp, böyle yüzbinlerce kafadan, yüzbinlerce kulûb-ı kasîyeden daha ziyade mühibdir, daha ziyade şâyân-ı i’timâdtır ve daha ziyade zî-hükümdür. Atî de böyle zulmet beyinlerin değil nurundur. Allah nur-ul semavât ve’l-arz….

Hürmetlerimle…

 

 

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
7 ADET YORUM YAPILDI
ÖMER ATALAR Kasım 25, 2019 / 10:44 Cevapla

“Sana birşey demiyorum. Çünkü sen bu kadarsın” Cemil Meriç

    Cem BAYINDIR Kasım 25, 2019 / 12:43 Cevapla

    Bu toplumun gereksiz didişmelerden, suni gündemlerden, iç huzursuzluktan kurtulup ivedi sulhe, huzura, hoşgörüye, güler yüze, karşılıklı saygıya sonra da bilime, akla, çalışmaya ihtiyacı var. Bilim insanlarına da çok iş düşüyor.
    Yalnız kusura bakmazsanız bir düzeltme yapayım, internetten alınan metinler sağlıklı olmaz.
    Merhum Cemil Meriç’in” Jurnal” yapıtında sitem içeren o söz tam şöyledir: “…Başlangıcı da mesut bir istikbal
    müjdelemiyordu. Sana kızmıyorum. Sen bu
    kadarsın. Bilmeliydim… ”
    Yine de menfi de aleyhime de olsa, düşünce dünyasından önemli birinin bir sözüyle bu yerginize teşekkür ederim.

    Rıza usta Kasım 25, 2019 / 22:13 Cevapla

    Hocam boşver bunlar iyi olan herşeye karşılar i.. ürür kervan yürür.

Faytoncu Kerim Kasım 25, 2019 / 16:49 Cevapla

Çakma Mim Kemal Öke ye güzel bir cevap olmuş. Tebrikler

Halit bey Kasım 25, 2019 / 21:48 Cevapla

Avkat olmuş ama adam olamamış milli ve manevi değerlere saldırarak eline ne geçti gavurun borusu hoşuna giti herhal 3 kuruşun var diye 3 kurşluk dünyayı bu kadar kaale alma Rabbim seni 3 kuruşluk eder.

Ahçikbey Kasım 25, 2019 / 22:05 Cevapla

bir profesörü alaya almak senin haddinemi avkat olmuşsun ama adam olamamışsın kimbilir ne karın ağrın var.

dişilidili Kasım 26, 2019 / 20:27 Cevapla

hocam, birazda halkın anlayacağı dilden, yani şu mahkelerde kullanılan dilden yani kısaca okuma yazma seviyesi en orta seviyedeki insanında okurken anlayacağı eski osmanlının ”kalon kantoros” kelimelerini kullanmazsanız ne kadar güzel olur.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER