SON DAKİKA

Elazığ Fırat Gazetesi
M. Hamza Ergen
M. Hamza Ergen

ŞEHİTLER GÜNÜ

ŞEHİTLER GÜNÜ
Bu haber 07 Haziran 2019 - 8:50 'de eklendi.

Ramazan bayramları her ne kadar keyifli, muhabbetli, şen ve şakrak geçmesi gereken günler ise de Balkanlar’da bu durum pek öyle değil. Bu bayram acının, gözyaşının, çığlıkların bayramı. Yarsız kalanların yaralarına tuz bastığı bayram, anaların evlatları yerine toprağı bağrına bastığı bayram.

 

1992-1995 yılları arasında yaşanan savaşın ardından, Bosna Hersek İslam Birliği tarafından Ramazan Bayramının 2. günü “Şehitler Günü” olarak ilan edildi. Her bayram olduğu gibi bu bayram da binlerce insan, benim de daha önce iki yıl ikamet ettiğim ve anma törenlerine katıldığım ayrıca Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç’in de mezarının bulunduğu Saraybosna kentinin Kovaçi Şehitliğinde buluştu.

 

Yugoslavya Sosyalist Federal Devletinin lağv edilişi olarak anılan ve 1 Mart 1992’de başlayıp 14 Aralık 1995 Dayton Antlaşmasına kadar süren Sırbistan/Bosna-Hersek Savaşında resmî kayıtlara göre 100.000 civarı, gayri resmi kayıtlara göre bunun yaklaşık iki katı insan yaşamını yitirdi. Yine 2 milyon insan da ülkesini, şehrini, mahallesini, evini terketmek zorunda kaldı. Aradan geçen bu kadar zamana rağmen hala çetnik kuvvetlerin kazdığı toplu mezarlar bulunmakta ve kayıp olan kemikler çıkarılarak ailelerine teslim edilmektedir.

 

Bosna savaşının çıkış nedeni üzerinde şöyle bir durduğumuz zaman dönemin Sırp hükümetinin, tekrar birlikte Yugoslavya’dan ziyade Müslüman Boşnakların olmadığı bir Büyük Sırbistan hayali görüyoruz. Yıllarca Osmanlı Devletine bağlı kalmış, Bogomil İnancının tesiriyle de buluştukları ilk anda İslamı kabul etmiş Boşnak halka karşı yozlaştıkları ve Türkleştiklerini öne sürerek etnik bir temizlik girişiminde bulunmuşlardır. Avrupa’nın Kudüs’ü olarak bildiğimiz Bosna’nın yıllarca kadim devletimize hizmet etmiş, onlarca sadrazam ve vezir-i azam çıkarmış olması tabii ki bizi iki kardeş ülke haline getirmek için azımsanamayacak kadar çok envanter barındırıyor.

 

Bütün bu bilgiler ışığında son yüzyılın Avrupa’da yaşanmış, en büyük etnik ve dini savaşlarından biri olarak Bosna’yı iyi analiz etmek gerektiğine inanıyorum. Birleşmiş Milletlerin, NATO’nun ve bütün bir dünya aleminin kayıtsız kaldığı, üç yıl boyunca üzerini karanlıkla örttüğün ve asla bu kıyıma engel olma girişiminde bulunmadığını yine dönemin Srebrenitsa Katliamı olarak bildiğimiz Srebrenitsa bölgesinde bütün silah ve mühimmatları toplayarak silahsız bölge ilan edilmesinden sonra yaşanan o elim olayı hiç unutmamak gerekiyor.

 

Bu şehitliğin üzerinde yazan 8.372 sayısı bize bir çok şey anlatmalıdır. Hatırlatmalıdır. Kuvvetlendirmelidir de bizi. Yeniden düşünmek için, yeniden dirilmek için, yeniden aksiyon haritası oluşturabilmek için bu sayıyı unutmamak gerekiyor.

 

Bu savaşın bir etnik savaş olduğuna inanmamak elde değil. Zaten Sırpların katlettikleri ya da katletmek istedikleri Boşnaklara ‘’Türk Domuzu’’ dediğini daha önce konuşmak ve görüşmek nasip olan bir çok Boşnak arkadaşımdan dinledim. Burada ki bu ithaf tamamen tarihi temelli ve isyan odaklıdır. O gün yaşanılan olaylar her ne kadar iki ülke arasında geçen bir savaş olarak görünüyor olsa da buna inanmak için tek bir madde bile koyamazsınız insanın karşısına. O gün yaşanan savaş inkar etseler de ‘’Haç-Hilal’’ savaşından başka bir şey değildir.

 

Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç’in Sırp Kasabı Radon Karaciç’in ‘’Müslüman halk kendini koruyamayacaktır’’ tehdidine karşılık ‘’ Onlar bizi yok etmekle tehdit ediyorlar, fakat Müslümanlar yok olmayacaklardır’’ nüktesini hatırlatarak yazıma son veriyorum. Bu vesileyle hem ülkemizdeki şehitlerimize hem de Bosna Savaşında şehit olan kardeşlerimize Allah’tan rahmet, hala gözü yaşlı analarımıza sabr-ı cemiller diliyorum. Unutmayınız: Müslümanlar yok olmayacaktır!

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER